Hayattan da işinden de bezmiş mutsuz Thomas, dergide gördüğü bir ilana başvurarak unutulmuş bir Baltık ülkesinde konuşulan Mesmenceden yetkin olmadığı halde bir kitap çevirisini üstlenir. Ne var ki, ender bir maden yatağının keşfiyle Mesmenya makûs talihinden kurtulup gündemin başköşesine yerleşince kitap bir anda çok satanlar listesine girer. Bu "başarı" çok temel bir sorunu da beraberinde getirir: Çevirinin aslına uygunluğu. Kırık bir aşk hikâyesinin mirası olan "çevirisiyle" Thomas artık yeni bir hayatın eşiğindedir.
Fabienne Betting'den yazmak, çevirmek, ün kazanmak ve elbette âşık olmak üzerine ummadık taşın baş yardığı bir yanlışlıklar komedyası...
Voilà un très chouette roman, drôle, très bien écrit et qui se lit très rapidement. C'est l'histoire de Thomas qui a lâché ses etudes de lettres modernes à La Sorbonne, traviaille au Mc Do de la Place d'Italie, dans le 13eme à Paris et vit avec Sandrine depuis 4 ans... Une vie de presque looser jusqu'à ce qu'il réponde à une annonce trouvée dans le journal 20 minutes...
Un roman à la premiere personne que j'ai eu beaucoup de plaisir et de facilité à lire. J'aime l'imagination très réaliste de Fabienne Betting.
Tesadüfen görüp aldığım bir kitap oldu. Özellikle konu itibariyle beni çektiğinden ötürü seçtim (bkz. çeviri) ancak çevirmenlikle alakası olmayanların okurken sıkılacağı algısı oluşmasın çünkü kitabın konusu sadece bir “çeviri macerası”. Bence çıtır çerez eğlencelik bir kitaptı. Satın alırken aslının Fransızca olduğuna dikkat etmemiştim, çevirisi kendini okutuyor, sadece bazı kısaltmalarda editoryel hatalar olmuş, bir de bazi yerlerde Türkçede kullandığımız şimdiki zaman/geniş zaman ayrımı (Fransızcada aynı ifade edilir bu ikisi) daha fazla uygulansaymış daha da başarılı olurmuş gibi geldi bana. Tavsiye ederim.
Baştan sona tertemiz bir dille, zekice, kırıp dökmeden yazılmış bu roman okunmayı hak ediyor. Yazarın kadın olduğunu kitabın yarısında tesadüfen öğrendim. Bu beni mest etti çünkü bir kadın yazarın erkek beynini ne güzel özümsediğini görüp edebiyat adına mesut oldum. Şaşırdım ve çok sevindim. Kaç yıldır bu denli "unisex" bir roman okumamıştım. Bir başka deyişle bu roman hem erkek hem de kadın okurlara, roman ve mizahperverlere eşit derecede esşiz bir okuma keyfi vadediyor. Fabienne Betting'i zevkle izleyeceğim. Sel Yayıncılık'ı tebrik ederim, inşallah yazarın diğer kitaplarını da dilimize getirir.
La couverture et le pitch m'ont drôlement attiré mais finalement l'histoire est comme un soufflé au gruyère un peu raté : on se dit que ça va décoller et puis non, on entrevoit des possibilités qui pourraient être sympathiques à lire mais finalement c'est plat... très plat.
Günümüz Fransa’sında yaşayan bir kasiyer, parasızlıktan neredeyse unutulmuş bir dil olan Mesmence yazılı bir kitabı, Fransızca’ya çevirmek isterse ve aniden meşhur olursa başına neler gelir. Oldukça eğlenceli, kolay okunan bir kitaptı. Yer yer gülümsemenize engel olamıyorsunuz. Mesmence’den Sevgiler yazarın ilk romanı. Daha önce öyküler yazmış ancak Türkçeye çevrili değiller.
Mesmenya'dan Sevgilerle, hafif ve eğlenceli şeyler okumak isteyen çevirmenlere bir "çevirmen" ile "çevirisinin" komik öyküsünü anlatıyor. Bu arada, Türkçesindeki kıvraklıklar da ayrıca hoşuma gitti, belki de bizim çevirmen kitaptaki çeviri yaklaşımından esinlendi, bilemeyiz.
Libro ironico, divertente, spensierato, scritto sulla base di una bella intuizione, come quella di inventarsi uno Stato. Per il resto, intreccio di storie, aneddoti ed equivoci. Bella lettura