When we talk about Presocratic philosophy, we are speaking about the origins of Greek philosophy and Western rationality itself. But what exactly does it mean to talk about “Presocratic philosophy” in the first place? How did early Greek thinkers come to be considered collectively as Presocratic philosophers? In this brief book, André Laks provides a history of the influential idea of Presocratic philosophy, tracing its historical and philosophical significance and consequences, from its ancient antecedents to its full crystallization in the modern period and its continuing effects today.
Laks examines ancient Greek and Roman views about the birth of philosophy before turning to the eighteenth-century emergence of the term “Presocratics” and the debates about it that spanned the nineteenth and twentieth centuries. He analyzes the intellectual circumstances that led to the idea of Presocratic philosophy―and what was and is at stake in the construction of the notion. The book closes by comparing two models of the history of philosophy―the phenomenological, represented by Hans-Georg Gadamer, and the rationalist, represented by Ernst Cassirer―and their implications for Presocratic philosophy, as well as other categories of philosophical history. Other figures discussed include Plato, Aristotle, Cicero, Diogenes Laertius, Schleiermacher, Hegel, Nietzsche, Max Weber, and J.-P. Vernant.
Challenging standard histories of Presocratic philosophy, the book calls for a reconsideration of the conventional story of early Greek philosophy and Western rationality.
مرز بین فلسفه پیش و پس از او در دو سنت متفاوت گزنوفونی-سیسرونی و افلاطونی-ارسطویی بررسی میشود.
اولی از شکافی محتوایی صحبت میکند؛ تا پیش از سقراط همه از طبیعت (در جامعترین شکل آن یعنی تمام کائنات) میگفتند، اینکه مبدا و منشا چیست؟ جهان از آب ساخته میشود یا از خاک یا از همه چیز؟! رعد و برق چیست و آیا واقعن خورشید یک خداست یا تکه سنگی داغ؟ و این سقراط بود که نگاهها را اولین بار از مشاهدهی بیرون به درون و از استدلال صرف به اخلاق عملی معطوف میکند. از نظر او فلسفه نه پرسش از معمای هستی، بلکه پیدا کردن راهی برای سعادتمندتر زیستن است.
دغدغهی دومی اما شکاف روششناختیست. برای افلاطون و ارسطو، سقراط آن نقطه بود که «فلسفهی چیزها» جایش را به «فلسفهی ایدهها» داد، آنجایی که ذاتشناسی (علت مادی) به مرور جایش به نفع غایتشناسی (علت غایی) کنار کشید [علتهای چهارگانهی ارسطو: علت مادی چلو کباب برنج و گوشت است، علت فاعلیاش آشپز، علت صوریاش دستور تهیه و علت غاییاش سیر کردن انسان]. این که از کجا میآییم آنقدر هم مهم نیست در مقایسه با این که به کدام سمت رهسپاریم.
اما برجسته کردن پیشاسقراطیان در دوران مدرن – به دلایل غیرآکادمیک – را احتمالن قبل از همه میتوان به نیچه نسبت داد. نیچه مخالف سرسخت اندیشهی غایتگرایانهای ارسطویی بود که همچنان پس از عصر روشنگری حضور پررنگی در فلسفه داشت و پیشاسقراطیان را به دلایل متفاوت و حتا متناقضی میستود. جوانتر که بود به این علت که طبیعتگرایی و خردگرایی محض (و کنار گذاشتن علتهای افسانهای برای پدیدهها) شباهتهای قابل توجهی به علم سکولار قرون ۱۷-۱۹ داشت و بعدتر که از مدرنیته خسته شد، به این خاطر که آنها را مخالفخوانهای تراژیک دوران کلاسیک میانگاشت که به ارزشهای رایج سنتی عصر طلایی یونان (و حماسههای هومر و هزیود) پشت پا زده بودند؛ ابرمردهایی که جهان نیچه به آنها نیازی دوباره داشت، اما این بار برای پشت پا زدن به مدرنیته و ساختن جهانی نو(تر).
Adı üstünde kitap bir giriş olarak, presokratik filozoflardan çok neden presokratik denilmiş ona değinmiş.
Platon'un hocası Sokrat'ın MÖ 399 yılında Atina'da baldıran otu içirilerek idama mahkum edilmesinden sonraki milenyumda skolastik döneme değin batı düşün dünyası bilimsellikten uzaklaşmış, karanlık çağın kucağında yaşarken bulmuştur kendisini. Skolastik dönemde Platon'un antitezi durumundaki Aristotelesçi görüşlerin İslami bilginlerin felsefedeki şerhleri sayesinde Batı tarafından tekrar keşfedilmesiyle aydınlanmanın temeli nihayet atılmıştır.
Aristo'nun bahsettiği Sokrat öncesi doğa felsefecileri bilimsel düşüncenin ilk ortaya çıktığı kişilerdir. Felsefe biliminin biçimi isim babası Pisagor tarafından ilk oluşturulmuşken, içeriğinin bilimsel kökenleri İyonyalı doğa düşünürlerinden Miletos'lu Thales'e hatta mitleri ilk kez kategorize eden Aiolis'li şair Hesiodos'a kadar gitmektedir. Presokratik teriminin Nietzsche başta olmak üzere Ernst Cassirer, H.G. Gadamer, Weber gibi kıta felsefecileri tarafından kullanımının incelendiği kitapta, tarihte köken ve başlangıç terimlerinin kullanımı da irdelenmiş. Felsefenin başlaması; Aristo'nun bahsettiği gibi potansiyelin harekete geçtiği bir noktasal tarihte değil de daha çok presokratik filozof Kolophon'lu Ksenofanes'in anlattığı gibi kökenleri zamanın daha derinlerine dayanan fakat açığa çıkmasına izin verildiği durumların oluştuğu bir tarih aralığındadır. Bu örnekte bile presokratik filozofların; hayatın anlamını hocaları Sokrat'ın, Platon'un Tanrı'yı merkeze alması gibi değil de Us'u merkeze alarak çözmeye çalışan Aristoteles'in bile yetişemediği yerlerde, aydınlanma açısından önemi görünüyor. Hocası Platon'un aksine Aristo aslında felsefenin mucidi gibi olan eskinin süper kahramanlarını oluşturma peşinde değildir. Oysa Sokrat kendini bile süper kahramanlaştırmıştır. Aristo'nun farkında olduğu gibi presokratik filozoflar çok daha bilimseldiler ve 'pre' takısına rağmen Sokrat'tan daha ileridirler.
Keşf-i kadim yönünde; kıta felsefecilerinin presokratik diye adlandırdığı Anadolu'nun Ege kıyılarındaki 'kudema' üzerine bu kitap gayet bilgilendirici kritikler içeriyor. Aristoteles'in fragmanlarının, Diogenes Laertinos'un antik felsefe tarihi çalışmalarının ve yakın zamandaki kıta felsefecilerin konuya ait fikirlerinin, André Laks'ın son buluntular ve kuramlarla modern bir şerhi olarak da düşünülebilir. Hatta içeriğindeki referans bolluğundan ve kitabın kısa olmasından dolayı el altına uygun bir bilimsel kılavuz kitap olarak da değerlendirilebilir.
This was a very scholarly volume examining the surprisingly controversial concept of Presocratic philosophy. The authors examine the historical development of the concept of the intellectual predecessors to Socrates and Plato and also look at the various ways of subdivideding this group of thinkers. The authors show that this has been done in different ways, by subject matter (i.e. Cosmology, Natural Inquiry, Ehical/Political), general geographical traditional source (i.e. eastern Ionian and western Magna Graecia / Athenian). The authors ten look at how these (and other ways of looking at early Greek thinker) have influenced Western philosophy in early modern and modern times.
His discussion of the historical origin of the term 'Presocratic philosophy" was interesting. However, the writing style was hard to read and follow--I had to read multiple sections twice.
His initial question of the Ciceronian vs Aristotelian divide introduced further questions but didn't have a definite answer, though he was even handed with his treatment of both arguments. This first section was the most interesting, as it addressed whether or not there was a topical or theoretical divide between the philosophy of Socrates and his predecessors.
His final chapter "Why It Matters" didn't tie it all together very well and ultimately made the whole topic seem inconsequential.
Imprescindible. Los capítulos dedicados a Weber como nuevo comienzo para el estudio de la racionalidad, y a Gadamer y Cassirer como hegelianos pese a todo son muy finos.