Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı

Rate this book
Türk edebiyatının kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, günlük yaşamı dile getirirken mizah ögesini her zaman ön plana çıkartmıştır. Bu kitapta yer alan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç ve Melek Sanmıştım Şeytanı adlı yapıtları genç okurlarımız için özenle sadeleştirilmiştir.

Dünyaya çarpması beklenen Halley kuyrukluyıldızı bu felakete yol açmaz ama İstanbul insanının hayatında epey bir çalkantıya yol açar. Melek Sanmıştım Şeytanı adlı öykü derlemesinde ise yine döneminin İstanbul halkının mahalle aralarında yaşadıkları, evlerin içinde olup bitenler büyük bir canlılıkla çizilir.

232 pages, Paperback

First published January 1, 1912

19 people are currently reading
407 people want to read

About the author

Hüseyin Rahmi Gürpınar

120 books200 followers
Hüseyin Rahmi Gürpınar was a Turkish writer and politician.

Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.

Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.



Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
135 (22%)
4 stars
248 (41%)
3 stars
164 (27%)
2 stars
35 (5%)
1 star
10 (1%)
Displaying 1 - 29 of 29 reviews
Profile Image for Burak Göral.
Author 8 books51 followers
August 15, 2015
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın klasik eserleri rahat okunabilir versiyonlarıyla İnkılap tarafından tekrar basıldı. Gürpınar’ın en iyi eserlerinden biri olan “Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç” zamanının çok önünde bir romantik-komedi aynı zamanda. Gürpınar 1910’un İstanbul’unda bir kuyrukluyıldızın dünyaya çarpacağı söylentileri içinde meraklı iki gencin mektuplaşması üzerinden öyle güzel bir hikaye kuruyor ki, hayran kalmamak elde değil. Gürpınar okuyucuyu hem eğlendiriyor, hem bilgilendiriyor hem de daha o zamanlardan cahilliğe, geleneksel toplum ahlakına getirdiği eleştirilerle düşündürüyor.
Profile Image for Esin Ipek S.
12 reviews
September 15, 2022
O dönemi güzel yansıtmış, toplumu anlamak için okuyabilirsiniz. Bir incel ve i am not like other girls'ün aşkı
Profile Image for Papatya ŞENOL.
Author 1 book70 followers
December 4, 2015
1910 yılında dünyaya çarpacağı düşünülen kuyruklu yıldızı beklerken İstanbul'da halkın cehaletinden bıkkın, reddedildiği için kadınlara düşman bir adamın aldığı isimsiz bir mektupla düştüğü aşkı anlatan bir kitap. 20. yy başlarından insan portreleri, çoğu kadın. hiciv dolu, eşitsizlik ve bilgisizliğe göndermeleriyle zaman zaman didaktik yapıya düşse de çoğunlukla gülümseten bir klasik roman. ve romanın kendisi kadar etkili önsöz ve sonsöz. "gulyabani"yi sevdiyseniz "kuyruklu yıldız altında bir izdivaç"ı da seversiniz.
4 reviews14 followers
March 3, 2014
Benim gibi dönem insanının günlük yaşamını merak edenlerin faydalanacakları bir kitap.
Profile Image for Yosum.
249 reviews6 followers
April 29, 2022
Kuyruklu YIldız Altında Bir İzdivaç, Hüseyin Rahmi'nin en önemli eserlerinden biri. Bu kadar geç okumuş olmam büyük ayıp. Yazar iyi bir gözlemci. Yaşadığı çağdaki insanları, olayları mizahi bir dille hicvetmiş. Kitapta ayrıca Melek sanmıştım Şeytanı adlı uzun bir öykü ve 6 kısa öykü var. Everest Yayınları basmış. Bu kadar özensiz basılmış bir kitaba rastlamak, hele de gelişmiş dijital ortam düşünülürse, çok zordur diye düşünüyorum. Editörler, düzeltmenler ne iş yapıyor diye merak ettim okurken.
Profile Image for Rabia.
290 reviews
November 8, 2023
adının hakkını layıkıyla veren, okuması rahat ve akıcı bir kitaptı fakat tek sıkıntısı aşırı romantik kısımlarda çok bayması oldu ama eski bir kitap olduğu için eski dille birkaç romantik kısmı es geçersek yazarımız 1910'lu yıllarda müthiş bir hayal gücüyle yazmış... öyle ki bilginin kısıtlı olduğu bir dönemde Halley Kuyruklu Yıldızı'nın dünyaya çarpacağı söylentisi üzerine bilimsel bilgilerle harmanlanarak yazılmış ve tekrar ediyorum kitabın adının kitapla bu kadar özdeşleştiği tek kitap olabilir çünkü beklentim gerçekten kuyrukluyıldız altında bir izdivaç değildi ama 180 sayfa özeti gerçekten Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç! :)
Profile Image for Selda Ceylan.
83 reviews
April 17, 2018
Ah efendim insanların hakikatleri kabuldeki inatlarını bilirsiniz.
*
Kaderine razı olanın gemisi batmaz.
*
İnsan bir konu üzerinde derinlere daldıkça o konu zihindeki eski berraklığını da kaybeder.
*
Niçin böyle, faydalı, ciddi makalelerin alıcısı yoktu? Sağlam ve bilimsel hiçbir temele dayanmayan, hemen her gün, fikir ve üslup bakımından aynı basit ve sıradan biçimde tekrarlanan yazıları kötü bir alışkanlıkla okuyorlar, bu basit ve sıradan yazıların okuyucuları ilk bakışta anlaşılmayan bir tamlamaya, yabancı gelen bir söyleyişe, anlaşılması için zihinsel çaba gerektiren cümlelere rastlamaktan adeta korkuyorlar. Zihin de kullanılmayan başka bir organ gibi zayıf düşeceğini bilmeyerek bilgilerini artıracak, zihinlerini kuvvetlendirecek ciddi biçimde okumaya üşeniyorlar…
*
Kuvveti olan haklı oluyor. O derecedeki acizlere, zayıflara hakkı en kuvvetli olan kimse o dağıtıyor. Kuvvetlinin fikri hak oluyor. Zayıf biri kuvvetlinin fikrine hak olarak kabul etmek zorunda bulundukça hürriyet ve adalet sağlanmış olamaz. O kuvveti imkan derecesinde herkese dağıtmak yolunu bulmalıdır…
*
Kendilerinin dışında kalamadığı bir tehlikede başkalarını korkutmaya uğraşmak bir tür aptallık değil mi?
*
Fakat ne olursa olsun yalan değildi. Yalan olmayan şey hakikat değil midir? İnsan topluluğu içinde itiraf edilir taraf çoktur. İnsanların aklı henüz her gerçeği kabullenecek derecede gelişmemiştir. Lakin gerçeği görenler, kendi zararlarına bile olsa onu yapmaktan çekinmeyerek işlerini geliştirmeye uğraşmaktan geri kalmamalıdırlar. İtirafı zor olan hakikatlerin saklanması da daha zordur…
*
Herkes anladı ki meğerse insanların iyiliği ve mutluluğu böyle tam bir hürriyet ve eşitlikte imiş. İnsanlar neden şimdiye kadar bu büyük gerçeği anlamamış da varlıklarını birbirine karşı kötülükte, savaşta, kan dökmekte görmek gibi yanlış bir yola gitmişler? Medeniyetin, gelişme düşüncesinin amacı birbirini öldürmeye uğraşmak mıdır, yoksa kardeşliğin kurumasına çare aramak mı? Neden insan öldürmek tekniğinde en usta olan, savaş aletlerini en iyi yapan milletler en medeni, en ileri sayılıyorlar? Şimdiki milletlerin hiçbirisi meğerse medeni sıfatına layık değilmiş… Düşünülürse kan dökmek bakımından bugünkü ileri insanların mağaralarda, taş kovuklarında, adete inlerde yaşayıp da üzerlerine saldırdıkları avlarını tırnaklarıyla, dişleriyle paralayarak yiyen vahşi atalarından çok farkları yok…
*
Hanımefendi!
Atı alan Üsküdar’ı geçti. İleri sürdüğünüz her türlü şiddetli yasaklarınıza rağmen ben sizi sevdim. Seviyorum… Hayatım boyunca seveceğim. Bu oldu bitti. Gönlüm sizi bir kere bütün maddi ve manevi güzelliklerinizle şairliğin en yüce mertebesine çıkardı. Kalbimin tahtına oturttuğum büyüleyici meleği oldunuz. Artık oradan sizi hiçbir şey… Hiçbir kuvvet indiremez…
Size karşı gönlümde parlayan sevdayı dondurmak, söndürmek için çirkin bir kız olduğunuzu söylüyorsunuz… Ben sizi görüp de güzelliğinize tutulmadım ki… Sizi görmeden manevi cazibenize tutularak sevdim. Fiziksel özelliklerinizin artık önemi kalmadı… Karakterinizi beğendim. Yüzünüz her ne olsa kabulümdür. Siz bana fiziksel olarak değil, ruhen göründünüz. İnleyen ruhunuzdaki yaraları okudum, gördüm. Aynı hastalığa yakalandığımızı anladım. Niçin ruhlarımızı bu ikizliğinden faydalanıp da fiziksel olarak da birleşmeye atılmayalım?
Hanımefendi dünyada mutluluk denilen şeyin manası tamamıyla kuruntudan ibaret bir boş söz değilse işte onun en aşikar yüzü, böyle birbiriyle kaynaşabilen ruhların birleşmesinden oluşan haldir. Dünyada felaketlerin çokluğuna oranla, mutluluğun pek az olduğunu görüyoruz. Bize yönelen bu mutluluğu kaçırmayalım. Bu fırsat her zaman ele geçmez…
İnsanların çoğu zaman mutluluktan yoksun kalmaları, onun hangi tabiat kanunu üzerine kurulduğunu bilmemelerinden ileri gelir. Elden geldiği kadar felaketten kendini korumak saadeti tarif eden en güzel yorum sayılabilir. Aslında mutluluk o kadar büyük ve o kadar küçük bir şeydir ki buna sahip olan bazı kimseler bunun kendilerinde varlığından haberdar bile değildirler. Onu özelliklerine zıt şekillerde tasarlayıp arayarak bozup dururlar.

Siz o kadar yaman bir eleştirmensiniz ki, şu satırlarda her kelimemle ayrı ayrı alay edecek kim bilir ne kadar potlar, çelişmeler bulup çıkarırsınız. Siz kendiniz, ‘Ben çirkin bir kızım,’ diye feryat edip dururken benim hala ‘şu kağıt güzel parmaklarınıza dokunmadan önce’ türünden cümlelerle bilmezlikten gelişime kim bilir ne kadar tutulursunuz. Rica ederim insaf buyurunuz efendim. Mademki sizi görmeden sevdim, çirkinlik konusundaki açıklamanız da beni bu sevdadan vazgeçiremedi. Bu ‘sevdim’ sözüne ne kadar gücenirseniz güceniniz, artık bu kabahati bir kere işledim. Bu oldu, bitti. Yüzünüzü değilse bile elinizi olsun güzel olarak hayal etmekte bini mazur görün. Şairce yaratılışımı da bu kadarcık olsun bir yetkiden alıkoymayınız.
İrfan Galip

*
Aşk denilen şey meğer ne şiddetli bir ruh fırtınasıymış! Görmeden sevilen bir güzelin sevgisi böyle aklı çileden çıkaracak dereceyi bulursa karşılıklı ateş alanların hali acaba ne derece yakıcı olacak? Sevilen bir hayal insanı bu hale getiriyor, bir gerçeğin ateşine yürek nasıl dayanacak?
*
Hayalin tadı gerçeğe dönmesinde değil, o ilk şeklini korumasındaymış.
Profile Image for Kıvanç Güven.
66 reviews4 followers
February 9, 2022
112 yıl önce de çok farklı bir kafa yapısına sahip olmadığımızı gösteren, yaşını pek belli etmeyen nadide bir Hüseyin Rahmi eseri.

Daha önce hiç Hüseyin Rahmi okumamıştım, fakat İş Bankası'nın Türk Edebiyatı Klasiklerine başlama kararımdan sonra seriden okuduğum ilk yazar o oldu. Öncelikle, günümüz Türkçe'sine uygunluğu gayet başarılı kotarılmış, rahat anlaşılan ve keyifli bir eser olduğunu belirteyim.

Konu spoiler içermeden kısaca şu: Dünyaya Halley Kuyrukluyıldızı büyük bir süratle yaklaşmaktadır. Hurafeci tayfa yine her zamanki gibi, "Abooaav öleceğiz, tü tü kıyamet geldi, İsrafil suru üfleyecek," diye gezmekte. İrfan Bey ise, ilime inanan kültürlü bir beyefendi olarak insanları bilgilendirmeye, özellikle ev hanımlarını bu konuda bilinçlendirmeye çalışmakta. Fakat bir gün aldığı bir mektupla, bu hanımlardan birine gönlünü kaptırıyor ve olaylar gelişiyor.

Şimdi, bu kitabı cumhuriyetin ilk yıllarında okusam muhtemelen kitaba bayılırdım. Zira çok çok yenilikçi. İçerisinde muhteşem fikirler var. Günümüzde feminizmi savunduğunu iddia eden birçok insandan (kadınlar dahil) kat kat daha iyi bir cinsiyet eşitsizliği analizi yapıyor ve çeşitli tahlillerde bulunuyor. Hüseyin Rahmi'nin, erkeklerde empati duygusunu harekete geçirmeye çalıştığı ve kadınlarda da bir farkındalık yaratma çabası bariz. Osmanlı'ya ve İstanbul ahalisine yapılan çeşitli eleştiriler de bu minvalde ilerliyor.

Aynı şekilde, olası kıyamet senaryoları da bir harika. Rüya adı altında anlatılsa da, değme Hollywood filmlerine taş çıkartacak senaryolar mevcut. Ki eminim yazıldığı yıllarda bunu okusam dehşet içinde kalırdım. Fakat dediğim gibi, o kadar çok kıyamet senaryosuyla içli dışlı olduk ki, yeni bir şey bulamıyoruz içerisinde.

Eserimiz yüz yılı devirmiş bir eser. İşte eserin yaşı tam olarak bu durumlarda ortaya çıkıyor. Günümüz koşullarında yeni bir şey öne süremiyor, fakat mevcut durumu çok iyi anlatıyor. Okurken o günün problemleriyle, yüz on yıl sonrasının problemlerinin çok da farklılık göstermediğini ürkerek fark ediyor okuyucu.

Tüm bunların yanında, Hüseyin Rahmi'nin akıcı üslubu ve yayınevinin başarılı güncel Türkçe uyarlaması da parıl parıl parlıyor.

Özetle, Osmanlı'nın son dönemlerindeki insan profiline ve gündelik hayattaki tartışmalara göz atmak isteyen, toplumun çeşitli problemlerini günümüzle karşılaştırmak isteyen herkese, dönemine göre oldukça yenilikçi olan bu romanı şiddetle öneriyorum. Fakat yeni bir şeyler olsun, daha önce hiç okumadığım fikirler, aklımdan hiç geçmeyen düşünceler ve senaryolar göreyim diyenler bu kitapta aradığını bulamayabilir.

Herkese iyi okumalar. :)
Profile Image for Melih Susyal.
11 reviews
August 11, 2014
Hüseyin Rahmi dönemin Osmanlı'da yaşayan insanlarını oldukça sade bir dille anlatmış günlük yaşamdan izler taşıyan satırlar var arasında
Profile Image for selen.
242 reviews6 followers
May 22, 2016
4/5

Rahatça okunabilir bir kitaptı. Hele sondaki hikayeler olmasa sadece Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç'a bile 5 puan rahat verilirdi.
22 reviews
December 29, 2025
1900’lerin başında dünyaya bir kuyruklu yıldızın çarpacağını ve her yerin alt üst olacağını duysanız ne yapardınız?
Hüseyin Rahmi, Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi alıp İstanbul’da yayılan bir panik hikayesine dönüştürmüş. Bunu yazarken de batıl inançları, cehaleti, bilimi ve bilimsizliği, toplumsal ikiyüzlülüğü ve evlilik kurumunun eleştirisini mizahla yoğurup akıcı ve eğlenceli bir şekilde okuyucuya sunmuş. Hatta okurken öyle anlar var ki bu hurafeler sanki 1900’lerin başında değil, şu anda, dışarı çıkıp mahallede, pazarda, kahvede, bazen okullarda karşımıza çıkan insanlar kendi aralarında konuşuyormuş gibi hissediyorum.
Kitapta kuyruklu yıldız felaketinin dayandırıldığı hurafeler, kıyamet söylemleri, kıyamet korkuları bir yana, bir de mahallenin kültürlü ilim irfan bilen erkeği İrfan Galip’in mahallesindeki insanların cehaletine kızdığını görüyoruz. Hatta yazar diyor ki "Beynin de kullanılmayan diğer bir uzuv gibi zayıf düşeceğini bilmeyerek bilgilerini artıracak, zihinlerini takviye edecek ciddilikle okumaya üşeniyorlar."

İrfan Galip cehaletten dolayı evlenilecek bir kız bile bulamadığını söylüyor, ama sonradan çokça bilgili ve kültürlü bir hanımla tanışıyor ve biz de Halley İstanbul’a yakın bir yerden geçerken ikisinin “izdivacını” okuyoruz.

@isbankasikulturyayinlari Türk Edebiyatı Klasiklerini günümüz Türkçesi ile tekrar basması bizleri aslında bir çok yazarla yeniden tanıştırdı. Önceleri sadece edebiyat derslerinde adlarını duyduğumuz, yüzeysel olarak (aslında sınavlarda cevaplamak için ezbere) bildiğimiz yazar ve eser isimlerini okunabilecek, okurken sevilebilecek hale getirmiş oldu. Böylece 2025 insanları da o dönemler hakkında kurgudan da olsa birinci elden bilgiyi deneyimleyebiliyor. Bu serinin kapaklarının güzelliği de okuyucuyu cezbediyor bence. Hepsi birbirinden güzel. Sürekli aynı türde, aynı dönemin kitaplarını ve yazarlarını okumaktan biraz sıkılmış iseniz siz de, #kuyrukluyıldızaltındabirizdivaç eğlenceli bir mola olabilir okuma rutininize.
Sevgiler,
Emel
Profile Image for Loren.
64 reviews1 follower
September 4, 2024
“Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç” kitabını Kapra Yayınevi’nden çıkmış versiyonunu okudum. Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpmak üzere olacağı haberinin olduğu sıralarda yazılan bu kitap, bu durumun toplumdaki yansımalarını, insanların nasıl tepkiler verdiğini hicivli bir şekilde anlatıyor. İrfan Galip isimli tam bir kadın düşmanı olan ve günümüzde “incel“ olarak sınıflandırabileceğimiz karakterimizin nasıl da kadınları hakir ve kendinden aşağı gördüğünü görüyoruz. Kadınlarla iletişimde zorlanırken bir yandan da gazeteler ve dergilerde yazdığı yazılarla sürekli onları da aşağılamaya devam ediyor. Kuyruklu yıldız ile ilgili kadınlara bilgilendirmeyi kendine sorumluluk gören bu karakterimiz yaptığı seminerler sırasında bir kadından mektup alıyor. Mektubu yazan kişinin amacı sadece kuyruklu yıldız ile ilgili bilgi almak iken bu karakterimiz, mektubu bambaşka nitelendirip aşk mektubu olarak algılıyor ve hiç görmediği bir kadına sadece mektup üzerinden aşık oluyor. “Diğer kızlar gibi olmayan” kadın karakterimiz Feriha Davut ile mektuplaşmaya devam ederken bu karakterimiz de İrfan karakterinin kadınlara olan yaklaşımları dolayısıyla ona bazı oyunlar oynuyor. Kitapta en güldüğüm ve en çok hoşuma giden şey, İrfan’ın ona aşık olduğunu anlattığı mektuba karşılık Feriha’nın yazdığı 2. Mektubu. Hem İrfan karakterinin günümüzde hala bir karşılığının olması ve giderek bu karakterdeki erkeklerin artması hem de Feriha ve diğer kadın karakterler üzerinden anlatılan kadınların yaşadıklarının hala günümüzde olması canımı sıkan bir nokta oldu maalesef. Hüseyin Rahmi’nin bir erkek olarak kadınların düşüncelerini ve yaşadıklarını aktarabilmesi muazzam. Okunması keyifli bir kitap.
17 reviews
January 24, 2021
"Beş kuruşun sağladığı üstünlüğü en adaletli kanunlar sağlayamıyor..." Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç-Hüseyin Rahmi Gürpınar

Uzun zamandır Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kitaplarını okumak istiyordum. Ve en sevilen eserinden başlamak istedim.
Kitabın vermek istediği mesajlar mizahi unsurlar ile anlatılmış ve kitaba farklı bir hava katmış hem gülüp hem düşünüyorsunuz. Kitabı okurken başta acaba ağır bir dili var mı diye endişeleniyordum ama dili ağır gelmedi ve kitap çok akıcı ilerlediği için kitabı kısa
sürede bitirdim.
Kitapta isminden anlaşıldığı gibi kuyrukluyıldızdan bahsediliyor. Dünyaya Halley kuyrukluyıldızın çarpacağı ve dünyanın yerle bir edileceği söylentisi yayılıyor. İnsanlar bu söylentiden çok korkuyor. Ana karakterimiz İrfan Bey'de bu konu hakkında konferanslar düzenliyor.
Olay zinciri bu durum üzerinde gerçekleşiyor. Okurken hem heyecanlanacağınız hem de sonunu merak edeceğiniz türde bir kitap.
Gerçekten 5 Mayıs 1910 yılında dünyaya Halley kuyrukluyıldızın çarpacağı söylentisi yayılıyor. Hüseyin Rahmi'de bu söylentiye inanmayarak mizahi yollarla bu kitabı kaleme alıyor.
Profile Image for Fatih Durmuş.
112 reviews3 followers
April 27, 2023
Halley Kuyruklu Yıldızı’nın 5 Mayıs 1910’da İstanbul’da dünyaya çarpacağı söylentisinin ardından bu olayın İstanbul’da yarattığı heyecan ve akabinde gelen bir aşk hikayesi…

Kitap Halley kuyruklu yıldızının Dünya'ya doğru gelmesini ve bunun üzerine halkın telaşa kapılmasını anlatıyor. Baş karakter İrfan Galip Bey kadınlardan yüz bulamadığı için kadın düşmanı olan ve kuyrukluyıldız hakkında konferanslar verip kadınları korkutarak intikam almak isteyen bir genç. Bu konferanslar sırasında kendisine bir kadından mektup gelir ve kuyrukluyıldız hakkında bilgi almak ister. Mektubun üslubundan çok etkilenir ve tanımadığı bu kadına karşı hisler duymaya başlar. Ve karşılıklı mektuplaşma süreciyle beraber olaylarda gelişir. Kitabın içerisindeki en beğendiğim kısım karşılıklı mektuplaşmalar oldu.

Eski İstanbul’un mahalle yaşamının, insan ilişkilerinin, toplumun yapısının akıcı ve mizahi bir dille anlatılıyor. Özellikle kadınların kendi aralarındaki konuşmaları, olayları yanlış yorumlamaları çok eğlenceli.

Kitapla kalın, keyifli ve feyzli okumalar…


Profile Image for Sude Nur.
226 reviews15 followers
February 14, 2019
Everest yayınlarından 2007 yılından çıkmış,dili olabildiği en iyi sadeleştirmeden geçmiş kanımca çünkü çok rahat okudum sanki yeni yazılmış gibi bir tat bırakıyor. Onun dışında H. Rahmiden okuduğum ikinci kitap fakat içerisinde sekiz dokuz minik hikaye de var. Hepsi gayet güzel gayet yalın ve anlaşılır bir dille yazılmış olmakla beraber hepsinin içinde eleştiri gördüm ve çok haklı eleştirirlerdi. En beğendiğim hikayesi Melek Sanmıştım Şeytanı oldu. O dönemin toplum yapısını gözümüzde öyle bir canlandırıyor ki sanki ben de o dönemde oradaymışım hissine kapılıyorum. Böyle güzel yazarlarımızı her fırsat bulduğumdan okuyorum. Sizler de öyle yapın derim.
Profile Image for Aysu.
7 reviews2 followers
February 4, 2023
Hüseyin Rahmi'nin 1910-20'lerde yazılmış eserlerini içermesine rağmen bu kitapta rastladığım feminist fikirler beni şaşkınlığa uğrattı. Çokça erken dönem Türk edebiyatı eserleri okudum, ama Osmanlı kadının sosyal konumu, toplumdaki yeri, başındaki namus belası gibi temaları KADIN gözünden bu kadar iyi anlatan bir yazar okumadım. Kuyruklu Yıldız altında bir izdivaç güzel bir romandı. Ama sonraki hikayeleri bu romanının yanında sönük kaldığını söyleyebilirim.
Profile Image for winemutha.
98 reviews3 followers
October 8, 2025
100 temel eser olarak okuduğumu ve küçük yaşta hiç anlamayıp çok sıkıldığımı hatırlıyorum ama şimdi tekrar okuyunca Hüseyin Rahmi’nin çok çok güçlü kalemlerimizden biri olduğunu düşünüyorum özellikle aydın ve feminist fikirleri için ona kocaman sarılmak isterdim bu kitabı da harikaydı bir sürü öyküsü vardı içinde.
8 reviews
February 2, 2023
Ben sadece "Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç" kısmını okudum. Kadın karakterikendime çok yakın buldum, çok sevdim. Gürpınar'ın kalemi gerek komik yer yer eleştirel buldum. Kitabı tavsiye ederim. Türk edebiyatına başlamak için iyi bir eser.
Profile Image for edushh.
1 review
January 23, 2025
o zamanki dönemde kadını nasıl gördüklerini anlatma tarzına bayıldım(Feriha Davut’un mektuplarında)hafif bir kitaptı ama bazen baydı onun için okuyuşum maalesef uzun sürdü onun dışında halley yıldızı hakkında bu kadar hayal kurabilmesinden gerçekten de çok etkilendim
Profile Image for Melis.
78 reviews3 followers
Read
May 7, 2020
Çok çok güzel bir kitaptı...
Profile Image for nermin.
64 reviews1 follower
August 2, 2024
Çok keyifli bir okuma deneyimiydi benim için. Dönemine göre kadınlara bakış açısını oldukça ilerici bulduğumu söyleyebilirim.
Profile Image for Septofffall.
10 reviews
September 6, 2025
Hüseyin Rahmi'nin dilini beğenirim fakat bu kitap onlardan birisi olmadı. Konusu çok güzel olmasına rağmen kitabın olay ağırlıklı olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.
Profile Image for Ayse Aydin.
15 reviews1 follower
September 16, 2025
romanesk kelimesini bana kattığın ve harika bir kitap olduğun için sana teşekkür ederim
Displaying 1 - 29 of 29 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.