Bu kadar hüzün, karamsarlık ve gerçeklik ben sadece Sabahattin Ali de gördüm daha önce. Her öyküye başladığında diyorsun ki, tamam bu sefer biraz iyi bir şeyler olacak gibi sanki. Ama sağ olsun Burak Aksak hiçbir öyküyü iyi sonla bitirmemiş. Diyorum ya çok gerçek. Bazen öyküler bitmesin istiyorsun, okadar çok kendini görüyorsun. Bazen de hemen bitsin istiyorsun, o duygu ağır geliyor sana okurken. Yani bence çok hüzünlü bir kitap, kelimeleri güzel, öyküleri güzel ama öyküleri kısa bir kitap. Hiç bir sigaranın tadının olmadığı, martılar la bile kavga edilen, aşkların ya hiç yaşanmadığı yada kalp kırıklıklarıyla bittiği, ölüm ün apaçık ortada olduğu, çaresizliği tadabildiğin bir kitap. Burak Aksak bence uzun uzun yazmalı.