Dedemin Bakkalı ve Abartma Tozu kitaplarıyla her yaştan yüz binlerce çocuğun en sevdiği yazarlardan biri olan Şermin Yaşar'ın son kitabı Babaannem Geri Döndü yine bol bol ironi, kahkaha ve katıksız sevgi içeriyor.
7’den 70’e tüm okurların sayfalarında kendilerinden bir parça bulacağı Babaannem Geri Döndü, aslında son derece tonton ve şefkatli bir babaanne olan Hasibe Hesapoğlu’nun hiç beklenmedik bir şekilde çocuklarının evine yerleşme macerasını anlatıyor. Torununun ağzından dinleyecek olursak olaylar tam olarak şöyle gelişiyor:
Her şey babaannemin âniden kapıda belirmesiyle başladı. Ayağında pateni, üstünde balerin eteği ve pembe saçlarıyla bir babaanne ancak bu kadar kapıda belirebilirdi! Neredeyse bir barınağı dolduracak kadar evcil hayvanın yanı sıra legolar, yapraklar, taşlar, hayalî bir arkadaş ve daha bir sürü tuhaf şeyle dolu 15 valiziyle bize yerleşmeye karar verdi!
İnsanın babaannesinin yaramaz bir çocuğa dönüşmesi çok acayipti. Bazen oturup bağıra çağıra ağladı, bazen de olur olmadık kahkahalar attı! Kıyafetleri de arkadaşları da fikirleri de oyuncakları da birbirinden garipti.
Babaannem yüzünden ne uyuyabildik ne oturabildik ne de eğlenebildik.
Tek istediğimiz eski tonton, şefkatli babaannemizdi. Gerçek babaannemi o kadar özlemiştik ki...
Ve tam da artık ümidimizi kestiğimiz anda işler değişti.
"Oyuncu Anne" lakabıyla bilinen ve yazdığı ebeveynlik kitaplarıyla büyük bir ilgi kazanan Şermin Çarkacı, 2017 yılında medeni durum değişikliği sebebiyle babasının soyadı olan Yaşar soyadını kullanmaya başlamıştır.
Yazarın, Şermin Yaşar ismiyle yayımladığı ilk kitap "Tarihi Hoşça Kal Lokantası"dır.
Bu kitabı havaalanındaki kitapçıdan alacağımı hiç tahmin etmezdim ama Şermin Yaşar en sevdiğim yazar olduğu için almamaya içim el vermedi... Kitapta Çınar adında bir çocuk var. Annesi ve babası Çınar’ın yaptığı yaramazlıklardan usanmışlar ve hemen büyümesini istiyorlar. Aslında Çınar’ın yaptığı yaramazlıklar sadece deneme yanılma işlemi fakat artık çığrından çıkmış durumda. Yani evin içinde top oynarsam televizyon ekranı kırılır mı acaba dediğinde bunu denemek biraz saçma olur! Yine böyle normal bir gün kapı çalar. Çınar kapıda mahalle arkadaşları olduğunu zannederek kapıyı açar. Karşısında pembe saçlı, patenli, pembe tütülü, 15 valizle, 2 kedi, 1 köpek, 1 kaplumbağa, kuşlar ve balıklarla babaannesi duruyordu! Çınar hemen annesini, babasını, halasını, eniştesini ve kuzeni Beren’in bile duyabileceği şekilde bağırdı. Herkes kapının önüne toplandı ve ne olduğunu anlamaya çalıştılar. Babaannesi eve yerleşeceğini söyleyince aslı macera başlar... Harika ötesi bir kitaptı! Büyük küçük herkes kesinlikle okumalı. Sevgiler: ADA SEVEN🌈
Dokunaklı ve Sıcak Bir Hikâye Babaannem Geri Döndü: Nesiller Arası Köprüler Kuran Dokunaklı ve Sıcak Bir Hikâye
“Babaannem Geri Döndü” ismiyle okuru hemen içine çeken bu kitap, sıradan bir aile hikâyesinin ötesinde, aidiyet, hafıza ve nesiller arası bağların izini süren duygu yüklü bir anlatı sunuyor. Sosyal medyada “Gözlerim doldu”, “Babaannemi özledim” ve “Her sayfasında kendimden bir şey buldum” gibi samimi tepkilerle karşılık bulan eser, okuyucuyu sadece bir hikâyeye değil, adeta bir içsel yolculuğa davet ediyor.
Kayıp Zamanların Peşinde: Bellek ve Aidiyetin İzinde Kitabın en belirgin teması, geçmişle kurulan duygusal bağ ve bireyin köklerine dönüş arayışı. “Babaannem Geri Döndü” metaforu, sadece fiziksel bir dönüşü değil, aynı zamanda unutulan değerlerin, anıların ve kimliğin yeniden keşfini simgeliyor. Yazar, babaannenin dönüşünü, modern hayatın koşuşturmacası içinde yitirilen insani bağları hatırlatan bir uyanış fırsatı olarak işliyor. Sosyal medyada “Kitabı okurken kendi çocukluğuma gittim” şeklindeki yorumlar, bu evrensel temanın okurda nasıl yankı bulduğunu gösteriyor.
Mizah ve Hüznün İnce Dengesi Anlatı, yer yer komik diyaloglar ve sıcak aile sahneleriyle ilerlerken, zamanla yerini derin bir duygusal yoğunluğa bırakıyor. Yazar, mizahı bir korunak olarak kullanmıyor; aksine, karakterlerin incelikli ruh hallerini yansıtmak için bir araç haline getiriyor. Babaannenin bilgelik dolu sözleri, esprili tavırları ve geçmişe dair anlattığı hikâyeler, okuyucuda hem tebessüm hem de hüzün uyandırıyor. “Güldürürken ağlattı” veya “İçimi ısıtan bir hüzün vardı” gibi okur geri bildirimleri, bu dengeli anlatımın ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyor.
Kültürel Kodlar ve Kuşaklar Arası Aktarım Kitap, babaanneler üzerinden aktarılan kültürel mirası (yemekler, deyimler, gelenekler) modern bir bakışla ele alıyor. Bu unsurlar, sadece nostaljik öğeler olarak değil, aynı zamanda kimliğin inşasında kritik rol oynayan dinamikler olarak işleniyor. Sosyal medyada “Babaannemin yaptığı o kurabiyeleri hatırladım” veya “Kaybolan değerlerimize ayna tutuyor” gibi yorumlar, kitabın kültürel hafızayı canlandırma gücünü ortaya koyuyor.
Sade ve Samimi Bir Dil ile Kurulan Bağ Yazarın sade, akıcı ve içten anlatımı, okuyucuyla güçlü bir duygusal bağ kurmayı sağlıyor. Karmaşık edebi süslemelere başvurmadan, yalın bir dille aktarılan diyaloglar ve betimlemeler, hikâyenin samimiyetini öne çıkarıyor. Bu durum, kitabı her yaştan okuyucu için erişilebilir kılıyor.
Sonuç: Geçmişle Barışmanın ve Yeniden Bağ Kurmanın Hikâyesi “Babaannem Geri Döndü”, sadece bir aile büyüğünün dönüşünü anlatan bir kitap değil; aynı zamanda modern bireyin kendi geçmişiyle, kökleriyle ve insani değerleriyle yeniden bağ kurma çabasının hikâyesi. Yazar, unutulmaya yüz tutmuş anıların, sevginin ve bilgeliğin izini sürerken, okuyucuya “Biz aslında nereden geliyoruz?” sorusunu sorduruyor. Bu kitabı okuyanlar, babaannelerinin sesini bir kez daha duyacak, belki onlara sarılma fırsatı bulacak ve geçmişle barışmanın verdiği huzuru hissedecek. Çünkü bazen kaybettiklerimiz, aslında hiç gitmemiş olabilir; sadece onları hatırlamak için bir kapı aralanmasını bekliyor olabilirler.
Ben bu kitabı çok sevdim.Kitabın karakteri Çınar.Annesi ve babası onun çok yaramazlık yaptığını düşünüyor.Oysaki normal çocukların yaptığı şeyler.Ve Birgül çok usanıyorlar ve Çınar’ın babaannesini arıyorlar ve çınarın ne nasıl yaramazlıklar yaptığını söylüyorlar.Bir an önce büyüsün diyorlar ve bir gün babaannesi çınarların evine çıkageliyor bir sürü hayvanlarla be 15 tane valizle geliyor.Hepsinin içinde saçma sapan şeyler oluyor.Sonra bir gün psikiyatriste götürüyorlar ve bu uslu çocuk sendromu diyorlar.Kitabın sonuna doğruda bu yaptıklarının hepsinin şaka olduğunu söylüyor ve diyor ki oğluna ve kızına: Sizde küçükken böyle yapıyordunuz diyor. BU KİTABI OKUMANIZI ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM VE BÜYÜKLERİN OKUMASINI DA ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Şermin Yaşar'ın sade ve eğlenceli yazım dili sayesinde bir çırpıda okudum. Çocukluğumda benim de yaşadığım ama okurken unutmuş olduğumu fark ettiğim çocukluk anılarım yüzümü gülümsetti. Hikaye oldukça renkli ve akıcı. İllüstrasyonları çok beğendim. Hikayenin hayal edilmesini çok kolaylaştırıyor. Yazı karakterleri ve tasarım da çok şahane. Tek eleştirim var, o da hikayenin orta kısmının uzun sürmesi. O kısımlarda daha çabuk finale ulaşmak isteği duydum.
Kızımla okuduk, ben de kızımda çok sevdik. Çocuklar için de yetişkinler için de ayrı ayrı empati yapma şansı tanıyor. Üstelik çok eğlenceli bir hikaye ile...