Felsefe ve sosyolojinin kesişim noktasında yirminci yüzyılın başat düşünce geleneklerinden birini temsil eden Frankfurt Okulu, Adorno, Horkheimer, Benjamin ve Habermas gibi kişiliklerin boy gösterdiği bir düşün hareketi. Kültür ve estetik teorisinden tarih felsefesine dek uzanan ilgi alanlarının çeşitliliği onu yirminci yüzyıl felsefesi için bir kerteriz noktası haline getiriyor. Alman idealizminden beslenmiş, Marx ve Freud'u eleştirel teorinin temel uğrakları saymış Frankfurt Okulu'nu ele alan bu kaynak çalışma, yeni bir yüzyılın şafağında öznenin durumu ve varlık koşullarıyla ilgili kapsayıcı bir tartışma sunuyor.
Frankfurt Okulu'nun tarihteki yerini ve birçok alanda (felsefe, sosyoloji, müzikoloji) yaptığı katkıları derli toplu anlatan bir eser. Yer yer felsefi terimlerin sık kullanımı ve teorik konulara girmesi okumayı zorlaştırsa da konuyla ilgili az çok bilgisi olan okuyucu için çok sorun olmayacaktır. Frankfurt Okulu'yla ilk kez bu kitapta tanışacak kişilere ise fazla önermiyorum öncesinde başka kaynaklardan konu hakkında fikir edinilmesi daha iyi olabilir.