Kimler gelip geçmedi ki Pera’dan... Yüzlerce yıllık tarihinin kalın perdesi ardında ne hikâyeler, ne anılar ve ne büyük sırlar gizli aslında.
• Aya Triada Kilisesi’nin mimarı Vasilaki İoannidis, azınlık ibadethanelerinde kubbe yasağının kalkmasından sonra neden en görkemli kiliseyi Pera’ya inşa etti? • Melek Sineması’nın yer göstericisiyken Türkiye’nin ilk güzeli seçilen Araksi Çetinyan, sinema artisti olmak için Amerika’ya gönderilecekken başına ne geldi? • Büyük Beyoğlu yangınında yok olan İmparatorluk Operası’nın sahne perdeleri İstanbul’un neresinde ortaya çıktı? • Tokatlıyan Oteli’nin eski uşağı, yeni sahibi Medovitch’in Nazi hayranlığının bedeli ne oldu da oteli satışa, kendini de ölüme götürdü? • Naum Tiyatrosu’nun kurucusu ve yazar Said Naum Duhani, neden 37 yıl boyunca kendini çatı katındaki bir daireye hapsetti? • Nâzım Hikmet’e “Havsalam almıyordu bu hazin hali önce” mısraını yazdıran, “Ben ve Ötesi” şiirinde Necip Fazıl Kısakürek’e ilham olan Ağa Camii’nin avlusuna neden apartman yapılmak istendi? •13. yüzyılda yoksulluk yemini etmiş keşişlerin kiliseleri yeni tramvay yolu için yıkılıp yeni kilisenin ilk taşı bile kutsandı ama neden Vatikan’dan yıllarca para gelmedi?
Ve daha neler neler... Tarihle, gizemlerle ve bilgiyle dolu bir Pera gezisine hazır mısınız?
Pera’nın tarihin tozlu sayfalarından çıkıp gelen bazıları çoktan unutulmuş bazıları hala ayakta tutunmaya çalışan mekanlarına kısa bir bakış atıyoruz. Yazarın her mekanı anlatırken somut bilgilerin yanında o mekanları merkeze alıp kurguladığı insanlarla hikayeleştirmesine bayıldım. En yakın zamanda bir pera turu şart oldu. Bir kez daha farkettim ki tarihimizi bilmiyor ve önemsemiyoruz, insanların yaptığı binalar yüzlerce yıl ayakta kalırken, yaşarken her şeye sahip olduğunu sanan insan bir bina kadar şu yeryüzünde kendine yer bulamıyor ve şu da bir gerçek ki perayı pera yapan dönemin azınlık nüfusuymuş ve üzerimize kabus gibi çöken 6-7 Eylül olayları olmasa Pera’nın şu anki çehresi de çok başka olabilirmiş. Bütün güzellik ve inceliğin aynı dönemde buralardan çekilmesi de mi tesadüf?
Yazar Peranın kronolojik bir panoramasını ortaya koymuş ama bunu yaparken çok fazla daldan dala konmuş,kısa kısa bilgiler şeklinde sunduğu yapı öykülerine o dönemin ünlü kişilerini serpiştirmiş ancak bu çok eğreti durmuş,okurken keşke daha az yapıdan bahsedip daha çok detay verse idi diye düşünmeden duramadım,little little into the middle tarzı çok da derinlikli olmayan bir kitap olmuş ne yazık ki