Silinmiş Sahneler & Hakan Bıçakcı
Yazarı tanımak için son çıkan kitabından mı başlamak lazımdı emin olamamakla birlikte,okurken yaşadığım ruh hali ,sürekli bir kendi kendime konuşuyormuşum hissi,evet ya benim de dikkat ettiğim ,sinir olduğum şeyleri,bir tek bana acayip gelmiyormuş dediğim pek çok detayı görüp gizliden gülümsediğim ,üzüldüğüm ,hak verdiğim öyle çok an oldu ki…
Hayalindeki mesleği yapmak yerine, kendini sansürcü mesleği yaparken bulan ,görevinin sahnelerin “kimilerine göre“ olmayacak yerlerini kesmek,mozaiklemek olduğu , yasak sahneleri silinmeli mi acaba diye incelerken, kendi hayatındaki sahneleri birbirine karışan,silmeye çalıştıkça sahneleri kafasından ,başka bir pencereden olur olmadık yerde canlanan sahnelerle doldu taştı zihinler:)Dikkatli okumak gerekiyor çünkü anlatıcının kafasından geçen düşünceler ,tuhaflaştıkça ,başka sayfalarda başka bir sahne ile karşımıza çıkabilir.Tuhaflıklar birbiri ardına yaşanırken ,görmezden gelmek ile kaçmak arasında yaşayan,kendi kendini tedavi etmeye çalışan bir insan ancak bu kadar iyi tespit edebilirdi; insanların nasıl da sahte hayatlarının silinmişliklerle dolu olduğunu.1 kilo 360 gram beynimin ,70000 düşüncesinden sadece birkaçı😌 ben sevdim ,benim için devamı gelecek olan yazarlardan olacak☺️