Farklı sanat çevrelerinden önemli simalarla iç içe bir hayat geçiren Fikret Adil, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte çıktıkları, denizden, gökten, havadan, çam ormanlarından, gün batımlarından, yıldızlardan sarhoş olunan bir Ege-Akdeniz yolcuğunu kendine has üslubu ve keskin gözlem gücüyle anlatıyor.
Adil, Kereme Körfezi’nden Çökertme ve Bodrum’a uzanan geniş bir coğrafyanın tarihi panoramasını sunarken gündelik hayatın zorlukları kadar, edinilen dostlukları da keyifle aktarıyor. Beyaz Yollar Mavi Deniz, alışılagelmiş gezi notlarının aksine doğanın edebiyatla, sanatla olan ilişkisini aksettiren, Adil’in maharetli ve nüktedan çıkarımları, Halikarnas Balıkçısı’nın hikâyeleri ve Eyüboğlu’nun yârenliğiyle kol kola girerek okurunu da yola düşmeye çağıran bir anlatı.
“Yolların büyük, çok büyük kısmı toz içinde bembeyazdı. Fakat deniz mavi idi. Bu sebepten notlarıma Beyaz Yollar Mavi Deniz adını veriyorum.”
Fikret Adil was a journalist, writer and translator who made very important contributions to Turkish literature. He used the abbreviation of his name, Fa as a penname. He worked at magazines, newspapers and a variety of government institutions.
Fikret Adil made his name as a journalist in 1920's and 1930's. During the Second World War he worked at the American News Bureau. He also worked as a translator at the Tass and Stefani Agencies. From 1927 onwards he worked in Hungary, Greece, Italy, Cyprus, Tunisia, Algeria, Morocco, Libya, Egypt, England, India, the Netherlands and Pakistan at different times. He wrote down his impressions about the places he lived, and these were later published.
He published a weekly illustrated art magazine called the "Artist." His first book published in 1931 was on Charlie Chaplin. He interviewed artists who visited Turkey and adapted plays from French which were later performed by the Kent Oyuncuları, the Istanbul City Theatres and the Ankara State Theatre. After his retirement, he devoted all his time to literature. Via the Friends of Art Society, he became a founding member of the PEN Club.
Fikret Adil'in tüm kitaplarını toplayıp okuma kararı verdim. Bu kitabını Mavi Yolculuk tarihi ile ilgili yazmakta olduğum makale için almıştım. Fikret Adil 1956'da Cevat Şakir'le çıktığı mavi yolculuğun gezi notlarını tutmuş. O kadar komik ayrıntılar var ki gülmekten gözlerimden yaş geldi; örneğin İzmir'den Bodrum'a ulaşana kadar bindikleri araçlardan biri de bir cip. Cipin küçüklüğü Cevat Şakir'in uzun boyundan ötürü epeyce kendisini zorlamış. Fikret Adil mola verdikleri bir noktadan tekrar hareket edecekleri zamanı "Cevat Şakir'i katlayıp cipe koyduk" diye yazmış, dakikalarca buna güldüm. Bunun gibi epeyce anı var Cevat Şakir'e dair. Hatta Bodrum'lu Neyzen Tevfik'e dair bir anekdot var ki hatırladıkça bir hafta güleceğim sanırım! Uzun lafın kestirmesi, okunası minicik bir hazine bu kitap.
1930'lar ile 1950'ler arasında İstanbul'un kültür, sanat ve eğlence hayatına ayna tutan yazıları nedeniyle severek okuduğum Fikret Adil'in, bu incecik kitabınını da bir solukta okudum. İstanbul'dan karayoluyla İzmir'e, sonra Bodrum'a yaptığı gezilerin anlatıldığı bu kitapta karşımıza çok hoş iki konuk da çıkıyor: en az Fikret Adil kadar sevdiğim Halikarnas Balıkçısı ve Sebahattin Eyüpoğlu. Ege âşığı olarak bilinen bu iki yazarımızla Bodrum'a yapılan bir gezinin nasıl eğlenceli geçtiğini siz de tahmin edebilirsiniz.
Bu kitap daha önce İletişim Yayınları'ndan bir başka kitabıyla birleştirilerek "Mavi Yollar Beyaz Deniz - Deli Saraylı" adıyla basılmıştı. Acaba Sel Yayınları Deli Saraylı kitabını da ayrıca basacak mı...
Fikret Adil yaşadığı dönemin entelektüellerinden biri. Kitabın girişinde zamanında Andre Malraux, Tennessee Williams başta olmak üzere dünyaca ünlü yazarların İstanbul’a geldiklerinde aradıkları ilk isim olduğu bilgisi yer alıyor. Hiç bilgim olmadığı için ilginç geldi bana.
Beyaz Yollar Mavi Deniz bir yolculuk hikayesi ve gezi kitabı gibi. Fikret Adil’in muzip dili Cevat Şakir ve Sabahattin Eyüpoğlu ile birlikte başlarından geçen olayları daha da eğlenceli kılmış. Yazar İstanbul’dan Bodrum’a doğru yola çıkışı ile başlıyor. Yolculuktaki ve tatildeki keyifli anıların ardından İstanbul’a geri dönüyor. Zamanın Bodrum’unun sakinliği, ulaşımın kısıtlı olması okuyunca şaşırtıyor. Kısa sürede okunacak keyifli bir kitap. Ayrıca güzel kitap isimleri listesi yapılsa bu kitap kesinlikle olmalı o listede.
1956 yılına ait bir gezinin kitabı. Fikret Adil anlatımı geziyi renkli bir okumaya bürümüş. Elimdeki kitap 1959 yıl baskısı. Önce İzmir, daha sonra da Bodrum'a gerçekleşen gezilerin yol maceraları, duraklama anıları ve tabi ki en çok Bodrum'da yaşananlar. Yaşananlar derken öyle maceralı günler geçmiş değil. Fakat o dönemin (50'li yılların ortası) yolculuk imkanları ve yine o dönemin Bodrum'una yönelik yazarın aktarma tarzındaki açık, anlaşılır ve sıkmayan dil kitabı okurken seyirlik moda sokuyor insanı. Bodrum seyahatinde eşlikçisinin Halikarnas Balıkçısı olarak bildiğimiz Cevat Şakir Kabaağaçlı olması da enteresan kılıyor durumu. Sürgün niyetine yıllarını geçirdiği Bodrum'a Fikret Adil ile birlikte giderkenki heyecanı, özlemi, Bodrum'a adım attıkları an itibariyle bildiği detayları yol arkadaşıyla paylaşması, vb.. Hatta sayfalardan birinde, Bodrum'a geldikten kısa bir süre sonra "halk Cevat Şakir'in geldiğini haber almış" türünde bir cümle de geçiyor ki, Halikarnas Balıkçısı'nın da Bodrum halkı tarafından ne kadar sevildiğini yansıtıyor. Fikret Adil, yaşadığı dönemin aydını mıydı bundan emin değilim ama entelektüeliydi diyebilirim rahatlıkla. Gezi boyunca arkeolojik kalıntılar, tarihi detaylarla ilgili bilgi ve duyarlılığını satırlara dökmüş. Bodrum seyahati bitip yine İzmir aktarmalı olarak eve dönüş zamanı, Bodrum'dan İzmir'e sadece haftada 2 gün otobüs seferinin olduğunu bilmek, günümüz seyahat trafiğini göz önünde tutunca epey enteresan kaçıyor.
Fikret Adil'in bu kitabı, Halikarnas Balıkçısı'nın Mavi Sürgün'ünün küçük bir fragmanı gibi. Kitabı okurken İzmir'den İstanbul'a olan erken dönem uçak yolculukları hakkında fikir sahibi olmak, bugün rotada olmayan Balıkesir köyleri hakkında bir şeyler öğrenmek beni mutlu etmişti. Fikret Adil'in Halikarnas Balıkçısı'nın engin bilgisini övmesi, Halikarnas Balıçısı'nın yemek bulamadıkları bir gece Milas'ta bir yürüyüşe çıkıp yiyecek bir şeyler bulup gelecek kadar Ege'ye hakim olması, Gökbel Geçidi'ndeki kayalar, neredeyse günümüzde popüler olan Gümüşkesen Anıtı hakkında ta o zamandan bilgi vermesi bende hayranlık uyandıran tarafları oldu kitabın. Kitabın Mavi Yolculuk kısmında anlatılan Paluko'nun torunlarının hala Bodrum'da yatçılık yapıyor olması da kendi keşiflerimden. Bodrum Nostaljisi yaşayan herkese önereceğim çok güzel bir kitap.