Prens Pierre de Tchihatchef 19. yüzyılın önde gelen jeologlarından biridir. 1847-1858 arasında Anadolu'yu baştan başa gezerek inceleyen bu maceracı bilim adamı araştırmalarının sonunda sekiz ciltlik Asie Mineure adlı dev eserini yayımladı. Bu eserden sonra yazdığı bu kitapta ise, İstanbul ve yakın çevresini, Adalar, Trakya, Bitinya ve Ege kıyılarını, hayvanları, bitki örtüsü, suları, toprak yapısı gibi yönleriyle inceliyor. Strabon, Homeros gibi antikçağ yazarlarından alıntıladığı ilginç hikaye ve efsanelerle zenginleştirdiği anlatısı 19. yüzyıl İstanbul'u hakkında bulunmaz bir kaynak. Bu bilgili ve hoşsohbet rehber eşliğinde Büyükdere, Kestane Suyu, Alemdağ'dan Fener'e, Boğaz balıklarından Pera'nın üzüm bağlarına kadar eski İstanbul'u daha yakından tanıyacaksınız.
1800'lü yılların İstanbul'u nezdinde oldukça şaşırtıcı bir kitap okuduğumu itiraf etmeliyim.
Şu an bile kolay rastlayamayacağımız bir özenle yazılan, İstanbul ve boğaz nezdinde bir çok tekknik bilgi ve birebir araştırma içeren, içeriğini İstanbul'un eşsiz tarihi hikayeleri ile süsleyen önemli bir eser.
Toplumsal ya da sosyal dinamikler yerine daha çok İstanbul'un yapısı, bitki örtüsü, hayvan çeşitliliği ve iklimi gibi genellikle göz ardı edilen konulardan bahseden oldukça detaylı bir kitap. Yazarının araştırmacı yeteneği de sanırım tartışılamaz, önemli bir gezi ve gözlem sonucu yazıldığını anlamak zor değil.
Sadece eserin bazı noktalarında sadece kendi araştırmaları ya da fikirlerine bağlı kalması, kitabı boşluklu ve biraz da metinler arasında dağınık bir hale getirmiş.
Yine de İstanbul ile ilgili o dönem için böyle teknik bir araştırmanın yapılması önemli bir olay. Ayrıca eserin sonlarına doğru Karadeniz ve Pamukkale gibi farklı yöreler hakkında da gözlemler mevcut.