"Bir insanın sonu ne zaman gelir? Öldüğünde mi, yoksa o kişiyle ilgili iyi ya da kötü son anılar da geride kalanların zihinlerinden silindiğinde mi?"
İzmir Agora'da sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları genişledikçe kentin geçmişi giderek şimdiki zamana karışmaktadır. Unutulanlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkarken, kazı çalışmalarının sebep olduğu düşünülen anlaşılmaz olaylar rahatsız edici bir hal almaya başlar.
Yazgıları kesişen beş karakterden birinin trajik ölümüyle sonlanan bir hınç öyküsünü merkezine alarak geride kalan dört karakterin kendi hayatlarında benimsedikleri rollere merceğini doğrultan Dünyanın Güçlü Tarafı, okuru "gerçek hayat" adı verilen yapının hatırlama ve unutuş ile ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırıyor: Geçmişe karışan hayat yekpare bir blok mudur, bellek ölümcül oyunlar mı oynar, kişi kendi geçmişini yeniden inşa ederse geleceği de değişebilir mi, yoksa insan yazgısı karşısında büsbütün çaresiz midir?
Yazarla tanışma kitabım,kendisinin de ilk romanı. Ben bi olmamışlık hissi yakaladım bi kitabı yarılarına gelene kadar. Sonra birden bire çok hızlı bir ivme kazandı. Hatta bence bir süre daha ilerlemesi mümkündü çok apar topar nihayetine erdi gibi hissettim.
Bir kurgu bir romandan ziyade kısa öykülerin içine denemeler serpiştirilmiş gibi hissettim yer yer. Belki öykülerini okusam hissiyatım farklı olurdu.
Amma ve lakin en nihayetinde kitabı çok sevdim. Elime aldım ve bırakamadım. Çok düşündüm, çok not aldım, çok çizdim. Bana kurgu bir eserden beklediğimden çok farkındalık yarattı, yeni okumalar yapmama şevk kazandırdı. Sırf bu sebeple dahi tavsiye ediyorum.
Dünyanın Güçlü Tarafı , pek çok güzel öykü ve denemenin bir araya geldiği bir kitap ama bence iyi bir roman değil. Kerem Işık’ın öykücülüğünü çok severim ; öykülerindeki düşündüren, sarsan cümlelerden bu kitapta da çok sayıda var ama söz konusu roman olunca biraz daha bütünlük ve akıcılık bekliyorum.
Ayrıca bir kaç kere geçen “Üniversiteyi yatılı okumak” ifadesini çok yadırgadığımı da belirtmeden geçemeyeceğim.
Benim ne yazar ,ne de romanla ilgili fikrimin olduğu bir kitaptı Dünyanın Güçlü Tarafı .Yapı Kredi Yayınları mağazasında gezinirken kapağı dikkatimi çekmiş ve hemen arka kapağını okumuş ,sen benimle memlekete kadar geliyorsun dediğim bir kitap. Uçakta hemen birkaç sayfa okumaya başladım ve afalladım ,çünkü farklı bir okuma yapacağımı anladım ..tekrar kapağa dönüp “ roman değil miydi bu ? “ dedim …okumaya devam ettim ama bende bi deneme ,hatta yer yer sanki öykü okuyormuşum hissi yarattı…ilk defa tadına baktığın bir yemeği yemekle yememek arasında gidip gelirsin yA öyle bir his … okumaya devam ettikçe yemegın tadı cok başkalaştı ,bırakamadım.
Geçmiş,şimdi,gelecek ,bellek,hafıza gibi kelimelerin bildiğim anlamları bu kitap ile daha da derinleşti.o kadar düşündüren cümle vardı ki bazısını dönüp dönüp bir daha okudum. Hatta bazı sayfaları anlamakta güçlük çekip sayfanın ilk cümlesine döndüm.O kadar cümlenin altını çizdim ki paylaştıkların onların üçte biri bile değil. Bu kitaba başlarken kesinlikle elinize bir kalem al almalısınız çünkü öyle tespitler var ki bildiğiniz şeyleri başka bir biçimde önünüze seriyor yA da bildiklerinize bir şeyler daha ekliyor ..Dünyanın Güçlü Tarafı kesinlikle hacmiyle ters orantılı bir kitap; içerisine dünyaları sığdırmış. Kitapta geçen olaylar da benim ilgimi çeken konular olduğundan elimden bırakamadım ve son cümlesini Mardin’de okudum.zaten bu kitabı da orada bitirmeliymişim ,tam da yerinde oldu ☺️🌎
Dünyanın Güçlü Tarafı ,2022 yazında severek okuduğum kitaplar arasında yer aldı ve bana farklı bir okuma deneyimi sağladı. Ve bu kitap hakkında düşündüğüm bir şey daha : kitabı okuyanlar ya cok severek okur yA da hiç sevmez,arası yok gibi 🙂Yazarın öykü kitaplarını da okuyacağım çünkü roman bende böyle bir merak uyandırdı
"Gömleğinin altında bir yengeç taşıdığını düşün derdi babası. Kontrolünü kaybetmene neden olacak hareketler yapmaya kalktığında kıskaçlarıyla etini kopartacak bir yengeç."
Hafızanın sınırlarını, zamanın yekpareliğini sorgulatan, kurgu içinde felsefe yapan, içerdiği mitolojik, felsefik referanslarla sizi oradan oraya savuran son derece çarpıcı bir anlatı. Eski İzmir'in tarihi sokaklarında, birbirinin hikayesine değmiş 5 karakterin peşinde, unutuşun ve hatırlamanın kucağında bir hayat muhasebesi yaptıran bir hikaye anlatmış yazar. Her bir cümlesi derin kavrayış istiyor, dikkatli ve odaklanarak okunduğunda çok lezzetli anlamlar sunan bir kitap. Çok severek okudum.
Hem kişisel, hem toplumsal belleğe dair güzel bir anlatı (zaman zaman tekrara düşmüş olsa da). İçlerinden biri ölmüş olan beş karakteri anılar ve hatıralar aracılığıyla okuyoruz. Zaman zaman roman gibi, zaman zaman deneme halini alıyor kitap.
Kerem Işık'ın diğer eserlerini mutlaka okumak üzere listeme aldım, Dünyanın Güçlü Tarafı güzel bir başlangıç oldu.
Zaman kavramı üzerine felsefi bir sorgulama bir yandan da gerçek üstü bir olaya tanıklık.. karakterler arasında ilişkiyi nasıl kuracak diye heyecanla giderken organik kurulması. Kerem Işık'ı ilk defa okudum ve aklını, kalemini çok güçlü buldum. Anlatıcının felsefe ve sanat tarihine hakimiyeti, karakterlerin sadeliği. Ufuk açıcı, düşündürücü ve kesinlikle heyecanlıydı.