Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sina #1

Sina - İsyan

Rate this book
Hayat insanı bazen tek bir soruyla sınar.
Bazen ise, onlarca soruyla...
Kadere kafa tutabilir misin?
Çocuk sahibi olamayacağını öğrenen genç bir kadın, kaderine isyan ederse ne olur?
Hayatı uçlarda yaşayan, yaşamı boyunca hiç sevilmemiş, kuralsız bir adam; güvensizliğin aşılmaz duvarlarla ördüğü hayatına ve kurallara hapsolmuş bir kadına, koşulsuz ve sonsuz sevgiyi öğretebilir mi?
Hayatın Yorduğu Ruhlar Bir Araya Gelebilir Mi?

559 pages, Paperback

Published January 1, 2020

21 people are currently reading
188 people want to read

About the author

Aslıhan Doğa

14 books14 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
29 (34%)
4 stars
22 (26%)
3 stars
16 (19%)
2 stars
10 (11%)
1 star
7 (8%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Seda.
568 reviews185 followers
January 11, 2021



📚Tecrübe, sert ve zorlu bir öğretmendir. Önce testi, sonrasında dersi verir.

📚”Salim, yemekten sonra seninle benim eve gidelim de ben birkaç eşya alayım evden.”
“Tabii, Sina Hanım.”
“Şu an neye ihtiyacın varsa söyle, kalan kısmı sonra da hallederiz.”
“Benim kendi evime ihtiyacım var o zaman.”
“Tamam.” Başını eğip Salim’e baktı Karan. “Kamyon ayarla, iki saate Sina’nın evini buraya taşıyoruz.”

📚“Karan, biz birbirimizi bitiririz.” diye mırıldandı Sina.
“Ben seni gördüğüm an bittim zaten... Sen de bit!” dedi Karan fısıltıyla.
“Ben zaten bitiğim!”
“O zaman iyi ki bir araya gelmişiz. Belki iki yarımdan bir tam çıkarırız.”

Bazı kitaplar üzerine saatlerce konuşabilirim. Ama iş yorum yazmaya gelince aklıma tek kelime gelmiyor sanki. Sina da o kitaplardan oldu benim için. Sadece ‘mutlaka okuyun’ demek, yorumu bitirmek istiyorum. O kadar çok sevdim ki burada ne yazsam yetersiz gelecekmiş gibi hissediyorum.

Yazarın kalemiyle ilk tanışmam, @hunharcaokuyankiz ın Wattpad’te birlikte Anka’yı okuyalım demesiyle başladı. Hikayenin yarısını görmeden Anka’ya aşık olduğum için de yazarın ne kadar basılmış kitabı varsa gözüm kapalı topladım.

İlk okuduğum kitap içimde yer edince, Sina’dan ister istemez bir tık korkuyordum. Büyük beklenti, büyük hayal kırıklığı mı olacak endişesi vardı. Peki oldu mu? Bunun cevabı, kocaman bir HAYIR! Sina, kusurlu karakterleriyle, insana geçirdiği duygusuyla, samimiyeti ve gerçekçiliğiyle, içimizden bir hikaye olmasıyla, verdiği mesajlarla, güldürmesiyle, ağlatması, bi daha ağlatmasıyla, sonra yine ağlatması🤭 benim için özel kitaplardan oldu.

Aslında kitap kitap yorum yazmak istemiyorum, 3 kitaplık serinin bendeki yerini anlatmaya çalışacağım daha çok. Seri genelini okurken çok duygulansam da ufak bir eleştirim var. Beni çok rahatsız etmedi ama ilk kitabı okurken, özellikle başlarda, Anka’da tanıdığım yazarın kalemini, duygu yoğunluğunu, sevdiğim betimlemeleri pek bulamadım. İlk yarısı, sanki acele edilmiş, bir an önce giriş yapmak ister gibi hızlı geçilmiş hissi verdi. Açıkçası hiç rahatsız olmasam da +18 sahneleri biraz fazla buldum. (Bu sadece ilk kitap için geçerli ama.) Bunun yanında özellikle 1 yıl sonrasındaki diyaloglarda, tekrar karşılaşma sonrasında çok eğlendim. İlk kitap daha çok karakterleri tanımak, geçmişlerine, ilk tanışmalarına, daha sonra detaylanacak, açıklanacak olaylara kısa bir bakış atmak gibiydi. Seride ilerledikçe başındaki hızlı girişin yerini bambaşka bir şeye bıraktığını fark ettim.

Benim için seri özellikle 2. kitap olan Sina-Çatışma’da başladı. Bu kitapla karakterlerin içinde yaşadığı korkuları, duyguları, istekleri daha iyi anladım. Hepsinin bakış açısından, olayları farklı yönlerden değerlendirme şansı buldum. Bir dönüm noktasından sonra hikayenin seyri bambaşka yerlere giderken, gözümde yaş kalmadı. O bölümleri okumadım, yaşadım sanki. 2. kitap sonundan sonra 3. kitaba, Sina-Ebediyet’e nasıl başladım ve 200 sayfa stres, gerilim, hüzün, kalp kırıklığıyla nasıl geçti, anlamadım.

Her ne kadar karakterlerin hepsini çok sevsem de gönlümün yıldızı tabii ki Sina’ydı. Sina, her şeyiyle; hatasıyla, doğrusuyla, güzelliğiyle, zekasıyla, kırılganlığıyla, sevdiklerini korurkenki saldırganlığıyla, kusurlarıyla oluşan kusursuzluğuyla çok çok sevdiğim bir karakter oldu. Bütün çelişkilerini, korkularını, isyanını, vazgeçmişliğini onunla birlikte yaşadım. Bazı yerlerde öyle kırılgan, öyle savunmasızdı ki Sina yerine kitaba sarıldım🥺🥺

Karan, benim normalde pek seveceğim bir erkek karakter değildi. Anka’da tanıştığım ilk seferinde ‘ne çok küfür ediyor, ben bu adamın kitabını okumam’ dedim. Anka’nın sonlarına doğru bütün dediklerimi yuttum ve Karan’ı merak etmeye başladım. Kendi kitabında ise bazen ters gelen davranışlarına, bozuk ağzına, hatalarına rağmen çok sevdim. Hatta sanırım en çok hatalarıyla, bozuk ağzıyla, ısrarcılığıyla, küstahlığıyla, bazen yüzsüzlüğüyle sevdim. Öyle kusurlu, hasarlı, yaralıydı ki Karan’ı sevmemek, içindeki çocuğun başını okşama isteği duymadan okumak çok zordu😍😍

İber ve Özge, hem mantıklarının hem kalplerinin sesiyle bu kitabın yıldızlarındandı. İber’in yaptıklarını, söylediklerini, yaşadıklarını, Karan’la ilişkisini sürekli nemli gözlerle okudum. Bir yerde İber’in çekincesi ve Karan’ın hevesini okurken hem ağladım, hem güldüm. Yaşından olgun laflarıyla, büyüklerden daha iyi olan empati ve gözlem yeteneğiyle aşık olduğum bir karakterdi. Özge ise, Sina’yı anlamamda, yaptığı hatanın ve yaşadıklarının sebeplerini objektif görmemde klavuz gibiydi. Ağzından çıkan her sözü bilge bir kişiliğin tecrübelerini dinliyormuş gibi okudum. Sina ile ilgili her sözünde, her tespitinde, her cümlesinde çok güzel yerlere dokundu. Kendi yaşadıkları ve geldiği noktayla da kendisine hayran bıraktı.

Bazı kitaplarda çok aksiyon olmaz, gizemler, meraklar havada uçuşmaz. Ama basit, sade anlatımıyla duyguya doyurur, içinizi sıcacık yapar, hem güldürür, hem ağlatır. Bence bu kitap da öyleydi. Yazarın tarzının en büyük özelliği, duygular ve karakterlerdi. Karakter dinamikleri, ilişkileri, diyalogları çok güzel, samimi, gerçekti. Aile, arkadaşlık ilişkileri de Sina&Karan aşkı kadar ön plandaydı. Alttan alta verilen mesajlar çok güzel, anlamlıydı. Toplum tarafından bugüne kadar dayatılan bir sürü düşünce kalıbını, Sina ve Karan -ki özellikle Karan- yerle bir etti. Bunu da içime işleyen bir sürü zorluğa göğüs gererek, bir sürü hata yaparak, bir sürü engeli aşarak yaptılar. Duygusuyla, karakterleriyle, verdiği mesajlarıyla; sıcak, samimi ve gerçek bir hikaye okudum. Bittiğindeyse, güzel bir kitap okumanın mutluluğuyla, güzel bir seriyi bitirmenin hüznünü ve bu durumun çelişkisini sonuna kadar yaşadım.

Aslıhan Doğa’nın kitaplarında en çok sevdiğim şey duyguları yaşatması sanırım. Ondan sonra uzuuuuuuuuuunnnn epilogları😁😍 Bazı kitaplarda karakterler birlikte o kadar çok şey yaşarsınız ki sonunda doya doya mutlu olduklarını; kötü günleri kadar, iyi, hatta sıradan huzurlu günlerini de okumak istersiniz. İşte yazarın epilogları bu yüzden bana ilaç gibi geliyor. 3 kitap boyunca güldüğüm, ağladığım, biraz daha ağladığım, sonra yine ağladığım🤭 karakterlerin, mutlu, huzurlu, dingin, eğlenceli zamanlarını dolu dolu okumak, seri sonunda inanılmaz bir ‘doymuşluk’ hissi yarattı benim için.

Seriyle ilgili tek keşkem, Sina’nın, Anka’da dikkatimi çekmesine neden olan hacker kimliğini yeteri kadar okumamaktı. Sina öyle donanımlı, akıllı, pratik bir karakter ki işiyle ilgili biraz daha aksiyon, detay ya da olay bekledim açıkçası. Özellikle ilk kitapta, bu durumla ilgili 1-2 ufak ekleme çok güzel olurdu.

Sina’yı çoook sevdim. Ama Anka kuşum hâlâ ilk gözağrım, ilk aşkım, ilk kalp kırıklığım gibi. 5 kitaplık serinin basımı tamamlandığı an, hepsini alıp tekrar okumak için sabırsızlanıyorum. Çünkü resmen karakterlerini, şömineli odasını özledim🥺😍

Sina, Bukalemun ve Anka, bulunduğu platformda çok kişi tarafından okunmuş, bilinen hikayelermiş. Ben, yazarın kalemiyle tanışmak için hem çok geç kalmış, hem tam zamanında bulmuş gibi hissediyorum. Bu kadar yaşayarak okuduğum, karakterleri arkadaşım gibi benimsediğim iki hikaye okudum, çok mutluyum. Bu saatten sonra her kitabını çıktığı gibi alıp mutlaka okuyacağım. Sıradaki delirmem, Sina’yı bir süre sindirdikren sonra, Bukalemun’la olacak muhtemelen. Anka ilk gözağrım, Sina kalp yaram. Bakalım Bukalemun ne olacak😃😃






Profile Image for Zeynep Dilara.
887 reviews
August 17, 2022
delibaş karan ve beton hanım sina için devam edeceğim, geri kalanlar yok hülyaymış yok taylanmış beni hiç alakadar etmez.
Profile Image for Gözde.
752 reviews40 followers
August 2, 2020
Yazarı ve yazı tarzını çok beğeniyorum. Alaz ve Yaman onu ilk tanıdığım Wattpad hikayesidir, hep favorim olarak kalacak. Sina ve Anka’yı tam anlamı ile okuma fırsatım olmamıştı. Sina çok güzel, diğer iki kitaptan da aynı şekilde keyif alacağıma yer yer kahkaha krizlerine girip eş zamanlı olarak tırnaklarımı yiyeceğime eminim. Ancak Alaz ve Yaman ile yani Bukalemun’la Sina’yı karşılaştırmadan edemiyorum. Bence Bukalemun daha travmatik ve evet olay örgüsü farklı ancak karakterler aynı! Mesela Alaz ve Sina bence aynı, Yaman ve Karan aynı. Yan karakterler Alaz’ın tabiki beraber büyüdüğü kız arkadaşları yok ama yine herkes birbiri ile sevgili mesela. Taylan ve Hülya’ya hem sevdim hem sevmedim. Nedense Bukalemun’da bu kadar batmamıştı bana her yan karakterin birbiri ile olmaya başlaması. Belki çok daha aile düzeni var diye batmadı belkide yazardan okuduğum ilk roman diye. Sina daha küfürlü daha fazla sevişme sahnesi var. Daha modern kesinlikle. Şimdi hiç Karan’ın davranışları kadınları haksızlık diyemeyeceğim. Fictional olduğu bilinci ile hareket etmeye çalışıyorum genelde, özellikle karakterlerle bu kadar bağ kurduysam. Resmen her hareketini justify edebilecek durumdayım. Yaman’da da aynı durumdaydı. Olay örgüsünü sevdim kesinlikle. Karakterler çok relatable’dı. Herkesi okurken kendimden veya çevremden bir şey buldum. En sevdiğim yan karakter İbo oldu.

Ancak bence çok Wattpad kalmış kitap, yazar nasıl bir ileri seviyeye taşıyabilirdi kitabı diye düşündüm ancak cevabı bulamadım. En büyük eleştirim kitapta hep aynı şeylerin olması aslında. Muhtelemen eğer Wattpad’de her hafta bir bölüm okusam böyle gelmezdi ama şimdi düşününcü çok tekrara düşüldüğü kanısındayım. Mesela Karan Sina ile nasılsa Taylan ve Hülya’da aynı şekilde devam etti. Evet olaylar farklı ama konuşmalar bile çok aynı geldi bana. Sanki herkes aynı karaktermiş gibi, aynı şeyleri yaşıyormuş gibi. Sevişmeler bile çok aynı geldi. O yüzden yan karakterlerden birinin evli olması güzel bir dokunuş olmuş. Yoksa cidden Sahra’da Karan’ın bir tanıdığı ile olsa falan büyük hayal kırıklığına uğrardım. Bunun yanı sıra kitapta her şey çok hızlı gelişiyor. Evet 1 yıllık bir kayıp var ama sonrasında olanlar çok çok hızlı yaşanıyor. Kitap neredeyse 600 sayfa evet ve 2 tane daha kitap söz konusu. Karan ve Sina veya Taylan ve Hülya çifti bu kadar çabuk olmalı mıydı bilemiyorum. En azından Taylan ve Hülya için ikinci kitaba kadar flörtleşme devam edebilirdi belki.

Kitap çok güzel yerde bitti. Son 50 sayfa nasıl geçti anlamadım özellikle. Aksiyon ve gerilim dozundaydı. İlk defa bir ana karakter yan karakterler tarafından durduruldu. Bu da kesinlikle çok hoşuma gitti. Ana karakterlere gelen kısıtlamalar hikayeleri daha gerçekçi yapıyor bence. O yüzden evet hapis bir ihtimal, drone’ları hacklemek büyük risk.

Bukalemun varken Sina’ya 5 vermemeliydim aslında biliyorum. Alaz ve Yaman ile gönül bağım var ve Sina yorumumum %60-70’i eleştiri aslında. Ama çok beğendim kitabı. Kalbim 5 ver diyor ve 5 veriyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ecem.
149 reviews11 followers
July 17, 2021
Sina kitabını yorumlardan dolayı baya merak edip almıştım ama hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Kitapta hoşuma gitmeyen beni irite eden bir çok şey oldu mesela anlatımı sevmedim. Kitabın duygusunu hissedemedim. Ben daha çok kahraman bakış açılı kitaplar okumayı seviyorum çünkü kitabı daha iyi hissedip karakterlerin duygularını daha iyi anlıyorum. Sina’da kitabın içine giremedim maalesef.

Kitapta bir diğer hoşuma gitmeyen şey ise +18 kısımları ve argo. Bir kitapta argo ya da +18 sahneler olabilir, olmalı tabi ki ama dozunda ve yerinde. Kitabın neredeyse yarısında +18 sahne okumak benim hoşuma gitmedi daha fazla konuya odaklı olunmalıydı bence, sürekli seks ön plandaydı ki özellikle bir kitabın girişten itibaren neredeyse 100 sayfasında seks okumak istemem ki bir döngü gibi hep aynı şeyleri okumak rahatsız etti. Yani önce bir konuyu anlayalım, karakterleri tanıyalım falan ama daha başta en serseri kim? Karanmış. Hemen yatalım ama lütfen kabaca konuşmayı bırakmayalım. Sinir bozucuydu. Kitap boyunca karakterlerin konuşma tarzına sinir oldum ve sürekli çelişkili hareketler yapmaları beni uzaklaştırdı. Yani bir sert erkek bir küçük çocuk modu olmaz bir çizgi olmalı. Bu konularda daha fazla yazardım ama neyse.. -_-

Karakterlerin hiçbirine ısınamadım hep bir şeyler eksik geldi bana. Hülya ve Taylan ilişkisi ise Karan ve Sina’nın kopyası gibiydi ve bir ilişkiye bu kadar hızlı giriş nasıl yapılır anlamadım. Kitap bence uzatılmamalıydı tek kitap olmalıydı ve Sina’nın yaşadığının çözümlemesi ile Karan’la aralarındaki duygusal bağ ile gelişen olaylar anlatılabilinirdi ama özlem duygusunun bile birbirlerinin bedenlerine olması hissini veren bir kitap için söyleyebileceğim tek şey sevmediğim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama seriye devam etmeyi düşünmüyorum.

instagram.com/ozgurkitaplar
Profile Image for Neşe.
239 reviews5 followers
October 31, 2022
Bu hikayeyi birkaç sene oldu ya da olmadı okumuştum. O zaman da sevmiştim şimdi kitap olmadan evvel yine okuyayım diyip 2.tura dönünce yine sevdim. Geçen seferki gibi yine Bukalemun serisine düşeceğim çünkü özledim oradaki delileri.

Konu kısaca şöyle. Sina yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle geçirmek zorunda kalacağı ameliyat sonucunda çocuk sahibi olamayacağını öğrenince bir isyan dönemine girer. Normal şartlarda çocuk istemediğini söylese bile bunun kendi tercihi olacağı ile kendini avuturken böyle kesin bir sonuca varılacak olmasını bir türlü kaldıramaz ve ameliyattan önce bir bara gidip en ipe sapa gelmez biriyle -ki kendi deyimiyle en it kimse- birlikte olmaya karar verir. Ve dediğini de yapar. Ertesi gün hiçbir iz bırakmadan kendi hayatına geri döner.

Karan -bardaki en it kişilik- ise o geceyi unutamaz ve 1 sene boyunca adını bile bilmediği Sina'yı 1 yıl boyunca arar. Tabi bu aramalar sırasında abisinden aldığı şartlı destekle bir nevi kendi hayatını düzene bile sokmuştur. Bir gün bir iş ortaklarının oğlunun operasyonu için geçmiş olsuna gittikleri hastanede hiç ummadığı anda karşısında kendi hasmı da olan bir başka ite gözü kara bir şekilde korkusuzca dalıp kavgaya tutuşmuş bir halde Sina'yı görür ve bu andan sonra Sina'yı bulmuşken kaybetmemek için elinden geleni ardına koymaz.

Verilmek istenen mesaj bence sorunlar ne kadar büyük olursa olsun konuşarak bir orta yol bulunacağı oldu. Yok eğer konuşmadan ben fedakarlık yapayım karşı taraf bununla mutlu olsun diye fedakarlık adı altında mutsuzluğa mahkum eden bir bencilliktense kendi mutluluğunu da düşünerek fedakarlık değil de bencillik yapmak daha iyidir.

2022 güncelleme

İsyan - Sina#1 | Aslıhan Doğa

Yıllar önce wattyde okumuştum. Seriyi birde kitap hali nasılmış diye bir daha okuyayım dedim ama bilemedim. Bu ilk kitapta aksiyondan daha fazla +18 sahne okudum diyebilirim. O zamanlar bu kadar rahatsızlık vermiş miydi hatırlamıyorum ama şu an bir tık rahatsız oldum diyebilirim. Neyse ki ilk kitaptaki olayları atlattık da sıra diğer olaylara geldi.

Konumuz kısaca şöyle. Sina rahatsızlığı yüzünden olacağı ameliyat öncesi bekaretini kaybetmeye karar verir. Ve bir bara gidip mekânın en "it" kişisini öğrenir ve onunla birlikte olur. Ancak bu "it" kişi gecenin ardından Sina'ya karşı önlenemez bir takıntı duyar ve sabahına yanında onu bulamayınca onu aramaya başlar. Karan'ın kendi çabaları yetmeyince ağabeyi Taylan'dan yardım ister ve bu yardım karşılığında "it" kişiliği yerini normal bir insana bırakır. Ta ki bir zorunlu hasta sorma ziyareti sırasında Sina'yı görene kadar. Sonrası Sina'nın geçmişten gelip hâlâ da peşini bırakmayan hackerlık kariyerinden kalma kodları için başının belaya girmesi ve onu kurtarmak için verilen çabaları okuyoruz.
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.