“Bana hocam, ona da onun hocası, ona da onun hocası… şöyle rivayet etti…”
Bir ilim yolcusunun Semerkant’tan başlayıp Buhara’ya, Merv’e, Basra’ya, Rey’e, Haremeyn’e ve daha nice merkeze uğrayarak kâh ferahlık kâh meşakkat içerisinde geçen rihlesi ve tek tanığı kendi derlediği risale hacmindeki bir günce. Ömür, macera, ilim… Her şey biter, yazı kalır.
Elinizdeki kitapta yazar “gerçekten kurmacaya” uzanan post-modern bir anlatı ortaya koyuyor. Kimi zaman hâkim bakış açısıyla isimsiz kahramanın bir gününe ve hayat akışına, kimi zaman bizzat genç ilim tâlibinin kendi gözünden hadis halkalarına, derslerin işleniş usullerine, dönemin âlimlerine, birbiri ile temas eden farklı çevrelere tanıklık ediyoruz. Kimi zaman da risalenin bitmeyen serüvenine ortak oluyoruz.
Romanla akademik bir araştırma arasında gidip gelen bu melez metin, sadece hadis tarihine ilgi duyanlar için değil, İslami ilimler ve ortaçağ İslam kültür tarihiyle ilgilenenler için de dönemin ruhuna dokunmaya imkân sunuyor.
İçeriğinden kitabın baskısına, ekte verilen haritasına kadar çok büyük bir emeğin ürünü.
Akademi dilinin giderek edebiyata yaklaşıyor olması beni heyecanlandırıyor. Muhammed Enes Topgül kendi sahasında harika bir işe imza atmış. Bu tarz örneklerin sayısı daha da artar umarım.
Kitaba gelirsek, isminden de anlaşıldığı üzere hicri ikinci yüzyılda bir muhaddisin ilim serüvenini kendi tuttuğu güncesi vesilesiyle okuyoruz. Ara ara farklı zamanlara da yolculuk ediyor bu küçük kitabın başına gelenleri öğreniyoruz. Dolayısıyla heyecanlı, okuma zevki olan ve merak celbeden bir kitap. Ancak hadis rivayet zincirleri hakkında pek bilgim olmadığı için kitapta ismi geçen kimseler beni çok fazla heyecanlandırmadı yer yer sıkıldığım da oldu. Ancak tanıyıp bilen biri için o kimselerin ismine rast gelmek dostla buluşmak gibi büyük bir sevinç anı olsa gerek. Bu konuda ne yazık ki nasipsiz kaldım diyelim.
İlim için katlanılan zorluklar ise bugünkü akılla kavranabilecek cinsten değil. Düşünün, maddi ve manevi bir çok imtihandan geçiyorsunuz ve elde ettiğiniz tek şey ilim. Kaybınızı telafi için bu ilme yüksek bir paha biçebilirsiniz değil mi? Ancak öyle olmuyor, paha biçilemez değerde olan bu hadislere ulaşan râviler, onları hiçbir karşılık almadan yalnızca Allah rızası için naklediyorlar.
Râvilerin güvenilirlikleri, dönemin siyasi baskıları ve ilmi ihtilaflar gibi konular da yer alıyor kitapta. Bu yüzden ilgilisi için güzel bir yolculuk olacağını düşünüyorum.
Kitabın kurgusunun üzerine epey çalışılmış; hakikaten çokça merak ettiğim bir soruydu bu, "hadis toplamaya çıkan bir ravi, ne yapıyor aslında?" Çünkü biz daha çok ya topladığı metne sahibiz (ve bu metne yaptığı eklere) ya da bu ravi hakkında cüzi bilgilere. Bu açıdan oldukça "eğitici" bir kitap, yer yer keyifli de. Kitabın yazılma amacı bu eğiticilikse fazlasıyla karşılıyor, hatta hadis ve kültür çalışmalarına harika da bir katkı yapıyor.
Ancak kitap "edebi" bir kitap ve bu açıdan da değerlendirilecekse, kurgudan ziyade hikayenin çok cılız kaldığını ve daha da önemlisi ana kahramanın portresinin iyi çizilemediğini düşünüyorum. Bu kişinin "karakteri" yok mesela, yaptığı tek iş rivayet toplamak. Çoğunlukla yaptığı işe dair notlarını/günlüğünü okuyoruz aslında. Zaten edebiyatın esprisi, bir karakter yaratılacaksa bu kurguya (ravi rivayetleri nasıl topladı) kişinin hikayesini de (kimdir bu kişi, nasıl düşünür) işleyebilmekte. Bu noktada başarısız buldum kitabı.
Kitabın gizli hedefi hadislerin toplanırken gösterilen özen ve değerlendirmeleri ne kadar meşakkatli olduğunu göstererek Hadis ilmini övmek. Hicri ikinci yüzyılda ilmin nasıl tahsil edildiğine dair bir okuma
Özellikle Hadis ile ilgilenenlerin raviler ile ilgili kronolojik bir bilgiye sahip olabilmesi için oldukça kritik bir eser.
Özellikle yalancı ravilerin varlığı, sarhoş raviler ile ilgili bilgiler, para karşılığı hadis paylaşan raviler, bildiği hadisleri kıt paylaşan ravilerin varlığı konusunda şeffaf davranmış müellif
Gerek anlatı gerek içerik olarak özgün ve çok titiz hazırlanmış bir kitap, Türkiye’de akademisyenliğin geleceği konusunda ümit veren bir kişi, yazar. Lisede hadis derslerine giren bir öğretmen olarak güzel bir yolculuk yaşadım.
Sürükleyicilik yönü zayıf olsa da birinci ağızdan ve bir muhaddisin gözünden Hadis-i Şerif’lerin ne kadar hassas toplandığını, en kesin bilgileri içeren tarihî belgeler olduklarının görülmesi açısından okunması faydalı bir eser.