Bu üç oyun Frigya Kralı Midas'ın tutkularını, yanılgılarını anlatır.
Midas'ın Kulakları, 1959 yılında tek perdelik yazılmış daha sonra genişletilmiş. Oyun yazıldığı yıldan beri, yurt içinde ve dışında, birçok yerde sahnelenmiş, uluslararası şenliklere katılmış, Fransızca ve Almanca dillerine çevrilmiş, ödüller almış ve Ferit Tüzün tarafından opera olarak da bestelenmiştir.
Midas'ın Altınları'nda, Kral Midas'ın kişiliğinin altın ve paraya tutkusu anlatılır.
Midas'ın Kördüğümü, mitolojiden bilinen kördüğümünün çözülmesini anlatan manzum bir oyun.
Güngör Dilmen’in oyunu (1965) • Konu, Ovidius’un Metamorphoslar’ında anlatılan bir Yunan mitos’udur: Tanrı Apollon’un Pan’la yaptığı bir müzik yarışmasına hakem seçilen Frigya kralı Midas, Pan’ın üstünlüğüne karar verince içerleyen Apollon, kralın kulaklarını eşek kulağı yapar. Midas bu ayıbını gizlemeye çalışırsa da, berberi, öğrendiği ve saklayamadığı bu sırrı, gider ıssız bir kuyuya söyler. Rüzgâr, zamanla kuyuda biten sazları kımıldattıkça sır herkeslerce duyulur. Midas önceleri çok yadırgadığı, utandığı bu kulakları, giderek yüceliğinin bir belirtisi saymaya başlamıştır ki, Apollon gelir, eşek kulaklarını geri alır, Midas’ı eski haline sokar. Frigya’lılar şimdi gene "bayağı insan kulakları"yla krallarını küçülmüş görmektedirler. Bu, Midas’m manen çöküşü olur. • Yunan tragedyaları biçiminde, korolu ve manzum yazılmış ve Sinema-Tiyatro dergisinin tek perdelik oyun yarışmasında (1959) birincilik kazanmış olan eserin ilk oynanışı Ankara Devlet Tiyatrosu’ndadır (1960)
Başlarda gerçekten çok keyifle ve eğlenerek okuyordum ama zamanla okumaktan sıkılmaya dolayısıyla da zorlanmaya başladığımı hissettim. Okudukça diyalogların bazılarının ne kadar uzun tutulduğunu görmek beni gerçek anlamda yordu. Özellikle Midas'ın Kördüğümü'nü okurken başlarda kültürel mirasımıza sahip çıkmamamız üzerinde duruluyor olması çok hoşuma gitti. Ayrıca yer yer Kübele'nin anlattığı, şu anki Anadolu'nun geride kalmışlığı da benim için gerçekten önem taşıyan bölümlerdi. Fakat anlatım esnasındaki diyalogları okuması bir zaman sonra tekrarlardan dolayı çok zorlaştı ve bu durum diğer güzel bölümlerin anlamlarını da arka plana attı. Aynı zamanda basımda, özellikle sayfalar ilerledikçe bu kadar çok hata olması da zaman zaman beni rahatsız etti. Belki ''Midas'ın Kördüğümü'' olmasaydı puanım 4 olabilirdi zira ilk iki oyun çok daha keyifli seyretmişti. Özetle, başlarda keyif veren fakat zamanla okuması zorlaşan bir kitap oldu benim için.