“kadere karşı plan yapardı eskiden İsmail Hepsi elinde patladı Bir dal bir yaprak gibi zayıf ve iradesizdi Bir zaman geldi anladı Anladıktan sonra Artık gelen de birdi İsmail için giden de bir Varlık da bir İsmail için yokluk da bir Gitmek de bir İsmail için kalmak da bir Uykuları hariç her şey bir Az tasavvuftan anlasaydı İsmail Hallac’ın bin yıl önce dediğini tasdiklerdi Ama İsmail tasavvuf bilmez Fakir ve önemsiz olduğundan Tasarruf bilir”
Ali Lidar, dördüncü şiir kitabıyla bize dair olan her şeye dokunmaya devam ediyor.
ulan İstanbul ne güzelsin minarelerin vapurların denizin ne güzel ama bir yanın hep orospu taa Bizans'tan beridir hep pezevenk bir yanın denizinin kıyısında bir çocuk altına serdiği kartonun üstünde yatar da sanki bin yaşında bir ihtiyar gibi umurunda olmaz!
işin gücün güzel olanla İstanbul kendin güzelsin ya, sana ne gerisinden di mi? denizinin kıyısına çocuklar geleceklerini kusar sen pazarlıklı sevişmeleri muhasebesini yaparsın İstanbul lan! lan İstanbul sen bu kafayla yıkılana kadar yaşarsın!