Jump to ratings and reviews
Rate this book

Winning Turkey: How America, Europe, and Turkey Can Revive a Fading Partnership

Rate this book
"
Turkey has always been a the point where East meets West, Europe meets Asia, and Christianity meets Islam. Turkey has also been a close and important American ally, but a series of converging political and strategic factors have now endangered its longstanding Western and democratic orientation. In Winning Turkey, two leading analysts explain this worrisome situation and present a plan for improving it. The stakes are clear. Turkey is the most advanced democracy in the Islamic world, bordering a number of the world's hotspots, including Iraq, Iran, and the Caucasus. It occupies the corridor between Western markets and Caspian Sea energy reserves. A stable, Western-oriented Turkey moving toward EU membership would provide a growing market for exports, a source of needed labor, a positive influence on the Middle East, and an ally in the war on terror. The picture has darkened, however, as rising anti-Americanism, deflated hopes for EU accession, civil-military tensions, and terrorist threats have destabilized an already volatile Turkish political system. Wi nning Turkey d esigns a plan to ease tensions in this critical part of the world. In addition to proposing a ""grand bargain"" between Turkey and the Kurds, it advocates greater support for increased liberalism and democracy, a renewed commitment by both Europe and Turkey to promote EU membership, a historic compromise with Armenia, and greater Western engagement with Turkish Cypriots.
"

126 pages, Paperback

First published January 1, 2008

1 person is currently reading
26 people want to read

About the author

Philip H. Gordon

21 books16 followers
Philip Gordon is an American diplomat and foreign policy expert. From 2013 to 2015, Gordon served as Special Assistant to the President, and White House Coordinator for the Middle East, North Africa, and the Persian Gulf Region. From 2009 to 2013, he served as Assistant Secretary of State for European and Eurasian Affairs.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1 (5%)
4 stars
9 (50%)
3 stars
6 (33%)
2 stars
2 (11%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Yusuf Slm.
9 reviews4 followers
September 2, 2014
https://www.academia.edu/8168998/TURK...

TÜRKİYE’Yİ KAZANMAK
PHILIP H. GORDON ve ÖMER TAŞPINAR

Ortak düşman yokluğu, ortak çıkar belirleme konusunda zorluk doğurmaya başladı. Bugün her ne kadar terörizm ortak düşman olarak kabul edilse de, Ankara ve Washinton teörizm deyince farklı şeyler algılıyorlar. Türkiye için teörizm meselesi etnik ve bölücü nitelikteki PKK Oluşumuna odaklanmış. Amerikanın teörizm algılaması ise radikal İslam üzerine kurulu.
Türkiyede Zıtlıklar:
Cumhuriyet’in ilk yılları Laiklik---- İslam
Soğuk Savaş Sol-Terör----------Sağ-Türklük
Sopuk savaş sonrası Laiklik-----İslam
Türkiye’nin laiklik konusunda ABD’ye olan kırgınlığı 11 Eylül terör saldırısı sonrasında Amerika’nın Türkiye’yi İslam dünyası çin başarılı bir “model” olarak göstermesiyle başladı.
Türkiye’de bir kesime göre Ergenekon operasyonu Avrasyacı-ulusalcı kadroların ABD yanlısı “ılımlı İslam” tarafından tasfiyesi anlamına geliyor. Muhafazakar kesim ise Ergenekon yapılanmasına Türk ulusalcıların ve Amerikalı neokonların Ak Parti’yi devirme planı olarak baktılar. Bu iki zıt bakış açısı en azından bir konuda anlaşıyor: Her taşın altında hep Washinton var.
Bir zamanlar doğuya yönelen İslamcılar şu anda Avrupa ve Birleşik Devletler ile sıkı bağların korunması ile daha ilgili taraf iken, bir zamanlar Batı’ya yönelen Kemalist elit, Türkiye’nin Batı ile sıkı bağlarının değerini sorgulamaktadır.
Atatürk’ün Kemalizm olarak bilinen ideolojisi, birincisi radikal laiklik olmak üzere üç temel sacayağına dayanmaktaydı.
Osmanlı paişahları sık sık İslam şeriatını alanının dışına taşan ve dini olmaktan ziyade politik ilkeler üzerinde temellenen kanunlar vazederdi. İslam ile Osmanlı İmparatorluğu’nun politik ve milli çıkarları çatıştığında padişahlar devleti tercih ederlerdi.
Devlet ve dini resmi olarak ayırmak (Fransa’nın 1905’te yaptığı gibi)yerine, çağdaş Türkiye, dini vazifelerin yerine geitrilmesi tekeleine alarak ve din görevlilerini devlet bürokrasisine dahil ederek dini daha etkin biçimde kontrol etmeyi amaçladı.
Kemalizmin ikinci sacayağı asimilasyoncu milliyetçilikti.
Kemalizmin üçüncü sacayağı Atatürk’ün Türkiye cumhuriyetini Modern , batılı, jeopolitlk olarak Batıya bağlanmış bir ülkeye dönüştürme kararlılığıydı.
Soğuk savaş süresince üç kez – 1960 1971 vr 180 de olmak üzere – sivil hükümetleri devirdi ve her seferinde yalnızca kamu düzenini yeniden tesis edecek kadar idarede kaldı. 1960 darbesi ile Anadolu daki çevreyi temsil eden muhafazakar bir hareket olan ve 1950 ile 1960 arasında yapılan tüm serbest seçimleri kolaylıkla kazanmış olan Demokrat Parti devrildi. Devrik başbakan Adnan Menderes ölüm cezasına çarptırıldıve anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçundan idam edildi. 1971 ve 1980 darbeleri yoğun sol karşıtı eğilimler taşımaktaydı ve bilhassa 1980 darbesi geçici olmakla birlikte Kürt ve sol muhalefeti şiddetle bastırdı.
1984 yılında vaktiyle kominist bir Kürt hareketi olan ve bölgede güçlü bir takipci listesi olan PKK ayrılıkcı bit terörist kalkışmaya girişti. Askeri idarecilerin benimsediği devlet kontrolündeki İslam’ı seferber etmek yöntemi de kendi sonuçlarını üretti. Sol görüşlü öğrenci nüfusunu dengeleyip depolitize etmek amacıyla generaller Diyanet İşleri Başkanlığının bitçesini artırdı, ülke çapında İmam Hatip

Aslında bazı radikal demeçlerini bir kenara bırakırsak Refah Partisi ve Başbakan Necmettin Erbakan Türkiyenin laik yapısının temel prensiplerine meydan okumamistir.
1997 de Erbakana yapilan darbenin buyuk ve beklenmedik sonuçları oldu. Bu sayede Türkiye deki İslamcılar ciddi anlamda vicdan muhasebesi yaparak ;nesil ve ideolojik olarak bir kopuşun ortaya çıkmasına on ayak oldu. Refah partisinin üyeleri Erdoğan ve Gül gibi pragmatik genç liderler laik düzene ne ölçüde meydan okuyabilen eklerini idrak ettiler.
2007 yılının ilkbaharında Nokta dergisi 2004 te Kıbrıs meselesi yüzünden gerçekleşecek askeri darbenin Genelkurmay daki fikir ayrılıkları sayesinde atlatildigini ileri surdu.
Bazı komşularının aksine Türkiye hicbir zaman Amerika da güçlü bir etnik lobinin varlığından faydalanamadi.
2007 seçimleri öncesinde Kemalistler ve AKP boğuşurken iki tarafda Amerika yı en çok değer verdiği ilkeleri imtina etmekle suçluyordu: Kemalistler için LAİKLİK AKP için ise DEMOKRASİ.

Çoğu avrupali nin nazarında Türkiye adaylık vasfını taşıyabilmek için açıkça çok büyük( Almanya hariç tüm AB üyesi ülkelerden daha büyük bir nüfusla) çok büyük ,(AB ortalamasının üçte birinden az kişi başına GSYİH ile) çok fakir ve ( yüzde 99 müslüman nüfus ile) çok farklıydı.

Türkiye tek bütünsel bir kategoriye indirgenemeyecek çoklu bölgesel kimlikleri olan merkezi bir ülke konumundadır.

Turkiyenin Avrupa istiyaki onu Rusyaya yaklaştırmıştır. Her iki ülkede kendilerine ikinci sınıf devlet muamelesinde bulunulduğunu hissettikleri AB karşısında hayal kırıklığı duymaktadır. Her ikisinde AB bin onları önemli imparatorluk geçmişine ve Ortadoğu ve Avrasya da emperyal rollere sahip büyük avrupalı güçler olarak tanıyıp saygı göstermesini istemektedir. Pek çok yönden Rusya ve Türkiye devletlerinin imparatorluk gelenekleri paralel bir uyanis gecirmektedir.

Gazeteci Fikret Bila nin Turkiye nin son donem askeri liderleriyle yapilan röportajlardan oluşan KOMUTANLAR CEPHESİ adlı kitabina gore generallerin çoğu Turkiyenin kurtleri bastırmak için güce başvurmuş olmasinin PKK nin isine geldiği sonucuna varmışlardır.
Hoşgörülü liberal demokrasi radikal İslam’ım en iyi panzehiridir.
Türkiye geniş petrol ve doğalgaz kaynakları olmadığı için kendini şanslı sayabilir. Enerji zenginliği Ortadoğu’da demokrasi ve kapitalizm hedeflerini felç eden bir bela olabilmektedir.
Örgütün(ERGENEKON) -soğuk savaş döneminde kurulan ve varlık sebebi bir NATO ülkesinin işgali durumunda Sovyetler’e karşı mücadele etmek olan, fakat yasadışı faaliyetlerde de bulunmuş olan kanun kapsamı dışındaki örgütlerden doğan bir uzantı – 1990lardan beri gerçekleşen pek çok faili meçhul cinayet ve terörist faaliyetten de sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

AB ve ABD’nin Türkiye’yi Kazanma Yolları
 Türkiye ve Kürtler arasında bir “Büyük Pazarlık”ın teşvik edilmesi
 Türkiye’de L,beralizm ve Demokrasinin desteklenmesi
 Türkiye’nin AB üyeliğinin Taahhüdünün Yenilenmesi
 Ermenistan ile tarihi uzlaşının Desteklenmesi
 Kıbrıs’ta siyasi bir çözümün Teşvik edilmesi




Displaying 1 - 3 of 3 reviews