Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hayal Otel

Rate this book
Hayal Otel, Feryal ile İsmet’in açılışını yaza yetiştirmeye çalıştıkları on iki odalı bir otel. Otelde her odanın bir adı var: Kaktüs, Ardıç, Begonvil, Kızılağaç, Şimşir, Lavanta, Menekşe, Funda, Çınar, Limon, Okaliptüs, Papatya. Öykülere de adını veren bu odalarda, bir gönül kırıklığıyla içine kapanmış, varlıkları yokluklarına karışmış, kıyıya vurmuş insanlar kalıyor. Burada her şey mevsim dışı, zaman dışı, toplum dışı.

Hayal Otel ’de B. Nihan Eren, gönülleri kararmış, umutsuz insanları bekleyen afeti, bir kasırgayı umudun simgesine dönüştürüyor. Bir kıyı kasabasının dışında, henüz tabelası bile asılmamış bir otelde birikmiş öfkeyi, kötülüğü, ihaneti düşsel bir anlatımla dile getiriyor.

“Unutuş ve pişmanlık. Arabalar devrik, kargalar yenik, hayat bitik. Adım atsan önüne çıkacak köpekler ve kediler orada burada ıslak, kanlı ve sert yatıyor. Hani ölmek gizlenirdi.”

92 pages, Paperback

First published March 1, 2020

4 people are currently reading
78 people want to read

About the author

B. Nihan Eren

4 books24 followers
1981'de Tekirdağ'da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Tv Bölümünü bitirdi. Yeditepe Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Edebiyat alanında yüksek lisans yaptı ve burada araştırma görevlisi olarak çalıştı. Halen, Marmara Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri'nde doktora çalışmasına devam ediyor ve senaryo yazarlığı yapıyor.
Öyküleri Adam Öykü, Notos ve Kitap-lık dergilerinde yayımlandı.
Yavaş 2008
Kör Pencerede Uyuyan 2015

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
17 (18%)
4 stars
33 (35%)
3 stars
35 (37%)
2 stars
6 (6%)
1 star
3 (3%)
Displaying 1 - 17 of 17 reviews
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews196 followers
May 14, 2021
Her ne kadar bir öykü kitabı olsa da benim gönlümde açık ara bir roman 'Hayal Otel'.
Allah 'ım ne kadar da geç kalmışım okumak için. Çok çok güzel. Bir kere her bir bölüm(ya da öykü diyebiliriz) ismiyle müsemma çiçek isimlerine sahip. Konular, duygular ve bittabi karakterleri bu çiçek ismine bağlamak ve yekpare olarak hepsini nakış gibi işlemek nasıl bir şahaneliktir?!

Garanti ediyorum, okurken kendinizi otelin odalarında hissedecek ve burnunuza sürekli odaların isimlerini taşıyan çiçeklerin kokuları gelecek. İçinizde bir yere çok çok dokunacak.

Öykü sevmeyenler kitabın kapağında öykü yazıyor diye vazgeçmeyin lütfen, bu kitaba bir şans verin..

Keyifli okumalar.

#readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #2021okumalarım #okuryorumu #kitaptavsiyesi #neokudum #yapıkrediyayınları #yapıkredikültür #bnihaneren #hayalotel #çağdaştürkedebiyatı
Profile Image for Leylak Dalı.
636 reviews154 followers
March 13, 2020
Nihan Eren birbirinden güzel öyküler yazmış yine. "Kör Pencerede uyuyan" ile tanıyıp sevmiştim tarzını, "Yavaş" ile pekiştirdim. "Hayal Otel" tam da şu belirsizlik ve huzursuzluk zamanlarında ilaç gibi geldi. Birbiriyle bağlantılı, bitki adları taşıyon 12 güzel öyküyü okumalısınız...
Profile Image for Selma Pirim.
149 reviews5 followers
August 10, 2024
hem film gibi hem de hayattan bir kesit gibi. çok sevdim🩵
Profile Image for Sevim Tezel Aydın.
817 reviews55 followers
September 17, 2024
Hayal Otel birbiriyle bağlantılı on iki öyküden oluşuyor, esasen bir kısa roman bile diyebiliriz.
Feryal ile İsmet'in açılışını yaza yetiştirmeye çalıştıkları, odalarına çiçek isimleri verdikleri otellerine yolu düşenleri anlatıyor öyküler. Karakterlerin ortak noktası ise sürdürmekte oldukları hayattan kaçarken kendilerini Hayal Otel'de ve bir fırtınanın ortasında bulmaları. Bu soluklanma ve geçiş noktasında kendilerini, geçmişlerini sorgulayan, birilerinden ya da bir şeylerden kaçan, yollarını belirlemeye çalışan, hayat karşısında bocalayan insanların öykülerini sevdim. Bana geç de olsa yanlıştan dönmenin, sıkışmışlıktan kurtulmak için atılan adımların, umudun ve beraberinde getirdiği sonsuz ihtimallerin gücünü hatırlattılar…
İlk defa okuduğum Nihan Eren'in anlatımı önce bana uzak geldi, ama sayfalar ilerledikçe kısa, kesik cümlelerine alıştım, kendisini atmosfer yaratmada başarılı buldum. Fırtınanın beraberinde getirdiği sarsıntı ve her bir karakter üzerindeki yansımaları ayrıca hoşuma gitti. Diğer eserlerini de okumak istiyorum...
Profile Image for Nurbahar Usta.
216 reviews88 followers
December 24, 2020
Dün akşam, elimdeki büyük ve yoğun okumalara ara olsun diye yatmadan önce elim gitti bu kitaba. Daha ilk sayfalardan kasvetli, yalnız ve hüzünlü havasına girilebiliyor ve kısacık bu okumadan sonra kolay kolay da geçmiyor bu duygular.
Öykü ve roman olma arasında sıkışıp kalmışlık, karakterlerin de kendi iki hayatları arasında sıkışıp kalmışlıklarıyla çok güzel örtüşüyor.
Fakat benim okuma seyrime ket vuran, beni yavaşlatan, akışı bölen şey kitabın yazım dili oldu. Çok kısa, yüklemsiz, yarım, tek kelimelik cümleleri peşpeşe okumakta çok zorlanıyorum ben. Bu tabi ki çok kişisel bir deneyim, böyle bir dil kullanma tercihi belki kitabın temasına çok uygundur, ama ben bir türlü kapılamadım akışına.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, bir ara diğerlerine de göz atmak isterim.
Profile Image for Özgür Balmumcu.
255 reviews83 followers
August 1, 2020
Nihan Eren'li günlerim şimdilik son buldu. Eserlerini peşi sıra okudum. Metinlerindeki gelişimi, anlatısındaki değişimi kendimce gözlemledim. Artık iyice öyküden kısa romana evrilen tarzını kanıksadım. Ortaya koyduğu eserler arasında en çok beğendiğim de bu kitabı, son çıkan kitabı oldu. Bir önceki kitabında şekillenen, bu kitabında da iyice belirginleşen birbirine bağlı öyküler, aynı zamanda bir roman atmosferi de yaratmakta artık iyice. Bu ikili etki okur açısından ayrıca keyifli. Yazarın kısalan cümlelerle yarattığı etki, kaleminin olgunlaşma sürecinin bir sonucu. Karakterlerin korkuları atmosferi yerli yerinde besliyor. İmalar okuyucunun zihninde kendince tamamlanıyor. Bazı şeylerin altını çizmemek, okura hareket alanı açmak esere pozitif katkı sağlıyor.
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews595 followers
March 26, 2020
Begonvilden şimşire, kızılağaçtan lavantaya.. Birbirini takip eden; belki de birbirlerinin gölgesi olan öyküler.
Hani sabah erken kalktığınızda hafif bir ürperti gelir ve ardından gün ışır. Siz de ısınırsınız. Öyle dingin. Zaten içinde bu kadar güzel kokulu isimleri barındıran bir kitap nasıl dokunmaz ki okura?

Profile Image for Nazan.
8 reviews
April 6, 2021
Hayal Otel isimli kitap öykü olarak tanımlanmış olsa da kısa roman olarak tanımlanması daha doğru olur. İçindeki öyküler birbiriyle bağlantılı. İlk bölümlerde çok gerçekçi bir anlatım varken son bölümlerde büyülü bir gerçekliğe geçiş var. Bence konunun biraz daha uzatılması gerekiyordu. Sanki yazar sıkılmış ve aniden romanını sonlandırmış gibi bir izlenime kapıldım. Olabilir kitabın adı da “ hayal otel” zaten.
Ne yazık ki son zamanlarda yayımlanan Türkçe roman ve öykülerin çoğunda olduğu gibi bu kitapta da anlatım, cümle bozuklukları, gereksiz benzetmeler oldukça çok yer almaktadır. Örnek:
Sayfa 36: “Ahmet’in makası merdivende bulduğunda işi gereği kendisine bir mesaj verilmiş olabileceğini düşünmesinde, rasyonel yanının ve netlik karşısında bocalayan dolaylı düşünme tarzının karmaşık bileşimi vardı” Bir insan hem akılcı düşünecek hem de kesinlik karşısında bocalayacak hemde dolaylı bir düşünme tarzı olacak. Olabilir mi? Bütün bu laflar gereksiz bir laf salatası olmuş!
Güzel bir Türkçe değil! Ve bunlardan çok var bu kitapta!
Kısa cümleler ve cümle sonlarının tekrarı. Bu tarzı beğenmedim. Noktalama işaretleri önemsenmemiş.
Sayfa 41: “Karanlık bir tünel. Işıksız”
“Kopuş. Acı bir sıyrılma”
Sayfa 52: “Dünya eksiksiz bir tamlığa ulaşmıştı.Artık ne gelse tamamdı. (Anlam bozukluğu)
Yer yerinden mi oynayacak? Oynasın.
............

Denizler mi kayacak? Kaysın”



Profile Image for Elif.
146 reviews11 followers
December 25, 2021
Birbirini tamamlayan hikayelerden oluşan öykü kitaplarını seviyorum. Hayal Otel aslında öyküden çok roman gibi, otelin odalarının isimlerinden oluşan bölümler birbirinin devamı niteliğinde.
Eğer çok fazla kısa cümle kullanılmasa, karakterlerin gizem perdesi biraz aralansa kitabı daha çok beğenirdim. Türk yazarlarda tek kelimeden cümle kurma akımı nereden geldi bilmiyorum ama çok sık kullanıldığında beni rahatsız ediyor.
16 reviews3 followers
April 1, 2022
Henüz açılışı yapılmamış olan Hayal Otel 'in konukları, kasırga öncesi, mutsuzluklarından, eşlerinden, ailelerinden kaçarak otele sığınırlar.Geçmişlerini geride bırakarak yeni bir hayata başlama istekleri metinde sık sık dile getiriliyor.
Alıntı
"Geçmişte olanlardan kaçarak gelmişlerdi.Üstünü çizdikleri hayatı hiç yaşanmamış sayarak baştan başlayarak."
"Bir nokta koydular onlar.Büyük harfle yeniden başladılar."

Hayal Otel 'in 12 odası isimlerini bitkilerden alıyor.Metinde doğa, karakterlerin hikayelerine eşlik ediyor.Otelin bulunduğu koyun bitki
Örtüsü,bahçedeki bitkiler, kasırga vb.
Alıntı
"Dallar çıtırdıyor,eğiliyor,aşağılarda köpekler uluyor,sessizlik denilen ürkütücü gürültü yokuşu çepeçevre sarıyordu."

Konuklar gösterdiklerinden farklı kişiler,gizemli davranışları ile kendilerini saklıyorlar.
Alıntı
"Şurada oturmuş da başına geleni sakince karşılayan,birlikte akıbetini bekleyen ve susan herkes.Başka birisi."
"Her zaman kendisiyle dolu yaşamaya alışmış kör Doruk'un, dışarıdaki ıssız toplanmayı fark edememiş olmasının nedeni, evli oldukları süre boyunca Gülnur'un ruhuna kör kalmasıyla aynıydı.Onda yaşamı bütünlüklü kucaklama becerisi eksikti."

B.Nihan Eren 'in Yavaş ve Kör Pencerede Uyuyan kitaplarını daha önce okumuştum, Hayal Otel in kurgusunu da çok beğendim.Öykü kitabı olarak yazılmış ama roman tadında okudum.
Profile Image for Elif Aybaş.
28 reviews
December 29, 2022
Pek beğenmedim maalesef, karakter yaratımı inanılmaz aceleci ve çoğunlukla aforizmik cümlelere yaslanıyor. Mesela şu tip aşırı vurgulu, kör göze parmak cümleler çok sık ve genelde kısa cümleli anlatımın arasında hepten sırıtıyor :
"Rüzgâr, evlerin ahşap panjurlarını duvara bir iki çarpıp çekildi. Ardında devrilmiş tenekelerle kırılmış dallar ve köşelere sinmiş kediler bıraktı. Bir de tabii, korkuyu.
Kasabanın damlarında uzun süre kalkmayacak bir endişe vardı."
"Halbuki hep Feryal’in kendine bir yer bırakmamasından yakınmıştı. Şu ufak tefek kadının bütün hayatlarını olanca ağırlığıyla boylu boyunca kaplamasından."
"Buralara fırlatılıp gelerek. Olan malı mülkü bir otel için buralara yığarak. Geçmişte olanlardan kaçarak. Gelmişlerdi. Üstünü çizdikleri hayatı hiç yaşanmamış sayarak. Baştan başlayarak."
Akla geliveren, pek de hoş olabilecek fikirler öylece sıralanmış gibi. anlatım üzerine pek düşünülmemiş sanki. hikayelerle karakterler arasındaki geçişler çok sert,mesela karşılaşmalar çok şiddetli ve büyük. Hiç azırlık yok, hep büyük laflar,yukarıdaki denli büyük ifadeler en az sayfada bir beliriyor,ki bazen daha da fazla,çok domine ediyor anlatıyı. Gözlem gözlem gözlem ama kurmaca işciliği hiç yok. O yüzden atmosfer de karakterler de kağıttan duruyor. Başlığın puslu çağrışımı da yetmiyor üstünü örtmeye bu kurmaca acemiliğinin.
Profile Image for Serkan Murat Kırıkcı.
93 reviews7 followers
May 30, 2020
açılmak üzere olan bir otel, umutsuz misafirlerin dünyaları... birikmiş öfkeleri, kararmış gönülleri, ihanetler, kötülükler ve beklenen bir afet, bir kasırga... zaman dışı, toplum dışı bir izole ortam ve insan-doğa ilişkilerine dair izler... Nihan Eren üçüncü öykü toplamında yine şahane bir atmosfer yaratmış ve her odasına bir çiçeğin adını verdiği otelde dolaştırıyor okurunu. roman gibi ördüğü öyküleri şahane son öyküyle bağlıyor birbirine. umutsuzluğun içinde umudu arıyor ve her şeyin içinin dolması lazımdı diyor. lazım mı? ekleyin listelerinize, ıskalamayın derim...
Profile Image for aslında yokuz.
132 reviews3 followers
September 26, 2020
Yazar, insan psikolojisinden çok iyi anlıyor. Yazarın en çok dikkatimi çeken ve en beğendiğim yanı bu oldu. Karakterlerin ruh hallerini yansıtmada oldukça başarılı. Üstelik, bunu yaparken dili de nefis kullanıyor; yaptığı benzetmeler ve betimlemeler, yazarın hayal gücünü de ortaya koyarak ayrı bir keyif veriyor. Belli ki, sözcükler tek tek özenle seçilmiş. Sözcük seçiminde tekrara düştüğü (bkz. kıyıcı, eselekli, ufarak -bu kelimeler pek yaygın olmadığından iyice göze çarpıyor) veya sözcük seçiminin biraz yersiz durduğu yerler de olmuş ama bu, yazarın diliyle verdiği ekstra zevki bozmayacak kadar nadir.

Sözcüklerin büyüsüne mi kapıldım? Altı çizilesi cümleler mi var? Evet ama belli ki, bu cümleler "veciz söz" olsun diye kurulmamış. Hepsi derinlikli karakter çözümlemelerine veya anların yansıtılmasına hizmet ediyor. Fazlalık değil. Aynı anda hem veciz söz olabilecek kadar etkileyici cümleler kurmak, hem de bu kadar etkileyici cümlelerin içini doldurarak derin ifadelere dönüştürmek, yazarın dil ustalığının ve yazma sürecindeki titizliğinin bir göstergesi.

"Menekşe" bölümünde "arzuyu", "Limon" bölümünde "annesizliği", "Çınar" bölümünde "felaketi" gerçekten hissettim. Duyguları böylesine geçirebilmek için, insan psikolojisinden anlamanın ve dili iyi kullanmanın ötesinde bir şey şart. Sanırım bu da hakiki bir yazarlık kumaşı oluyor.

Ancak, bu bir öykü kitabı değil, çünkü herhangi bir öyküden başlarsanız, o öyküde anlatılanı anlayamazsınız. Okurun bir öyküyü anlaması, önceki öyküleri okumuş olmasına bağlı. Bu kitap, uzun bir öykü veya kısa bir roman olarak nitelendirilebilir. Öyküden (durum veya olay öyküsü, fark etmez) anladığım şey bu değil. Ben bu kitabı daha çok bir roman olarak okudum. Öykü ve roman arasında sınırları zorlamak veya sınırların belirsizliğine dikkat çekmek mi istemiş yazar, bilemiyorum. Bu muğlaklık nedeniyle, kurgusal yanıyla ilgili çok bir şey yazamıyorum.
18 reviews
April 3, 2020
Diyalogların bir keresinde "Bence roman ve öykü diye bir tür ayrımına girmemeliyiz, bunlara anlatı demeliyiz," demişti Ayfer Tunç. .

Hayal Otel bir öykü kitabı olarak tanımlanmışsa da, içinde 12 ayrı hikaye var olmuşsa da, size canınız istediğinde herhangi bir tanesini açıp okuma özgürlüğünü vaat etmiyor. Her şeyin bir düzen içinde olduğunu ve akışın devam ettiğini; bazı şeylerin müdaheleye açık olmadığını kibar bir tavırla hissettiriyor. Çünkü hayat bir çaba.
.

Süslü püslü, kendi uzun içi boş cümleleri yok Hayal Otel'in. Anlatılanlar o anda bir kahramanın ağzından çıkıyorsa hele, kısacık iki - üç ve/ya tek kelimelik cümleler okuyoruz. Bu olanları bize bir başkası aktarıyorsa biraz daha uzuyor bu cümleler. Dile kolay akıllara zarar yaşananlar belli ki.
.

Ötekilerin kaçtığı bir yer Hayal Otel ya da yollarının kesiştiği. Bazı geceler çok şiddetli fırtına oluyor bizim burada, en üst katta oturduğumuzdan olsa gerek, çatıdaki tüm ses eve geliyor o zamanlar, izin istemeden. O yüzden, o kasırga akşamının tek hakiminin neden ve nasıl sadece "ses" olduğunu çok iyi hissettim. Hatalar yapacağız velhasıl, doğrularımız da olacak. Biz yapacağız kasırgalar yıkacak, yine yapacağız, usanır gibi olacağız da yine de yapacağız. Yeter ki boş kalmasın sayfalar. Kaktüsü de sevecegiz, dikenini kimseye batırmadan. İnadını da seveceğiz insanın, papatya gibidir diyeceğiz. Anne olan kadını da, olmak istemeyeni de seveceğiz. İnsan olmak büyük meşgale. Öğreneceğiz.
134 reviews4 followers
November 30, 2021
İnsanın geçmişinden kaçması ne kadar mümkün olabilir? Geçmişten kaçarken kendimizle olan hesaplaşma korkusundan da kaçmıyor muyuz aslında?

Feryal ve İsmet'in yeni bir kimlik arayışında koşarken inşa etmeye başladıkları "Hayal Otel" zamansız gelen müşterilerle zamanından önce hayat bulur.

On iki odadan oluşan otelin her bir odası çiçek adlarıyla süslenmiştir. Odalara verilen isimler üzerinden misafirlerin yersiz yurtsuzluğunun sebepleri anlatılacak ve dönüşüm içindeki misafirler kendileriyle hesaplaşma içerisine gireceklerdir.

Nihan Eren'in yaratmış olduğu mekanın karakterlere bir sığınak noktası olarak sunulması onların yaşamış olduğu kimlik bunalımlarını tasvir etmekte işimizi kolaylaştıran en önemli unsur olmuş.

Rüzgarın ve kasırganın belirleyici motif olarak hikayelerde çizmiş olduğu yön, kitaptan alınan tadı daha bir dimağlarımıza yayıyor.

Kısa cümlelere alışık olmayan okurların sabretme sınırlarını zorlayan bir kitap olduğunu da söylemek zorundayım. Duygu durumlarındaki değişimleri yansıtma açısından en kabul edilebilir tercih olarak bakmak gerek belki de.

İyi okumalar...
Profile Image for Derin Çerkesoğlu.
1 review
June 9, 2024
Öncelikle neden türünün öykü kitabı olarak seçildiğini anlayamıyorum çünkü öyküler birbirinin devamı ve kitap bir bütün halinde bir roman. Fakat bu bir negatif eleştiri değil. Benim için en etkileyici kısım diliydi, çok uzun zamandır belki de Türkçe olarak bu kadar iyi tasvir edilmiş duygular ve durumlar okumamıştım. Kelimeler çok özenli seçilmiş ve serpiştirilmişti. Bazı cümlelerin durup düşündürdüğü duyguları uyandırdığı sıkça oluyordu
Profile Image for Erden Tunç.
73 reviews
August 19, 2020
Yazarın dilini beğendim ama hikayede karakter geçişleri çok belirgin olmadığı yerler var. Bir kişiden diğerine atlıyor ama belirsiz. Bir de şu gereksiz kelime tekrarları! Neden böyle bir şeye gerek duydun acaba?
Displaying 1 - 17 of 17 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.