Akın Art ile H. Ali Sözen’in Almancadan çevirdiği, çeviri editörlüğünü Melih Levi’nin yaptığı Anlaşılamam Bu Dünyada Asla ile Paul Klee’nin şiirleri Türkiyeli okurla ilk kez buluşuyor.
Aylin Antmen ile Kenan Yücel’in birlikte yayıma hazırladığı kitapta, Antonin Artaud’nun Klee’yi anlatan yazısı, Melih Levi’nin önsözü, Akın Art ile H. Ali Sözen’in çeviri sürecini anlattıkları bir yazı ile Felix Klee’nin sonsözü de yer alıyor. Şiirlere Klee’nin resimleri eşlik ediyor.
Resimleriyle şiiri etkileyen, ülkemizde özellikle İkinci Yeni şairlerinin açık ya da örtülü göndermelerde bulunduğu Paul Klee’nin şiirleri, şiirsel tadının yanı sıra, bir entelektüelin düşünsel serüvenini bizlere göstermesi açısından da keyifli. Şiirlerde zaman zaman bilim alanındaki gelişmelere ve farklı sanat dallarına yapılan göndermelere rastlıyoruz. Ancak en çok dikkat çeken sorunsallar ontoloji ve teoloji alanına ait. Şiirlerde tanrı ve ‘tanrılık’ konusunda pek çok provokatif önermeye rastlamak mümkün.
Şimdi, “Sanat görünür olanı yansıtmaz, sanat görünür kılar.” diyen Klee'nin şiirleriyle tanışma vakti!
"Bu şiirler Wittgenstein’ın sonradan keşfettiği dilin tasvir etme değil, yapma, hayata geçirme potansiyelini vurguluyor. Her tasvir aynı zamanda bir değer biçme eylemini, her isimlendirme ve konumlandırma yalnızca görüleni değil, görülebilir olanı, göze çarpmaya hazır olanı ve içinde bulunduğu ilişkiler yordamıyla görünürlük kazananı ortaya koyuyor.
Şair kim, dünyada ne görüyor, dünyayı nasıl algılıyor gibi sorulardan uzaklaşıp dünya hangi şartlar altında görünür bir hâl alıyor ve görünürlük algıda ne tür duyarlılıklar yaratıyor gibi sorulara yönelmek Klee’nin şiirlerini daha iyi anlamamıza olanak sağlayacaktır." (Melih Levi, kitaptaki Önsöz'den)
"Paul Klee’de, dünyanın nesneleri düzene kavuşur, görülüyor ki o sadece onların yazdırdıklarını kâğıda geçiyor. Düzenlenişini imgelerin formların buradan çizilecek sonuçlarla sabitlenmesi ve dengelenmesi düşüncelerin tümevarımı, tümdengelimi görüntülerin, ve düzenlenişi görüntülerin saklı hissi arayışı akıldaki imgelerin aydınlanışı bunun gibi şeyler, bence, sanatıdır onun." (Antonin Artaud)
Paul Klee was born in Münchenbuchsee, Switzerland, and is considered both a Swiss painter and a German painter. His highly individual style was influenced by movements in art that included expressionism, cubism, and surrealism. He was, as well, a student of orientalism. Klee was a natural draftsman who experimented with and eventually mastered color theory, and wrote extensively about it; his lectures Writings on Form and Design Theory (Schriften zur Form und Gestaltungslehre), published in English as the Paul Klee Notebooks, are considered so important for modern art that they are compared to the importance that Leonardo da Vinci's A Treatise on Painting had for Renaissance. He and his colleague , the Russian painter Wassily Kandinsky, both taught at the German Bauhaus school of art, design and architecture. His works reflect his dry humour and his sometimes childlike perspective, his personal moods and beliefs, and his musicality.
Melih Levi'nin yazdığı önsöz Klee'nin şiirleri ile karşılaşmadan önce güzel, kapsamlı bir giriş olmuş. Klee'nin durumlara, olgulara ve şeylere yaklaşımı yumuşak, nazik, sakınımlı ama bir o kadar da çocuksu bir heyecan barındırıyor içinde. Öyle olunca bulunduğu her yerden narin bir bulut gibi geçip giderken, ardında silik bir iz de bırakıyor mutlaka. Yazdığı, çizdiği her şeye hakim, şöyle bir his:
*
bir göz, görür- gariptir bakışı- diğeri hisseder
sen sessiz ve yalnız, siz canavarlar kalbim sizin, kalbim senin!