Eugène Emmanuel Viollet-le-Duc 19. yüzyılda Rasyonalizmi temel alan kuramsal yazılarıyla modern mimarlığa giden yolu açmıştır.
Bu derlemeye de adını veren 19. Yüzyılda Gotik Üslup Üzerine adlı yazısı Güzel Sanatlar Akademisi ile yaptığı ünlü bir tartışmadır. Mimarlık Ve Üslup başlıklı bölüm, Viollet-le-Duc'un en kapsamlı çalışması olan Dictionnaire raisonné de l'architecture française du XIe au XVIe siècle içindeki Üslup maddesinin tamamıdır. Genç yaşından beri sık sık uzun seyahatlere çıkan mimarın, yaşamı boyunca yaptığı yazışmalardan bir seçkiyi de Mektuplar başlığı altında biraraya getirdik. "Çağımızda, Gotik denilen üslupta bir kilise inşa edilebilir mi, yani Ortaçağ'da, o çağın gerekleri ve inançları çerçevesinde anlam taşıyan bir kilise kopya edilebilir mi?"
"Ne kadar çabalarsanız çabalayın, bu halk bir Roma bazilikasında değil de, bir Gotik kilisede daha iyi evlendiğine, daha iyi vaftiz edildiğine inanacaktır hep."
"...çağımızda, çoğu pek önemli sanat eserinin eksik olan niteliği üsluptur. Üslubun yerini tarz alır; öyle ki çoklukla, hatta sanatçılar arasında bile tarz, üslup sanılır." "Her zamanki gibi sevimli bir insansınız, ama müze müdürüsünüz, dolayısıyla da doğuştan soyguncusunuz: Anıtları yağmalar, alçak-kabartmaları yerlerinden sökersiniz; nihayetinde, size beslediğim hürmet ve dostluk dışında, konumunuzun niteliklerine ve kusurlarına sahipsiniz."
Eugène Emmanuel Viollet-le-Duc was a French architect and theorist, famous for his "restorations" of medieval buildings. Born in Paris, he was as central a figure in the Gothic Revival in France as he was in the public discourse on "honesty" in architecture, which eventually transcended all revival styles, to inform the emerging spirit of Modernism.
"(...) sadece zihin tasarımı olarak sanata ait olan Üsluptan söz edeceğiz. Sadece Sanatın varolması gibi, sadece de Üslup vardır. Üslup nedir öyleyse? Bir sanat eserindeki üslup, bir ilkeye dayalı bir idealin kendini ortaya koymasıdır. Üslup, Kip anlamına da gelebilir; yani bir sanat biçiminin nesneye ait kılınması demek de olabilir. Sanatta Mutlak Üslup ve Göreli Üslup vardır. Mutlak üslup her tür tasarıma hakimdir, Göreli Üslup ise nesnenin amacına göre değişir. Bir kiliseye uygun düşen üslup özel bir konuta uygun düşmez: Göreli üsluptur bu; ama bir evde nesneden bağımsız ve sanatçıya ait bir, daha doğrusu sanatçının üretici olarak kabul ettiği ilkeye dair sanatsal bir dışavurumun (bir tapınak ya da bir kışla gibi) izi görülebilir: İşte Üslup budur."