Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bir Ada İcat Etmek

Rate this book
Çin’de bir şantiyede çalışırken, yedi yaşındaki oğlu Tom’un öldüğünü öğrenen Dani, haberi alır almaz Fransa’ya eşi Nora’nın yanına dönerek cenaze hazırlıklarına başlar. Fakat oğlunun ölümünü kabullenmekte zorlanmakta, yas tutmayı reddetmektedir. Yılın büyük bir kısmında onu evinden uzak bırakan bir iş seçtiği, oğluyla istediği kadar vakit geçiremediği için pişmandır. O bu duygularla mücadele ederken hiç beklenmedik bir şey olur, küçük Tom karşısında belirmiş onunla konuşmaktadır. Başta aklını kaçırdığını düşünen Dani, çok geçmeden oğlunun büyülü ve açıklanamaz bir biçimde yeniden ortaya çıkışını kabullenir. Birlikte daha önce planlasalar da bir türlü gerçekleştiremedikleri bir ada yolculuğuna çıkarlar.

Alain Gillot bir ailenin en sancılı zamanlarını konu alan bu romanında yas tutmanın farklı türleri, bir babanın oğlundan öğrenebilecekleri, hayattaki ezberlerimiz ve gönlümüzden geçenler üzerine yalın, zarif ve samimi bir romana imza atıyor.

“Kalpleri (her şeye rağmen) ısıtan bu narin, kadifemsi yas hikâyesinde –saklanan, görmezden gelinen ölüm, yanı başımızda olsa bile– sevgi, korkunç gerçeğe galip geliyor. Bir nevi delilikle, bir başka boyuta geçen babayla tanışıyor, ona eşlik ediyor, onu anlıyoruz.”

168 pages, Paperback

Published May 5, 2023

3 people are currently reading
510 people want to read

About the author

Alain Gillot

17 books2 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
171 (38%)
4 stars
187 (41%)
3 stars
69 (15%)
2 stars
20 (4%)
1 star
2 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 58 reviews
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews582 followers
May 25, 2023
‘Zaman tuhaf şeydi, bazen bize anda var olduğumuz duygusu verecek kadar genleşiyor, bazense sıçrayarak uyandığımız saf bir illüzyona, bir hayali yolculuğa dönüşüyordu. Dostlar edinmiş, aşkı bulmuş, aile kurmuş, hafta sonu tatillerini yazlıkta geçirmiş, arabalar satın almış, uçaklara binmiş, Noeller kutlamıştım ama o an itibariyle, sabırla inşa ettiğim bu yapı yerle bir olmuştu. Aslında hiçbiri var olmamış gibi, başlangıç noktasına geri dönmüştüm.’
.
Dani ailesinden oldukça uzakta çalışıyor. Beraber tatil yapmayalı da uzun zaman oluyor.. Ve yine bir gün çalışırken telefonu çalıyor, eşinin kız kardeşi arayan. Dani’ye oğlunun öldüğünü söylüyor.
Öylece, birden bire.
Kilometrelerce uzaktaki oğlunun ölümüyle kalıveriyor Dani. Sonra ilk uçağa atlıyor.. Süreç işliyor.. Nasıl ki yaşam beklemiyor, ölüm de beklemiyor..
.
Evladını yitiren bir ebeveyni zihinde canlandırmak zor, kalbi büküp atıveriyor.
Alain Gillot bu kaybı, yas sürecini öyle yumuşak bir zeminde dimdik kalabilen cümlelerle anlatıyor. Çocuklarının kaybıyla anne ve baba nasıl baş edebilir ki? İşte bu baş edemeyişi okuyoruz.
Kısa ve vurucu bir hikaye Bir Ada İcat Etmek.
Duyguları kabartıp köpürten cinsten..
.
Birsel Uzma çevirisiyle~
Profile Image for Fazilet Özdiker.
35 reviews
July 19, 2023
Dani, Çin’de bir şantiyede çalışan bir çocuk sahibi bir adamdır. Yedi yaşındaki oğlu Tom’un öldüğünü de Çin’de öğrenir. Fransa’ya eşi Nora’nın yanına gider ve cenaze hazırlıklarına yardım etmeye çalışır Tom’un babası olarak. Ancak bir sorun vardır. Dani yas tutmayı reddetmekte ve oğlunun ölümünü kabullenmekte zorlanmaktadır.

Fransa’dan, ailesinden uzakta yaşamak ve çalışmak onun vaktini öyle çok almıştır ki ne oğluna ne de eşine yeterince zaman ayıramamıştır Dani. Bunun pişmanlığıyla ve suçluluk duygusuyla yaşamak kadar zor olan çok az şey vardır. Oğlunun istediği yerlere onu götürememiş olmak, en basit bir etkinliği bile yaparken onu yalnız bırakmış olduğunu düşünmek bir baba olarak derinden yaralar onu. Ve ansızın hiç beklemediği bir şey olur Dani’nin. Oğlu Tom karşısında belirip onunla konuşmaya başlar. Daha önce planladıkları ama bir türlü gerçekleştiremedikleri ada yolculuğunun önünde artık hiçbir engel kalmamıştır!

Kitabın içinde kayboldum okurken. Yas sürecinin ve kabulllenememe halinin bu kadar iyi anlatıldığı nadir kitaplardan biriydi benim için Bir Ada İcat Etmek. Etrafımızdaki insanları hiç ölmeyecekmiş gibi düşünüp vaktimizi sadece zorunluluklarımıza ayırmanın ne denli pişmanlık yaratabileceği gerçeğiyle yüzleştirdi Gillot beni. Kaybedilen zamanın telafisi mümkün mü sorusunu getirdi aklıma okuduklarım. Yas tutmanın da en az sevinmek kadar doğal bir eylem olduğunu, yola bazen yaralarımızla devam edebileceğimizi hatırladım. Çok ama çok sevdim. Birsel Uzma çevirisi bu güzel kitabı mutlaka tavsiye ediyorum…
Profile Image for Eylül Görmüş.
762 reviews4,860 followers
March 19, 2024
"Yas, yaşayan, içindeki en güçlü tarafa seslenen bir şey ve herkesin yası kendine özgü."

Yasla ilgili tek cümle kur deseler, herhalde tam bunu kurardım, ki muhtemelen son 4 senede zaten buna çok benzer cümleler kurdum, hatta belki bunu bile kurmuşumdur. Yasın biricikliği, anlaşılmazlığı, ölümün insanın kendi içinden bir tuhaf karanlık doğurma potansiyelini tetiklemesi çok acayip bir şey sahiden.

Neyse, cümle Alain Gillot'nun "Bir Ada İcat Etmek" kitabından. Açıkçası bu kitaptan epeyce korkuyordum konusu itibariyle, çünkü hala yasa dair bir şeyler okurken zorlanıyorum. Çin'de, ailesinden uzakta çalışan Dani, küçük oğlu Tom'un boğularak öldüğü haberini alıp apar topar Fransa'ya dönüyor, kitap böyle başlıyor. Sonrasında da Dani ve eşi Nora'nın yas süreçlerine, kayıpla mücadele edebilmek için geliştirdikleri bambaşka mekanizmalara, birbirlerinden uzaklaşmalarına, düşmelerine, kalkmalarına şahit oluyoruz.

Çevirmenliği bırakıp daha az yalnız kalmak için öğretmenliğe dönen Nora, bir gün sinir krizi geçirip tedavi almaya başlarken, Dani ise oğlunun hayaletini görmeye ve ona tutunmaya başlıyor. (Nora'nın sinir krizine dair söylediği şu cümle çok çarpıcıydı, dursun burada: "Çok geçmeden en ufak şeye sinirlenmeye başladım... Bir öğrenciyle ağız dalaşına girdim, neredeyse vurmak üzere olduğumu hissedince durumun farkına vardım. Onlardan nefret ediyordum... Hepsinden... Benim oğlum ölmüşken, büyümeye devam eden bu çocuklardan.")

Kitapta bu tür iyi yazılmış cümleler olmakla beraber, genelinde bir sıkıntı olduğu kanaatindeyim. Böyle eleştiri mi olur demeyin, olur valla: bence bu romanın sorunu fazla akıcı olması. Bir oturuşta okunuyor, misler gibi akıp gidiyor ve hayır, bu iyi bir şey değil, çünkü yas bu değil. İnen, çıkan, artan, azalan, insanı soluksuz bırakan, güldüren, ağlatan, şüphelendiren, suçlu hissettiren, öfkelendiren bir şey yas. Yasa dair emin olduğum şeylerin başında doğrusal olmayışı geliyor - oysaki bu romanın temposu pek yerinde. Yası duygu sömürüsünden uzak durarak anlatma tercihine saygı duyuyorum yazarın ama sömürüsü olmadan duygusunu aktarmak da mümkündür ki zaten marifet tam da ondadır kanımca. Bu nedenle maalesef zayıf buldum kitabı. Üzgünüm.
Profile Image for Larnacouer  de SH.
894 reviews202 followers
January 3, 2025
Çok hassas uçlarda dolaştığından özellikle tanıdık acıları daha evvel yaşamış olan okurlar için zor ancak ironik bir şekilde akıcı bir kitap.
Canımı acıtacağını sandığım metinlerden çok çekiniyorum, oysa farklı zaman mekanlarda iyi kötü tüm duyguları paylaşmak/ortak olmak bu vesileyle dertleşmek insana iyi gelen bir şey.

Bir hayatın izleri küçücük bir yere sığıveriyordu yazıyor kitabın bir yerinde, hakikaten öyle.
Tuttuğunu fark etmediğin nefesi bırakmak gibi.
Profile Image for Aydeniz Avcı.
36 reviews31 followers
September 18, 2023
“Yas,yaşayan,içindeki en güçlü tarafa seslenen bir şey ve herkesin yası kendine özgü.”

nasıl güzel bir anlatım🩵
Profile Image for Yaprak.
524 reviews195 followers
February 7, 2024
"Hayvan olsam, kuş olmak isterdim..."

Alain Gillot'nun Bir Ada İcat Etmek eseri, yasa ve yas tutmanın farklı biçimlerine dair bir roman. İlginçtir ki konusu itibarıyla bana yakın zamanda izlediğim, yine bir roman uyarlaması olan All of us strangers filmini anımsattı. Filmi izlerken çok duygulanmıştım, Bir Ada İcat Etmek'i de okurken boğazıma yumru oturdu sanki.

7 yaşındaki oğulları Tom'un ani kaybıyla baş etmeye çalışan Nora ve Dani'nin yaşadıklarını Dani'nin ağzından okuyoruz. Kitap, cenaze sonrası toplaşılan evler gibi... Ne yapacağını bilememe, aniden atılan kahkahalar ve yenilen yemekler... Kendi çocukluğuyla ve oğluyla vedalaşan bir babanın şu Tibet atasözü ile açılan hikayesine kulak vermek isterseniz Bir Ada İcat Etmek'i mutlaka okuyun derim:

"Erkek çocuğun babası olduğu kadar, çocuk da erkeğin babasıdır."
Profile Image for Burcu.
46 reviews23 followers
December 22, 2024
Yas hakkında bir metin. Sessiz, sakin bir anlatı. Edebiyatta sessizlik bazen sözcükleri kullanma yetisinde eksikliğe bazen de kelimelerin ötesinde bir boşluğa işaret eder. İlki bir uğultu ikincisi ise sonsuzluktan bir parça gibidir. Benim okurken hissettiğim ikincisi oldu.
İfadesi imkânsız bir acı nasıl anlatılabilir? Bunun yollarından biri de edebi dilin bitap düştüğü yer olan gündelik dil. Travmada şok hali yaşayan zihin gibi. Dil de şok halinde.
Çocuklarının kaybının acısını ancak gündelik hayata dönüş, yavaşlama, sıçrama, öfke, halüsinasyonlar (farklı bir gerçeklik biçimi) gibi sıradan bir anlatı verebilirdi. Bunu hissedince (belki de ben öyle hissetmeyi istedim) metin güçlendi.
Özetle sevdim diyebilirim.
Profile Image for Burak Kuscu.
569 reviews127 followers
January 31, 2025
İlginç bir bakış açısıyla, çarpıcı bir baba-oğul hikâyesi.

Ben kitabı çok beğendim. Beni can evimden vurdu. Babayla meslektaş olmamız, yaşadıkları, kendi yasıyla baş başayken bununla mücadelesi mi desek ne desek, yaşadığı tuhaf olaylar. Güzeldi yani.

Eeeeee, inşaatçının parası pul, karısı dul derler. Bu işler maalesef böyle. Aile hayatını belli bir kalitede tutabilmek zorlayıcı olabiliyor.

Oğlan çok tatlı. Sevdik keratayı.
Profile Image for Erkan.
285 reviews67 followers
May 19, 2024
Bir insanın yasayabilecegi en büyük acı olan evlat kaybı üzerine yazılmış bir roman. Yazar böylesine duygusal bir konuyu sıfır demogoji ile ele almayı başarmış. Tek başına bu bile övgüyü hak ediyor. Herkesin acıyla başa cik(ama)ma yöntemlerinin kendine özgü olduğunu anlatan çok başarılı bir metin.
Profile Image for dilara &#x1f352;.
102 reviews12 followers
October 6, 2024
Bir Ada İcat Etmek, gerçekten çok duygusal bir kitap. Özet olarak Dani ve Nora’nın çocukları olan Tom’un ölümü üzerine ebeveynlerinin neler yaşadıklarını, hissettiklerini okuyoruz ama kitapta bundan çok daha fazlası var.

Her insanın yası kabulleniş biçimi de yaşayış biçimi de kendine özgüdür, bunu gösteren örneklerden biri de bu kitap. Nora da Dani de oğullarını kaybediyorlar fakat Nora farklı şekilde bu duruma karşılık veriyor Dani ise çok farklı. Dani, bir yandan da geç kalmışlıklarının telafisini yapmaya çalışıyor aslında. Tekrar işi için seyahate gideceğinde son kez Tom’u “şımartmadığı” için bile pişmanlık yaşıyor. Haberi aldıktan sonra ne kadar çok “keşke”si olduğunun farkına varıyor. Bu “keşke”leri düzeltebilmek için kendince bir yola başvuruyor. Bunu kasıtlı olarak yapmıyor aslında. Tom’un bir anda karşısında belirmesiyle başlıyor her şey, biz de Dani’ye bu yolculuğunda eşlik ediyoruz. Tom’la bu zamana kadar yapamadıklarını yapıyor, tatile gidiyor, yemekler yapıyor gibi basit şeyler ama aslında Tom yaşarken bunları hiç yapmamışlar. Sevdiğiniz insanları ertelemenin daha sonrasında böyle sonuçları olabiliyor maalesef ki, o yüzden ertelemeyin.

Dani ve Nora, yaşadıkları bu korkunç sürecin üstesinden gelebiliyorlar mı, orası tartışılır. Ama Tom’un yaşarken bazı durumlarda basit şeyler dahi olsa onlardan mahrum bırakılması, maalesef ki, ailesinin hiçbir zaman aklından çıkmayacak, orası kesin.

“Bir tereyağlı, bir reçelli ve bir tereyağlı reçelli ekmek dilimi.” Belki de bir insanı mutlu etmek bu kadar basittir.
Profile Image for Mustafa Rushan.
441 reviews16 followers
November 5, 2025
Romanın ilk 30 faizlik hissəi məni sözün əsl mənasında ovsunladı. Səsli yerlərdə oxuya bilmirəm. Buna baxmayaraq sərginin, o xaotik mühitin içində kitabın içinə düşmüşdüm.
Övlad itkisi və bu itkinin ardıca ailə məfhumunun sınağa çəkilməsi...
Tomun ölümündən sonra atanın səssizliyi məni yaman gərdi. Partlayışı gözləyirdim. O partlayış baş verdi. Ardınca başlayan hallüsinasiyalar bir qədər təmpi aşağı saldı, marağım itməyə başladı.
Və bu sonadək belə davam etdi.
Fikrimcə ailəni bir yerdə tutan mənəvi bağlardır. Fiziki bağlar qopanda, məsələn, ölüm kimi hadisələrlə, təsbehin muncuqları dağılır... Ailə də həmçinin...
Roman bizə bunu demək istəyir...
Ailələri bir yerdə tutan qəlblərdəki bağlardır...
Profile Image for Fatmagül.
38 reviews2 followers
November 22, 2023
4,5⭐️ Samimi, içten bir yas hikayesi. Çin'de bir şantiyede çalışırken oğlu Tom'un denizde boğularak öldüğünü öğrenen Dani, apar topar Fransa'ya geri döner. Fakat oğlunun ölümünü kabullenmekte zorlanır. Ne cenaze evinde naaşını görmeyi ne de mezarlıkta oğluna veda etmeyi ister. İşi dolayısıyla oğluyla yeterince vakit geçiremediği için kendisini suçlar. İçinde yaşadığı bu bocalama ile kendi hayalinde yarattığı ve yaşattığı oğlu ile karşılaşır. Daha önce planladıkları ve gidemedikleri ada yolculuğuna çıkarlar ve birlikte zaman geçirmeye başlarlar.
Bir anne ve babanın evladının kaybıyla nasıl da başa çıkmaya çalıştığını anlatan, insanın kalbine, zihnine dokunan, akıcı güzel bir kitaptı.

"Zaman tuhaf şeydi, bazen bize anda var olduğumuz duygusu verecek kadar genleşiyor, bazense sıçrayarak uyandığımız saf bir illüzyona, bir hayali yolculuğa dönüşüyordu. Dostlar edinmiş, aşkı bulmuş, aile kurmuş, hafta sonu tatillerini yazlıkta geçirmiş, arabalar satın almış, uçaklara binmiş, Noeller kutlamıştım ama o an itibariyle, sabırla inşa ettiğim bu yapı yerle bir olmuştu. Aslında hiçbiri var olmamış gibi, başlangıç noktasına geri dönmüştüm."
Profile Image for melisa.
9 reviews
June 11, 2025
bu kadar ağır bir kayıp ardından yaşanan yas’ı yazarın kanırtmadan, yalın bir şekilde anlatmasını çok sevdim. dili bakımından okuması kolay olsa da yas’a nereden ve nasıl baktığınıza göre okuma hızının değişeceği bir kitaptı. ben gözlerim dolu dolu okudum kimi yeri.
Profile Image for Başak.
178 reviews48 followers
December 1, 2023
iş kültür'ün yayımladığı çağdaş dünya edebiyatı serisiyle ilk tanışıklığım. takipte olacağım. bir ada icat etmek de, duru, saf bir metindi bana göre. verilmek istenenin aşırıya kaçmadan, amacından sapmadan verildiğini düşünüyorum. ki benim için tam olarak böyleydi. "aşk gıdadır ve verdiğin sözleri tutmak."
Profile Image for Sgrtkn.
179 reviews20 followers
December 8, 2023
"Yas, yaşayan, içindeki en güçlü tarafa seslenen bir şey ve herkesin yası kendine özgü."
Profile Image for Tarık.
26 reviews
November 20, 2024
Ölümün Zihinsel Coğrafyasında Bir Yolculuk: Bir Ada İcat Etmek Üzerine Notlar

Tarık Tuncay

20 Kasım 2024

Son dönemde İş Bankası Kültür Yayınları'nın Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisinden birkaç kitap aldım ve bu dizinin titizlikle seçilmiş eserlerden oluştuğunu fark ettim. İş Bankası Kültür Yayınları, özellikle Hasan Ali Yücel Klasikleri serisiyle Türkiye'de vasatlaşmaya yüz tutmuş okuma kültürüne nefes aldıran, kaliteli çevirileriyle geniş bir okur kitlesini dünya edebiyatının başyapıtlarıyla buluşturan bir yayınevi. Bu, sadece bir yayıncılık başarısı değil, aynı zamanda bir kültürel direniş biçimi. İşte bu seçkin dizinin bir parçası olan Alain Gillot’un Bir Ada İcat Etmek adlı romanını elime aldığımda, beni nelerin beklediğini tahmin edemesem de derin bir yolculuğa çıkacağımı hissetmiştim. Roman, hayat ve ölüm arasındaki o ince, neredeyse görünmez bağları sorgulayan bir anlatı sunuyor.

Yazar ve Hikaye Hakkında
Alain Gillot, Fransız edebiyatının özellikle derin psikolojik çözümlemelere yönelen bir damarında yazmayı tercih eden bir yazar. Daha önce The Squad gibi eserleriyle tanınan Gillot, spor, insan ilişkileri ve bireyin kendiyle yüzleşme süreçlerini ele alan sade ama çarpıcı bir üslupla yazıyor. Bir Ada İcat Etmek, yazarın bu minimal ve etkileyici tarzının doruk noktalarından biri.

Roman, akut yas sürecindeki bir babanın hikayesini anlatıyor. Kahramanımız, 7 yaşındaki oğlunun ani ölümüyle sarsılan ve Fransa’daki evine dönen bir baba. Oğlunu bir şantiyede çalıştığı Çin’deyken kaybetmiş. Fiziksel mesafelerle ruhsal derinlikler arasındaki bağlantıyı inceleyen bu roman, modern bireyin kayıpla yüzleşmesini hem evrensel hem de oldukça özgün bir düzlemde ele alıyor.

Kübler-Ross ve Yasın İnkarı
Romanın en dikkat çekici yanlarından biri, yasın evrelerini Kübler-Ross’un modelini andıran bir şekilde ele alışı. Özellikle “inkar” aşaması, karakterin yaşadığı disosiyatif (bölünme) tepkilerle birlikte çarpıcı bir şekilde yansıtılmış. Baba, oğlunun ölümünü bir film izler gibi, hiçbir duygu taşmasına izin vermeden gözlemliyor. Gillot, bu tepkiselliği anlatırken duygulara boğulmayan bir tarafsızlık içinde kalmayı başarıyor. Bu durum, yasın duygusal yoğunluğunu bir süre askıya alarak, okuyucuya olayları sanki bir sis perdesi arkasından görme hissi veriyor. Bu ince mesafe, hem acıyı hem de karakterin çıkmazını daha belirgin hale getiriyor.

Ölümün Fizikselliği ve Zihinselliği
Roman boyunca dikkat çeken en etkileyici tema, ölümün fiziksel bir gerçeklik olarak şok edici ve yakıcı olmasına rağmen, asıl etkilerinin zihinsel bir alanda yer bulması. Toplumun “geride bırakma” kültürüne dair eleştiriler bu bağlamda derinleşiyor. Yazar, yas tutmanın toplumsal pratiklerle belirlenmiş biçimlerini sorgularken, süregiden bağlar yaklaşımını bir alternatif olarak öne sürüyor. Ölenle olan ilişkinin, fiziksel yokluğa rağmen zihinsel bir düzlemde sağlıklı bir şekilde devam edebileceğini anlatıyor.

Burada Gillot’nun hayali bir ada yaratması, bu düşünceleri görünür kılan bir metafor işlevi görüyor. Baba, oğlunun odasını boşaltmak, anılarını silmek ve “geride bırakmak” yerine, oğluyla zihinsel bir bağ kurmayı seçiyor. Bu bağlamda roman, klasik yas anlatılarından ayrılarak, modern psikolojinin önerdiği “bağları koparmak” yerine “bağları yeniden kurmak” anlayışını benimsiyor.

Anlatımın Gücü: Naiflik ve Derinlik Arasında
Gillot’nun anlatımı, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlarındaki naiflikle örtüşen bir taraf taşıyor. Özellikle ölüm ve yaşam arasındaki boşluk hissini ele alışında, bireyin iç dünyasını ironiden kaçınmadan ama derin bir saygıyla yansıtıyor. Ancak Gillot’nun üslubu Atay’dan farklı olarak daha sade ve doğrudan. Bu üslup, hikayenin akışını hızlandırırken, okuyucuyu bir yandan da durup düşünmeye davet eden bir etkileyicilik yaratıyor.

Romanın dili, okurun zihninde bir dizi metafor ve imgeyi canlandırırken, gereksiz duygusal yüklerden arınmış. Bu, kaybın evrenselliğini ve bireyselliğini aynı anda deneyimleme imkanı sunuyor. Aynı zamanda Gillot, detaylarla dolu tasvirlerden kaçınarak okuyucunun kendi yorumunu yapmasına izin veriyor.

Toplumsal Eleştiriler ve Yas Pratikleri
Gillot’nun romanında alt metin olarak toplumsal eleştiriler yer alıyor. Ölümle başa çıkma biçimimiz, bireysel olduğu kadar toplumsal bir süreçtir. Ölen birinin eşyalarının verilmesi, odasının boşaltılması ve geçmişin izlerinin silinmesi gibi “kabul görmüş” uygulamalar, bu romanda sorgulanıyor. Yazar, bu uygulamaların yas sürecini gerçekten kolaylaştırıp kolaylaştırmadığını tartışıyor ve bireyin kendisi için yeni yollar bulması gerektiğini ima ediyor.
Bu bağlamda, Bir Ada İcat Etmek, okuyucuya ölümle ilişkisini sorgulama fırsatı sunuyor. “Geride bırakma” yerine “yanında taşıma” fikri, yasın bireysel ve toplumsal yönlerine dair yenilikçi bir bakış açısı kazandırıyor.

Yazarın Mesajı
Alain Gillot’nun bu romanla verdiği mesaj, sadece bir yas sürecini anlatmakla sınırlı değil. Roman, hayatın ve ölümün, modern bireyin ruhunda nasıl bir çatışma alanı yarattığını da gözler önüne seriyor. Ölüm, sadece bir son değil; aynı zamanda yeni bir başlangıç, farklı bir ilişkinin kapısı. Bu kapıdan geçmek için bireyin kendine yeni bir ada yaratması gerekiyor.

Sonuç: Ruhumuzda Naif Bir İz
Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisinin bir parçası olarak Alain Gillot’nun Bir Ada İcat Etmek adlı romanı, hayat ve ölüm arasındaki ilişkileri sorgulayan etkileyici bir eser. Hem bireysel hem de toplumsal düzlemde yas sürecini irdeleyen bu roman, okuyucuya derin bir düşünme alanı sunuyor. Yazarın sade ve etkileyici üslubu, okuyucuyu içine çeken bir atmosfer yaratıyor. Eğer kayıplar, yas ve insanın kendiyle yüzleşme süreci üzerine düşündüren bir eser arıyorsanız, bu roman tam da size göre.

Bu noktada, aklımda, bundan yaklaşık 15 yıl önceki bir anı beliriyor. Çok genç oğullarını travmatik bir hastalık sürecinin ardından kaybeden bir anne ve babayı evlerinde ziyaret etmiştim. Öncesinde oğulları ile defaten psikososyal danışmanlık ilişkisi içinde çalışmıştım. Evlerinde odasına adım attığımda bir garip boşluk hissiyle karşılaştım; odanın neredeyse ondan geriye hiçbir iz kalmayacak kadar boşaltıldığını fark ettim. Duvarda sadece bir fotoğraf kalmıştı. Dayanamadım, anneye dönüp, “Lütfen onu oradan kaldırmayın, çok yakışıyor!” dedim, içimde özlemle karışık bir istekle. Ardından ekledim: “O nasılsa zihnimizde tebessümüyle yaşamaya devam ediyor. Böylece o fotoğrafa her baktığımızda acımız yok olmayacak, ama eskisi kadar da canımızı acıtmayacak.” O gün orada, acının yalnızca bir yara olmadığını, aynı zamanda bir bağ olduğunu hissettim.

Evet, ölüm acı bir ayrılık; ama zihnimiz onu kabul etmez ve hatıralarımız bizimle yaşamaya devam eder. Gillot’nun romanı da tam olarak bu duyguyu yansıtıyor: Ölümün yakıcı gerçekliği, yaşamın zihinsel ve duygusal coğrafyasından silinmiyor. Aksine, onunla kurulan ilişki, devam eden bir bağa dönüşüyor. Bu yüzden Bir Ada İcat Etmek, sadece bir yas anlatısı değil; aynı zamanda hatıraların ve süregelen bağların bir övgüsü. Bu kitap, modern bireyin içsel karmaşasına bir ayna tutarken, ona unutmak yerine hatırlamanın gücünü gösteriyor.

Profile Image for Hatice.
20 reviews3 followers
February 10, 2024
Oğlunu kaybetmiş bir babanın yas sürecini çok dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Okurken çok etkilendim çok duygulandım. Sevdiklerimize zaman ayırmanın önemini kitabı okurken bir kez daha anladım.
Profile Image for Mustafa.
95 reviews
November 15, 2024
Kitap bir babanın pek vakit geçiremediği evladını kaybedişinin ardından normalden farklı bir biçimde yas tutuşunu konu alıyor. Sade ve akıcı bir dili var. Ölüm olgusuna farklı bir bakış açısı ile bakmak isteyenler yazara şans verebilirler.
Profile Image for Başak.
207 reviews18 followers
March 16, 2024
"onlardan nefret ediyordum... hepsinden... benim oğlum ölmüşken, büyümeye devam eden bu çocuklardan."
yedi yaşındaki çocuklarını kaybeden bir anne ve babanın öyküsü. daha doğrusu baba ve oğulun öyküsü. onunla geçiremediği vakitleri yarattığı adada oğluyla ilgilenerek, anılar biriktirerek ya da anılarına sığınarak yani kendince yas tutarak, vedalaşarak geçiriyor baş karakterimiz dani. arka kapaktaki alıntıda yazdığı gibi tam olarak; narin ve kadifemsi bir yas hikayesi. adeta ilmek ilmek işlenmiş. keşke bu kadar zamana yayarak okumasaydım ama bu durum beni kitaptan koparmadı, sonunda bugün bitirebildim.

"yas, yaşayan, içindeki en güçlü tarafa seslenen bir şey ve herkesin yası kendine özgü." 🥀
Profile Image for Ezgi Aydın.
23 reviews4 followers
August 25, 2023
Bu kitap bana françois ozon’un kumun altında filmini hatırlattı ki o filmi de çok severim. Ölümü kabulleniş biçimlerinin akıl sağlığını zorlayan hallerini ve kayıpla baş etmenin getirdiği yas sürecini anlatırken azıcık iç burkan bir baba oğul hikayesi, sevdim.
Profile Image for isilik.
54 reviews46 followers
January 18, 2024
“maddi dunya, gozunde itibarini yitirince hayatini degistirmenin cok da zor olmamasi…”
Profile Image for Özlem.
55 reviews1 follower
September 26, 2024
“Yas, yaşayan, içindeki en güçlü tarafa seslenen bir şey ve herkesin yası kendine özgü.”
Profile Image for Necdet Yücel.
520 reviews15 followers
June 21, 2025
çok zamandır böyle ağlayarak okumamıştım bir romanı. kimisi için çok yaralayıcı olabilir ama harika bir roman bence
Profile Image for Pelit Dündar Korkmaz.
70 reviews1 follower
October 30, 2025
Tüm yıldızlar senin olsun Sevgili Gillot. Yas süreci bu kadar güzel anlatılamazdı herhalde. Ölüm kayıp kabullenememe ve daha nice kavram üzerinde durmuş yazarımız. Bir günde hüplettiğim mükemmel ötesi bir kitaptı.
Profile Image for Ebru Ercetin.
32 reviews2 followers
September 14, 2025
‘Herkesin yası kendine özgü.’
Sarsıcı bir konu olmasına rağmen fazla dramatize edilmemiş olmasını sevdim.
Profile Image for Duygu Gökoğlu.
13 reviews
December 25, 2023
Alain Gillot'un 'Bir Ada İcat Etmek' romanını, yas sürecimde okudum ve bu kitap, kaybın herkese farklı şekillerde dokunduğunu göstermesi açısından benim için çok önemliydi. Dani'nin, Çin'de çalışırken yedi yaşındaki oğlu Tom'un ölüm haberini alması ve bunun ardından yaşadığı duygusal yolculuk, beni derinden etkiledi.

Bu hikaye, kaybın acısını ve kabullenmenin zorluğunu çok gerçekçi bir şekilde yansıtıyor. Dani'nin oğluyla yeniden bir araya gelmesi, gerçeküstü ve dokunaklı bir şekilde sunulmuş. Kitap, yas tutmanın ne kadar karmaşık ve kişisel bir süreç olduğunu gözler önüne seriyor.

'Bir Ada İcat Etmek', yas tutmanın farklı yönlerini ve bir baba ile oğlunun ilişkisini zarif bir dille anlatıyor. Dani ve Tom'un planladıkları ama hiç gerçekleştiremedikleri ada yolculuğu, okuyucuya hem hüzünlü hem de umut verici bir deneyim sunuyor.

Bu romanı okurken, yas tutmanın herkes için farklı olduğunu ve her birimizin kayıpla başa çıkma şeklimizin benzersiz olduğunu anladım. 'Bir Ada İcat Etmek', kayıp ve acıyla başa çıkarken sevginin gücünü ve hayatta ilerlemeye devam etmenin önemini hatırlatıyor.
Profile Image for Cansu ÇÖ.
33 reviews1 follower
November 2, 2024
Yas sürecine dair, yasın kişiyi nasıl dönüştürdüğüne dair yalın ama bir o kadar da etkileyici ifadeler bırakan bir roman. Etkisinden kurtulması kolay olmayan bir hikaye. Kaybedilen kişinin sanki kaybedilmiyor ve artık o kişinin benliğinin bir parçası olarak devam ediyor. Gillot'nun yas tanımlaması oldukça Derrida tesirinde, benliği olumlayıcı ve dönüştürücü.

"Zaman tuhaf bir şeydi, bazen bize anda var olduğuğumuz duygusu verecek kadar genleşiyor, bazense sıçrayarak uyandığımız saf bi illuzyona, bir hayali yolculuğa dönüşüyordu" (56)

"İki kişinin onları neyi birleştirdiğinin bilincine vardığı o anlardan birini yaşıyorduk" (117)

"Erkek çocukları için her şey efsaneler üzerine inşa edilmiştir. Kahramanlık dışında kurtuluş yolu yoktur" (136)

"Yas, yaşayan, içindeki en güçlü tarafa seslenen bir şey ve herkesin yası kendine özgü" (159)

Profile Image for tuğba erman.
22 reviews6 followers
November 9, 2024
“Zaman tuhaf şeydi, bazen bize anda var olduğumuz duygusu verecek kadar genleşiyor, bazense
sıçrayarak uyandığımız saf bir illüzyona, bir hayali yolculuğa dönüşüyordu. Dostlar edinmiş, aşkı bulmuş, aile kurmuş, hafta sonu tatillerini yazlıkta geçirmiş, arabalar satın almış, uçaklara binmiş, Noeller kutlamıştım ama o an itibariyle, sabırla inşa ettiğim bu yapı yerle bir olmuştu. Aslında hiçbiri var olmamış gibi, başlangıç noktasına geri dönmüstüm.”

Displaying 1 - 30 of 58 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.