Jump to ratings and reviews
Rate this book

Erken Gelen Turnalar - Sultan Murat

Rate this book
Büyümek ne demektir? Ergenlikten, çocukluktan nasıl çıkar, nasıl yetişkin olur insan? Sorumluluk sahibi biri olduğunda mı, yoksa kendisini çevreleyen dünyaya, koşullara başkaldırdığında mı? Aytmatov, Sultanmurat’ta işte bu evrensel sorunun peşinde koşuyor. On beş yaşında bir çocuğun, ve dört arkadaşının, okul sıralarından kalkıp doğayla ve insanlarla çetin bir mücadeleye giriştiği çarpıcı bir hikâye Sultanmurat! Savaşın, sert ve acımasız doğal ve toplumsal koşulların gölgesinde kıyasıya bir mücadelenin hikâyesi…
İyi okumalar!
“Bitirmek zorundayız bu işi. Yumuşak, sert demeyip her yere sürüyorum sizi, fakat başka türlü ekin yetişmez. İhtiyar Çekiş ‘Değişmeyen bir yasadır, her ekmeğin mayasında biraz ter vardır,’ diyor. Ama ekmeği yiyenlerin tümü bilmezmiş bunu, ya da akıllarına gelmezmiş. Ekmek çok önemlidir bizim için, onsuz edemeyiz. Buraya, Aksay’a o amaçla geldik...”

152 pages, Paperback

First published January 1, 1975

1 person is currently reading
37 people want to read

About the author

Chingiz Aitmatov

146 books924 followers
Chinghiz Aitmatov (Чингиз Айтматов, Tschingis Aitmatow, Čingiz Ajtmatov, Tšõngõz Ajtmatov, Cengiz Aytmatov, Tsjingiz Ajtmatov, Tchinguiz Aïtmatov, جنكيز ايتماتوف) was an author who wrote in both Russian and Kyrgyz. He was the best known figure in Kyrgyzstan literature.

Aitmatov's parents were civil servants in Sheker. The name Chingiz is the same as the honorary title of Genghis Khan. In early childhood he wandered as a nomad with his family, as the Kyrgyzstan people did at the time. In 1937 his father was charged with "bourgeois nationalism" in Moscow, arrested and executed in 1938.

Aitmatov lived at a time when Kyrgyzstan was being transformed from one of the most remote lands of the Russian Empire to a republic of the USSR. The future author studied at a Soviet school in Sheker. He also worked from an early age. At fourteen he was an assistant to the Secretary at the Village Soviet. He later held jobs as a tax collector, a loader, an engineer's assistant and continued with many other types of work.

In 1946 he began studying at the Animal Husbandry Division of the Kirghiz Agricultural Institute in Frunze, but later switched to literary studies at the Maxim Gorky Literature Institute in Moscow, where he lived from 1956 to 1958. For the next eight years he worked for Pravda. His first two publications appeared in 1952 in Russian: The Newspaper Boy Dziuio and Ашым. His first work published in Kyrgyz was Ак Жаан (White Rain) in 1954, and his well known work Jamilya appeared in 1958. 1980 saw his first novel The Day Lasts More than a Hundred Years; his next significant novel, The Scaffold was published in 1988. The Day Lasts More than a Hundred Years and other writings were translated into several languages.

Aitmatov suffered kidney failure and on 16 May 2008 was admitted to a hospital in Nuremberg, Germany, where he died of pneumonia on 10 June 2008, aged 79. His obituary in The New York Times characterized him as "a Communist writer whose novels and plays before the collapse of the Soviet Union gave a voice to the people of the remote Soviet republic of Kyrgyz" and adds that he "later became a diplomat and a friend and adviser to the Soviet leader Mikhail S. Gorbachev."

Chinghiz Aitmatov belonged to the post-war generation of writers. His output before Jamila was not significant, a few short stories and a short novel called Face to Face. But it was Jamila that came to prove the author's work. Louis Aragon described the novellete as the world's most beautiful love story, raising it even above Rudyard Kipling's World's Most Beautiful Love Story. Aitmatov's representative works also include the short novels Farewell, Gulsary!, The White Ship, The Day Lasts More Than a Hundred Years, and The Scaffold.

Aitmatov was honoured in 1963 with the Lenin Prize for Jamila and later he was awarded a State prize for Farewell, Gulsary!. Aitmatov's art was glorified by admirers. Even critics of Aitmatov mentioned high quality of his novels.

Aitmatov's work has some elements that are unique specifically to his creative process. His work drew on folklore, not in the ancient sense of it; rather, he tried to recreate and synthesize oral tales in the context of contemporary life. This is prevalent in his work; in nearly every story he refers to a myth, a legend, or a folktale. In The Day Lasts More Than a Hundred Years a poetic legend about a young captive turned into a mankurt serves a tragic allegory and becomes a significant symbolic expression of the philosophy of the novel.

A second aspect of Aitmatov's writing is his ultimate closeness to our "little brothers" the animals, for their and our lives are intimately and inseparably connected. The two center characters of Farewell, Gulsary! are a man and his stallion. A camel plays a prominent role in The Day Lasts More Than a Hundred Years; one of the key turns of the novel which decide

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
30 (37%)
4 stars
33 (40%)
3 stars
15 (18%)
2 stars
3 (3%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 13 of 13 reviews
Profile Image for Jefi Sevilay.
800 reviews95 followers
January 8, 2026
Erken Gelen Turnalar sanırım Cengiz Aytmatov'dan okuduğum 7. kitap ve ister istemez diğer eserleriyle karşılaştırıyorum. Bu kitap, diğerlerine göre daha durağan, daha olaysız geldi. Bir de üzerine yarım kalınca diğerleri kadar sevemedim.

Yine de Cengiz Aytmatov benim için bir güven. Hikayesine, karakterlerine, atmosferine derinlemesine inebileceğim, buzlu kırlarda bir köy okulunda sıcacık sobanın yanında kendime yer bulabileceğime emin olduğum bir yer.

Herkese keyifli okumalar!
Profile Image for Caterina.
1,219 reviews62 followers
February 21, 2024
Hayatınızın bir döneminde yolunuz Aytmatov kitapları ile kesişmedi ise zarardasınız...

Benim için Erken Gelen Turnalar - Sultan Murat, otobiyografik özellikler taşıdığı için Aytmatov eserleri içinde en değerlilerden biri. Bir süre önce Ötüken'den çıkan edisyonu okumuştum fakat Goodreads incelememi hiç etmiş gibi görünüyor. Bu defa sesli kitap olarak dinlemeyi tercih ettim. Basılı okumamda da gözlerim dolmuştu, sesli dinlerken de durum değişmedi...

"Ağlama bir çeşit karşı koyma, kabul etmeme, başkaldırı demektir. Oysa elden gidenin döndürülemeyeceğini anlayıp susmak çok daha tehlikelidir."



Ölmeden mutlaka okuyun!
Profile Image for belisa.
1,452 reviews43 followers
August 31, 2024
ilk aytmatov okuyuşum, nasıl bitti anlamadım meğer tarzı böyleymiş...
Profile Image for 미소 ☾.
80 reviews1 follower
January 23, 2022
"Değerli varlığın kaybına razı oluşun, insanı irkilten, acımasız sessizliği çöktü evin içine. Ağlama bir çeşit karşı koyma, kabul etmeme, başkaldırı demektir. Oysa elden gidenin geri döndürülemeyeceğini anlayıp susmak çok daha tehlikelidir. En koyu düşünceler bu sırada gelir insanın aklına."
Profile Image for Cansu Aybey.
88 reviews22 followers
March 31, 2023
Naif bir büyüme hikayesi. Çok duygusal bir kitap değil ama bazı yerlerde gözlerim doldu içim sımsıcak oldu. Cengiz aytmatovun geçmişte geçen kır hikayelerini seviyorum . Bu kitabıda oğlu aspara yazmış.
Profile Image for Ökkeş Zortuk.
124 reviews1 follower
August 22, 2025
Savaş döneminin farklı tarzları ile hayatın içinde güzel bir öykü kitabı olarak çıkmakta olan bu kitap, Cengiz Aytmatov'un betimleyici güzellikleri ile karşımıza çıkmaktadır.

Savaşın ortaya çıkardığı önemli bir durum ise bozulan aileler olarak karşımıza çıkıyor. Evdeki iş bölümü bu süreçte bozulmalar ile karşımıza çıkmaktadır. Evlerden giden yetişkin erkekler ve sonrasında bozulan üretim, komünist yaklaşım sonrasında gelişen diğer olaylar...

Sultan Murat ve ortaya çıkardığı değerler ile karşımıza çıkan bu öyküde hayatın en gerçek özelliklerini ve gerçekçi bir tasvir ile okuyabilmek, yazarın bize sunduğu büyük bir ziyafete dönüşmüş. Bu kitabın içerisinde ise bir ovada hayatta kalma savaşını hem savaşan bir milletten, onların geride kalan ailelerinden, sorumluluğu çocuk yaşta omuzlarına alan bireyler ve onlara yol gösteren gazilerden ve tüm bu denklemin içinde kötülükleri baki olan diğer hayinlerden okumak, o ana tanıklık edecek ruhu kazandırıyor.
Profile Image for Serdar Erenler.
167 reviews
October 8, 2025
Aytmatov’un kendi hayatından esintiler taşıyan; 2. Dünya Savaşı döneminde ,ergenlik dönemindeyken, okulu bırakıp tarlada çalışmaya giden Sultan Murad’ın gözünden hikayeyi görüyoruz.
Aytmatov’un kendi baba özlemini yansıttığını düşündüğüm romanda doğal hayat da, karakterler de, olay akışı da ustaca anlatılmış.
Bazen insanın içi kıpır kıpır oluyor, bazen de acıyor okurken.
Diğer kitapları gibi naif bir anlatım var burada da.
Özellikle sonunu beğendim kitabın.
Diğer kitapları da sırada, gerçekten çok iyi bir yazar.
Profile Image for Fulya.
6 reviews
October 12, 2025
Kitap çok akıcı ve bir şekilde masumiyet ile özlem arasında gidip geliyor. Sürekli acaba ne olacak babası gelecek mi? Derken o özlemle bir şekilde hikaye ilerliyor.

Ancak sorun şu ki elimdeki baskıda Ketebe yayınları sın bir kaç sayfayı basmayı unutmuş. Hikaye havada kaldı ve internette aratıp tamamlamak zorunda kaldım.

Bu yayın evinden kitap alıyorsanız mutlaka kontrol edin.
This entire review has been hidden because of spoilers.
11 reviews
Read
May 2, 2025
kitap mükemmel ilerliyor bence her şeyiyle karakterleri yavaş yavaş tanıtmasıyla vs. ancak son 20 sayfa sanki 200 sayfa yazılıp chatgptye bunu 20 sayfaya düşür denmiş gibi yazılmış yine de baya beğendim
Profile Image for Davut.
107 reviews
June 8, 2019
Güzel anlatım, fakat yarım kalan bir hikaye. Savaş zamanı okulunu yarım bırakarak askere gitmek zorunda kalan Kırgız genci Sultanmuradın hikayesi.
182 reviews
December 22, 2024
“Çocuk işte. Sabah kalkınca her şeyin değişeceğini, bir mucizenin gerçekleşeceğini umuyor.”

"Bir insanın büyüklüğü ancak yitirildiğinde
anlaşılır. Bu her zaman böyledir ve böyle
olacaktır."
Profile Image for Oya Güvercinci.
337 reviews4 followers
February 2, 2025
Aytmatov birçok romanında olduğu gibi Erken Gelen Turnalar-Sultan Murat’ta da İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlarla savaşmaya giden Kırgız erkeklerinin geride bıraktığı ailelerini konu almış.

Bu defa romanın kahramanı 14 yaşında Sultan Murad adlı bir delikanlı. Onun aşık oluşu, tarlaların sürülmesi gerektiği için okulunu bırakmak zorunda kalışı ve yaşadıkları. Kitabın bir yarı otobiyografi olduğunu ve Sultan Murat’ın Aytmatov’un gençliğini yansıttığını öğrendim.

Yine akıcı, yine kolay okunan bir kitap. Ancak yazarın diğer romanları gibi duygu yüklü ve kendinizi olayların içinde hissettiğiniz bir roman değil.
Displaying 1 - 13 of 13 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.