Biz yetişkinler ne zaman bir masal dinlesek içimizdeki çocuk uyanmaya başlar. Ne zaman bir masal anlatılsa iç evrenimizin karanlık odalarında kilitli kalan çocuğun kalbi güm güm atmaya başlar. Kalbin bu çağrısı o karanlık odanın kapısını açacak tılsımdır. Böylece kapı yavaş yavaş aralanır, içimizdeki çocuk çekinerek kafasını dışarı uzatır ve kapalı kaldığı o odadan masalın efsunlu sesine kulak vererek usulca dışarıya çıkmaya başlar.
Çünkü masal bizi aslımıza kavuşturan efsunlu sözdür. Masal dinleyip, masal anlattıkça bizi terk etmiş olan içimizdeki çocuk, masalın cazibesine kapılıp yuvasına geri döner. Masal bilinçdışımız ile olan bağımızı güçlendirir. Dişil yanımızı büyütür. İçimizdeki kahramanı uyandırır. Özetle masal, insan olma serüveninde bize güç verir, el uzatır ve rehberlik eder.
“Beşer yanımızdan insan yanımızı doğurabildiğimiz sürece özümüzü açığa çıkarmaya başlarız. Aksi halde yaşam manasız, renksiz, tatsız, masalsız bir yer olurdu” diyor Nazlı Çevik Azazi.
Bu kitap sadece masalların dünyasına davet etmiyor, kendi içimize doğru masalların rehberliğinde bir yolculuğa davet ediyor. Yol boyunca karşımıza bazen tasavvuf üstatları, bazen Star Wars bilgeliği, bazen Jung, bazen kutsal kitaplar, filozoflar, bolca sembol ve çeşit çeşit masal kahramanı çıkıyor. Ve sonra Kahramanın Yolculuğu kısmı başlıyor. Kitapta bu bölüme geldiğimde başka türlü akmaya başladığını hissettim ben. Sanki bu kısma kadar yazarın anlattığı her şey içimde demlenmiş ve bu bölüme hazırlamıştı beni. Joseph Campbell’in Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nu okurken bile yolun ve kahramanın dünyasının bu kadar içinde hissetmemiştim kendimi. Tarot sembolizmi, erdemler, eşikler, arketipler ve yaşamda karşılaştığımız her şeyin, herkesin birey olma sürecimize katkısı su gibi bir dille aktarılmış. Ve finalde tüm bilgiler, tüm ekoller, tüm masallar birleşip döngüyü tamamlamış. Yani kitabın kendisi de adeta bir yolculuk gibi tasarlanmış.
Kitap, kendi masalımızın kahramanı olmaya giden yolda gösteriyor ki “hep dönülen yuva, insanın kendi öz varlığından başka bir yer değildir.” O halde özü arayan herkesin yolculuğunda ışık olsun Masal.
Kendisini canlı olarak dinleme fırsatı bulmamış olsaydım sanırım kitabı daha çok severdim ama yazdiginda kurgu mu dersiniz yoksa derinlesemeyen karekterler mi dersiniz sanki birseyler olmamış gibi...
Kitabı seçerken sadece masallardan oluştuğunu sanıyordum ama yazar masal konusundaki engin eğitimini yansıtan bir kitap yazmış.Aralara da masallar eklemiş.Masalların hepsi de son derece güzeldi ve hepsini ilk kez burada okudum.Yalnız iş masalların teknik kısmına gelince;orda yazar beni kaybetti.Bana bu yönüyle hitap etmedi.Siz benim gibi düşünmüyorsanız sevebilirsiniz.
Nazli Çevik Azazi'den eğitim almak paha biçilemez bir deneyimdi. İlk kitabı da çoğu yerde okuyucuyu içine alan, farklı bir bakış açısı katan özellikte. Yer yer tekrarlayan hissi verse de çok iyi olan ve tekrardan okuyacağım bölümleri mevcut. Alışık olmadığımdan sanırım "kadim" ve "arketip" kelimeleri fazlasıyla kullanılmış :) Masalları seven ve farklı bir tat isteyen herkes okumalı.
Sadece masalları derlemiş olsaydı bu kadar kötü olmayabilirdi. Dar çok dar kelime kompozisyonlari ile sürekli aynı şeyleri okuma zorunluluğu gibi. Sığlık girdabı. Süper market kitabı. Üzgünüm masalları çok sevmeme rağmen berbat bir kitap.
Masal ki; görünen ile görünmeyini birbirine bağlayan, bize özümüzü hatırlayan, değerlerimiz ile bağ kurduran,hayatın bize sunduklarının bizim içimizde olandan ötesi olmadığını hissettiren hakikatın kendisidir.... hepimiz kendi masalımızın kahramanıyız!