Türkçe çevirisindeki ismi "Komiser Paşa" olan kolay okunan, akıcı bir polisiye idi. Münih emniyetinde komiser olan Zeki Demirbilek ve ekibinin içine Türklerin de karıştığı bir dizi cinayeti çözme çabalarının anlatıldığı kitabı Almanya'da yaşıyan bir Türk yazmış. Birtakım mantık hataları ve bazı önyargılara rağmen okunabilir...
1. Türk asıllı bir Almanın Türklerle ilgili önyargıları ve bilgisizlikleri bazen çok yorucu oluyor 2. Polisiyelerde çok temel bir kural vardır; bilgiyi hep beraber öğreniriz. Komiser Demirbilek 2-3 yerde "şu şöyle olmuş" diyor ama nereden öğrendiği meçhul. 3. Genel olarak polisiye sevenlerin okuyacak başka bir şey bulamazlarsa okuyabileceği bir kalitede olmuş. Kötü değil ama ikincisini merak edip okumam.
Münih emniyetinde göçmenlerle bağlantılı suçlar için yeni bir büro kurulur, başına da Zeki Demirbilek getirilir. Büro göreve başlar başlamaz bir cinayet işlenir, maktul boğulmuştur, göğsüne ise çok sayıda raptiye saplanmıştır. Zeki amir bir yandan yeni ekibini kurup katili kovalamaya başlar, diğer yandan ailevi sorunlarla boğuşur… Bulunan yeni bir cesetle olaylar hızlanır… Komiser Paşa’yı ne beğendim diyebiliyorum ne de beğenmedim. Ana hikayeyi, karakterleri sevdim. Ancak olay örgüsünde boşluklar, mantık hataları var. Ayrıca, çeviri beni mutlu etmedi. Kitabın geneli bir taslak hissi uyandırıyor, üzerinde biraz daha çalışılsa başarılı bir polisiye çıkarmış.