Bir Çağ Yangını bir "kehanet romanı" gibi Türkiye'yi saran yangını anlattığında 1981 Abdi İpekçi Ödülü'nü almıştı. Bir öncü anlatım örneği olarak Bir Çağ Yangını edebiyatımızda seçkin yerini her zaman koruyacak romanlar arasında. "Yoksa kim girişecek acıların sayımına? Buna hakkı olanlar kimler? Evdeki -dil varmıyor böyle demeye- üç kişi, Nisa, Ömer ve baba -yine yok- birbirlerinden gizli bu soruyu sormuyorlar mı? Ömer'in arkadaşı ya? Öldürülenin tutanağına kim başlayacak? Nedenini kim anlatacak? Ölüleri kullanmadan kim yapacak bunu? Kim hepsini kucaklayacak? Kim söyleyecek hepsinin kanında yüzdüğümüzü? Dünyada onlarla ilgisi olmayan hiçbir şey kalmadığını kim söyleyecek?"
Askeri okullardaki orta ve lise yıllarından sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Yükseköğrenimi sürdürmedi. Yazı yaşamı, dönemin önemli dergilerinden Yeni Ufuklar’da başladı (1968). İlk kitabı Gidenler Dönmeyenler ile Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü (1977), Bir Çağ Yangını romanı ile Abdi İpekçi Ödülü’nü (1981), Bir Yer Göstericinin Hayatı ile Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü (1990) kazandı. 1976 sonrasında şiire özel bir ağırlık verdi. İnsan Aşklarının Külüdür ile Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü (1994), Istıraplar Ansiklopedisi ile de Cemal Süreya Ödülü’nü aldı (1995). On yılı aşan bir çalışmanın ürünü olan Büyük Argo Sözlüğü (1990) gerek Türkiye’de, gerek yurtdışı Türkoloji çevrelerinde yoğun ilgi gördü. 1998 öyküye dönüş yılı oldu (Güz Her Şeyi Bilir). Hulki aktunç 2009 yılında YKY tarafindan basılan Sönmemiş Dizeler kitabıyla da iki büyük şiir ödülünün, Behçet Necatigil ve Metin Altıok ödüllerinin sahibi olmuştur. Aktunç, kendisine özgü bir üslup geliştirdiği öykülerinde ve romanlarında, bir yandan ülkemiz düzyazı/anlatı geleneklerini günümüze doğru değerlendirirken, bir yandan da öncü anlatım denemelerine girişir. Aktunç’un şiiri de bugünün insanında aradığı ‘kendiliğinden-şiirsel-bakış’ın araştırılması ve saptanmasının peşindedir; şiirimizin henüz tükenmemiş olanaklarını sınaya sınaya gelişir ve yeni bir ‘şiirsel blok’ yaratmaya yönelir. Denemeleri (Erotologya?, 2000), içinde bulunduğumuz coğrafyanın kendisine özgü erotizmini çözümlemeye çalışan ilk yapıt sayılır. İki öyküsü, filme dönüştürülmüştür: “Aşka Kimse Yok” (yönetmen Osman Sınav), “Bir Yer Göstericinin Hayatı” (yönetmen Tülay Eratalay). İrlanda'da gerçekleştirilen şiir çeviri seminerleri doğrultusunda bazı şiirleri İngilizceye çevirilmiş ve Twelfth Song başlığıyla yayınlanmıştır (1998). Uzun bir süredir kanser tedavisi gören Hulki Aktunç, 29 Haziran 2011'de hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Büyük Argo Sözlüğü'nü okuduğum ve çok beğendiğim Hulki Aktunç'un yazarlığını da merak ederek okudum ama yanlış kitaptan mı başladım yoksa kitap mı yanlıştı anlayamadım. Baştan sona kopuk bir yazı okuyormuş gibi hissettim, diyaloglar bile birbirinden ayrık duruyordu sanki.
yapılmak istenini anlasam da pek olmamış bu kitap. Nisa, Nuh, Ömer ve babası etrafında dönüyor olay. Nuh'un geçmişinde yaşadığı olayları açıkça anlatmamak için parça parça bilgi veriyor. Anlatıcının kim olduğunu anlayamadım. Kitabın geneli şöyle: Durdu. Bakışları kavladı. Yere Yattı. Çay getirdiler. Ilık bir sessizlik sokağı kirletti...
Yükte hafif; pahada ağır bir Hulki Aktunç romanıdır. işbu romanda buhranlı ve çekirdekten daha ufak bir ailenin durumu, zaman zaman, yaşadıkları evin eşik cininin gözünden anlatılır. Müthiş bir dili vardır ve kitabı elinizden bırakmak istemezsiniz.