Yeşil ve Gölge’nin macerası tüm hızıyla devam ediyor.
Yeşil, uyandığında serumun etkisiyle son bir yılla ilgili hiçbir şeyi, hiç kimseyi hatırlayamaz. Erich, Yeşil’in bu durumunu yakın çevresindekilere söylediği için, herkes anlayışla yaklaşır kendisine. Bundan en çok Emily ve Drew etkilenir doğal olarak. Ama hatırlayamamak belki de bazı durumlarda daha iyidir. Özellikle de Ötanazi Okulu gibi bir yerdeyseniz!! Siz ne dersiniz?
Drew’la karşılaşıp ondan oldukça korkan ve köşe bucak kaçan Yeşil, tatsız bir olay sonucu tüm unuttuklarını hatırlar. Bu noktadan sonra da sürpriz olaylar, aileler, FBI, iş fırsatları derken aksiyon eksik olmaz hayatlarından. Yeşil ve Drew ilişkisi ise bir dargın bir barışık, zikzaklar çizerek devam eder kitap boyunca. Green ve Marshall aileleri, Ötanazi Okulu ve Yeşil’in kalbi ile ilgili pek çok şey öğrenir okuyucu öykünün devamında.
Kendi adıma, en çok merak ettiğim kısım ise, kalp naklinin kahramanlarımızı nasıl etkileyeceğiydi. Cevabını bu kitapta okuyabildim mi? Kim bilir???
Konu olarak ilgi çekici, sade ve akıcı bir dille yazılmış bir kitap Ötanazi Okulu 3. Olay örgüsünü, Emily- Marcus-Deborah ve Drew- Yeşil ilişkisini okurken çok eğleniyorum. Zaman zaman dramatik, kimi zaman komik, bolca romantik, kimi zaman da korkutucu olaylar okuyoruz kitapta. Monotonluk yok yani içerisinde. Marcus’un komik tavırlarını; çoğunlukla acımasızlığıyla çevresinde terör estirirken, Yeşil’in yanındaki pamuk şekeri halleriyle Drew’un olduğu sahneleri okumayı da seviyorum. Drew ve Yeşil ilişkisinin sonunu nasıl bağlayacak yazar merak ediyorum. Ama bu kitap serinin son kitabı değil maalesef.
Aslında bana fazla genç kurgu gibi gelse de, hafif bir fantastik ve az da olsa şiddet içeren sahneleri olan hoş bir kitaptı. Serinin dördüncüsünü de okurum büyük ihtimalle. Sizler de benim gibi genç kurgu kitapları seviyorsanız beğenerek okuyacağınızı düşünüyor, bol okumalı günler diliyorum.
Kitaplarla kalın.