İnsan neden vegan olur? Her şey tamam da peyniri de mi bırakacağız? Veganlar bal da mı yemiyor? Etin veganı olur mu? Veganlar sadece ot mu yiyor? Bitkilerin canı var mı? Vegan olmak çok mu pahalı? Veganlık trend mi, yaşam biçimi mi, inanç mı, politik duruş mu? 50 Maddede Veganlık, Emel Ernalbant ve Hazal Yılmaz'ın yıllar süren vegan deneyimlerinin sonucunda derledikleri bir kılavuz olma özelliği taşıyor. Vegan jargondan yemek tariflerine, vegan kozmetikten sürdürülebilir moda anlayışına, karbon ayak izinizi azaltacak pratik çözüm önerilerinden veganizmle ilgili akılları karıştıran tüm soruların cevaplarına kadar vegan olmanın ABC'sini bulabileceğiniz kapsamlı bir rehber. Giderek plastikle kaplanan, kaynakları azalan, canlı türleri yok olan dünyayı yeniden yaşanabilir hale getirmek imkansız değil. Hayvanları birer ürün olarak görmeden, sürdürülebilir hayat için daha az atık yaratarak yaşamak, dilimize pelesenk olmuş türcü laflardan arınarak yeni bir dil kurmak mümkün. Bu kitap bu imkanı gözetiyor; önemsiz gibi görünen seçimlerin dünyanın geleceğini nasıl belirlediğini de gözler önüne seriyor.
Vegan yaşam tarzı henüz ülkemizde popüler olamadığı için Türkçe kaynak açısından da kısıtlı bir dönemdeyiz. Sanıyorum yazarlar bu anlamda sektördeki boşluğu kapatmaya çalışan başlangıç kitabı yazmayı hedeflemişler . Bu açıdan bakacak olursak 'Veganlık' nedir fikri olmayan birine hızlıca tüketebileceği, kolay okunur ve araştırmalara devam etmesi için yol gösterir bir eser yaratmışlar. Ancak benim gibi vegan ve vejeteryan yaşam tarzı hakkında sadece 1-2 kitap okumuş belki 1-2 belgesel izlemiş biri için bile içerisinde çok yeni bilgi yoktu. Yaşam tarzının felsefesi ve mevcut sektörlerdeki işleyişin derinliği hakkında ekstra hiçbir bilgi edinemedim. Yüzeyel kaldıklarını söyleyebilirim. Günlük tecrübelerine daha derinden sahit olmayı, belki başlangıç aşamasında yaşadıkları zorlukları, mutfaklarındaki değişim sürecinin gelişim basamaklarını sadece merak etmekle kaldım. Meraklarımız ve kaygılarımız yaşam tarzımızı radikal şekilde değiştirmemize engel olurlar. Dolayısıyla asıl odaklanılması gereken noktalar bunlar olmalıydı diye düşünüyorum. Ayrıca toplumu yönlendirmeye çalıştığımız bir konuda çoğunluğu kendimize benzetmeye çalışarak sadece boşa kürek çekmiş oluruz. Bunun yerine kolay ulaşılabilir besinler, mevcutta sık kullanılan yemekler öneri kısımlarında kullanılsaydı daha gerçekçi bir hedef olarak gösterilebilirdi veganlık. Ananas,chia,tofu ya da çoğunluğun belki adını bile bilmediği ürünler önermektense taze fasulye, yeşil-kırmızı mercimek vs gibi daha Türk halkı için ulaşılabilir ürünler yaşam tarzını daha kabul edilebilir gösterebilir. En azından kaynağı Türkçe hazırlıyorsak :) Bazı bölümler ise sadece özel isimleri sıralamak için hazırlanmıştı. Sanki arama motoruna soruyu yazmışım da cevaplar sırasıyla dökülmüş ve onlara göz atıyormuşum gibi hissettirdi ve bu da dikkatimin dağılmasına sebebiyet verdi. Mevcut özel isimleri, kaynakları not aldım ve hepsini araştırmak için rehber gibi kullanmayı düşünüyorum. Umarım Dünyamız için en iyisi olur!
Veganlığın ve ilişkili tüm konuların yalın, anlaşılır ve hırçın olmayan bir biçimde açıklandığı bir kitap. Sevgi dili kullanılması, ilham için birçok öneri barındırması veganlığa yeni başlayanlar için çok iyi olmuş. Ayrıca kitapta hazırladığımız bültenin (Greenvibes Aposto! bülteni) isminin geçmesi beni ayrıca heyecanlandırdı.
Veganlik hakkında bilinen bilinmeyen her sey en sade dille anlatılmış. Doğuştan veganlik ile ilgili endişelerim ilgili kısmı okuyunca geçti diyebilirim. Tariflerden tutun İnternet fenomenlerine kadar her şeyiyle dolu dolu bir kitap.