Jump to ratings and reviews
Rate this book

Dönüyordu: Bektaşilikte Zaman Kavrayışı

Rate this book
Genelde bilim ve felsefenin problematiği gibi anlaşılan zaman, yakından bakıldığında belki de en çok dinleri ilgilendirir.

Çünkü kendisini zamandışı (ezelî ve ebedî, başlangıçsız ve sonsuz) sayan bütün dinler, olgusal olarak tek tek ele alındığında tarihseldir. Bir başka deyişle, ister kitaplı üç din, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, ister onlardan önce var olup birlikte yaşamını sürdüren diğer dinler, Hinduizm, Budizm, Taoizm vd., belli bir toplumsal yapının bir anından itibaren ortaya çıkar ve adım adım şekillenir. Bu tarihsel oluş özelliği, dinlerin kendisini tanımladığı zamandışılıkla çelişir. Tarihsel olan, bir gün ortadan kalkabilir, çünkü bir başkasıyla yer değiştirebilir. Öyleyse her din, kendisini bu açmazdan kurtarmak üzere zamanı yeniden tanımlamak zorundadır. Bu durum, özellikle vahiy yoluyla gelen, kendi sistematiğini kurup mutlak doğru adına dünyayı düzene sokmaya girişen kitaplı dinlerin ortodoks yorumları için kaçınılmazdır. Bir tutum olarak ortodoksinin zamanı sahiplenmesi ise ister istemez "öteki"ni dışarda bırakır. Burada kastedilen "öteki", dindışı veya din karşıtı herhangi bir (ideolojik) duruş olabileceği gibi, o dinin heterodoks biçimlerini de içerebilir.

Reha Çamuroğlu, "Dönüyordu" adlı kitabında bu çetrefil sorunu, zamanın ortodoks-heterodoks kavranış biçimlerini karşılaştırarak çözümlemeye çalışır. Yazarın çabası bu kadarla sınırlı kalmaz. Özellikle ortodoks İslam’ı ideolojiye dönüştürerek radikalleşen akımların (fundamentalizm), zamanı tanımlama ekseninde, din karşıtı ideolojilerle (sosyalizm, komünizm) örtüşen yanlarını da sergiler. Kitabın sonuç hükmü ise Bektaşîliğin, Anadolu’da yüzyıllardır çeşitli baskı evrelerinden geçtiği halde, yayıldığı bütün alanlarda varlığını koruyabilmesinin, zamanı kavrayışından kaynaklandığı yolundadır.

Reha Çamuroğlu "Dönüyordu"da, başta üç dinin temel kitapları (Tevrat, İncil ve Kuran) olmak üzere, diğer dinlerin kaynakları ile din/inanç ve düşünce tarihi üzerine incelemelerden yararlanmış. Kitaptaki, Bektaşîliğin zamanı kavrayışına ilişkin değerlendirmeler ise kayda geçmiş (yayımlanmış) Bektaşî nefesleri kadar, tarikatın sözel olarak aktarılan bilgilerine de dayanıyor.
Reha Çamuroğlu, "Tarih, Heterodoksi ve Babaîler"de, dinin ortodoks yorumuyla oluşan dünyevî modelin, toplumların tarihinde nasıl bir tahakküm aracına dönüştüğünü göstermişti. Bektaşîliğin zamanı kavrayışının sergilendiği "Dönüyordu"da ise, ortodoksinin yeniden tanımladığı zamanı sahiplenmesini ve kendini anlamlandırma çabasını çözümlüyor.

Çamuroğlu’na göre, söz dinleri, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, zamanı çizgisel doğrultuda kavrayarak, tarihsel zamandan farklı bir kutsal zaman anlayışıyla, geçmiş-bugün-gelecek eksenine oturur. İçine doğduğu toplumun bugününden başlayarak dünü yeniden kurar, dolayısıyla yarını da belirleme çabasına girişince kendini mutlaklaştırır, ortodokslaşır ve geliştirdiği modelle, kaçınılmaz olarak bir tahakküm aracına dönüşür.

Toplumsal düzeyde "kaos" olarak nitelenen durumdan, kentlere ve uygarlığa geçilir. Bu geçişin epistemolojik karşılığında ise ben ve öteki kavramları ortaya çıkar. Mutlak olan ben, farklı olanı da belirleme çabasına girerek yarattığı bu gerilimi sürekli kılar ve tahakkümünü yeniden üretir. Dolayısıyla, her ne kadar zaman zaman aksi dile getirilse de, her üç dinin şeriatı (doğru yol, Tanrı buyruğu), başka geleneklerin değerlerine kendini kapatır; zamanın hâkimi olmak istediğinden, "öteki"ne hayat hakkı tanımaz.

Genel anlamda heterodoksinin zaman anlayışı ise döngüseldir. Çizgisel olarak bütün zamana yayılan, bu yüzden de dünyevî olan zamanla ilgilenmez. Kutsal zaman ile dünyevî zaman arasında bir noktada, bugünü esas alır. Heterodokside dün yoktur; her şey bugün içinde olup biter. Dolayısıyla yarın da bir anlam taşımaz. Tanrı inancı ise ortodoksların başvurduğu dolayımı (Tanrı’nın ayetler aracılığıyla öğrenilmesini) dışlar.

Heterodoks inanç sahipleri Tanrı’nın doğrudan, içte, kendinde, kendini bilmeyle algılanabilirliğini savunur. Bunun için bir araca, dile, dillere gerek yoktur. Bu yüzden de her üç dinin heterodoksileri, kendilerini tarihsel zamana bağlayan verili dil yerine, evrensel, insan için öncesiz ve sonrasız olduğuna inanılan iletişim kalıpları üzerine yoğunlaşmıştır. Matematik, resim, dans ve notaların evrenselliği vurgulanmış, etimolojik yapılarından soyutlanan harfler, bu amaç için kullanılan başlıca araçlar haline getirilmiştir.

Dinin bireyin özüyle ilgili olduğunu kabul eden heterodoksilerin bir diğer ayırıcı özelliği, bu noktada ortaya çıkar. Birbirleriyle sürekli çatışan ortodoksilerin aksine farklı dinlerin heterodoksileri, birbirlerine dil, kültür ve tarih dayatmasından uzak durduklarından, hemen hemen her zaman sıcak ve dostane ilişkiler içinde yaşarlar.

Bektaşîliğin "zaman konusunda oldukça özel, karmaşıklık kazanmış bir dizi kilit düşünce ve kavrama sahip olduğunu" belirten Reha Çamuroğlu, "Dönüyordu"da bu inanç ve düşünce sistematiğinin yarattığı farklı anlam k...

104 pages, Paperback

First published January 1, 1993

2 people are currently reading
161 people want to read

About the author

Reha Çamuroğlu

17 books17 followers
Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Büyük Larousse ve Ana Britannica ansiklopedilerinde tarih yazarlığı ve redaktörlük, Cem ve Nefes dergilerinin ise yazı işleri müdürlüklerini yaptı. Almanya'da bir dizi üniversitede konuk olarak ders ve konferanslar verdi. 12 telif ve 2 tercüme eseri yayımlandı. TYB tarafından "2001'in En İyi Romanı Ödülü"ne layık görüldü. Aynı yıl "Hacı Bektaş Barış ve Dostluk Ödülü"nü aldı. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
8 (21%)
4 stars
13 (34%)
3 stars
12 (31%)
2 stars
4 (10%)
1 star
1 (2%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Orhun.
157 reviews11 followers
December 27, 2017
Zamanın çizgisel ilerlediği düşünülegeldiyse de, fiziğin de üzerinde çalıştığı üzere aslında zaman bundan çok daha fazlası. İlginç ki yüzlerce yıldır zaman zaten bu bazı çevrelerce biliniyormuş. Bu kitapta sadece Bektaşilikteki zaman algısını değil, Mısır kültüründen kızılderililere kadar geniş bir spektrumdaki zaman algısı inceleniyor. Ancak Reha Çamuroğlu'nun da dediği gibi, insan kabı kadarın alabiliyor. Ortalama bir okuyucu için bilgide ağır olmasına karşın kısa ve öz anlatımıyla çok zorlanmadan okunabiliyor.
"ene ente ente ene"
Profile Image for Boran.
192 reviews2 followers
January 21, 2021
Keyifle okuduğum bir araştırma yazısıydı. (Yazarın politik geçmişini veya duruşunu takdir etmiyorum.)

“Ben ne Hıristiyanım, ne Musevî, Farisî ne de Müslüman; ne Doğu’danım ne de Batı’dan, ikiliği bir kenara koydum, iki âlemin bir olduğunu gördüm.” - Mevlânâ Celâleddin Rûmî
Profile Image for Tuncer Şengöz.
Author 6 books272 followers
October 3, 2021
Kısa, ancak dopdolu bir kitap. Kitapta ileri sürülen fikirlerin bir kısmını paylaşmakla beraber, bir kısmı ile hemfikir değilim; muhtemelen bu kitabın potansiyel okuyucuları da değildir (ve olmayacaktır). Ancak üzerine düşünmeye değer; düşüneceğim.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.