Türkiye gündemine ilişkin kitaplarının yanısıra gezi notlarıyla da tanıdığımız Mustafa Balbay bu kez daha farklı bir çalışma ile okurun karşısına çıkıyor.
Dünyanın 80 ülkesini gezen, yazan Balbay pek çok yerde Nâzım Hikmet'le karşılaştı. Gezi anılarının büyük şairle ilgili bölümlerini bir araya getirdi.
Silivri Cezaevi'nde 5 yıl Nazım'ın enerjisi ile birlikte yattı.
Nâzım'la ilgili araştırmaları kendi gözlemleriyle birleştirdi. Ortaya bu eser çıktı.
Balbay, Nazım'ın hala 5 kıtada da yaşamakta olduğunu söylüyor, ekliyor:
Mustafa Ali Balbay 8 Ağustos 1960, Burdur doğumlu, Türk gazeteci, siyasetçi, yazar.
24. Dönem İzmir 2 . Bölge milletvekili, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyesi, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Kurulu üyesi, Cumhuriyet Gazetesi eski Ankara Temsilcisi, Cumhuriyet Gazetesi'nin baş sayfasında Gündem adlı köşenin yazarı olan Balbay’ın gezi, inceleme, siyaset ve çocuk edebiyatı alanında 29 kitabı vardır. 6 Mart 2009 da hükümeti düşürmeye teşebbüs suçlamasıyla tutuklandı. 5 Ağustos 2013'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. 9 Aralık 2013 tarihinde tahliye edildi, 10 Aralık 2013 tarihinde milletvekili yemini ederek göreve başladı. TBMM 24. ve 25. Dönem İzmir milletvekilidir.
Balbay, evli ve iki çocuk babasıdır.
Ergenekon davası Balbay, 1 Temmuz 2008 sabahı Ergenekon soruşturması kapsamında Ankara'daki evinde gözaltına alındı. Balbay'ı evinde gözaltına alan polisler tarafından Balbay’ın evinde yapılan aramanın ardından bilgisayarına el konuldu ve kendisi sivil polislerin eşliğinde evden çıkarılarak gözaltına alındı. Susma hakkını kullandığını belirten Balbay, 5 Temmuz 2008 günü mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Balbay, mahkeme çıkışı yaptığı açıklamada kendisini "terör yaralısı" hissettiğini belirtti.
Mustafa Balbay, 5 Mart 2009 Perşembe günü sabahı, Ergenekon soruşturması kapsamında ikinci kez gözaltına alındı. 6 Mart 2009 günü çıkarıldığı mahkeme tarafından hükümeti düşürmeye teşebbüs suçlamasıyla tutuklandı. Balbay’ın hükümeti düşürme teşebbüsüyle suçlaması bilgisayarından elde edildiği ileri sürülen ve “darbe günlüğü” diye anılan notlara dayanır. Balbay’a atfedilen bu günlüklere dayanarak Balbay’ın İlhan Selçuk ve diğer Cumhuriyet Gazetesi yazarları ve bazı komutanlar ile birlikte 2000-2005 yılları arasında askeri darbe planları yaptığı iddiası ortaya atılmıştır. Günlüklerin bir bölümü 16 Mart 2009 günü tempo24.com.tr internet haber sitesinde yayınlanmıştır. 24 Mart 2009 günü avukatı aracılığıyla bir açıklama yapan Balbay, kendisine ait olduğu ileri sürülen günlüklerle ilgili olarak, "Medyada tartışılan şekilde bir günlüğüm yoktur. Birbirinden farklı notlar montaj yapılarak birileri tarafından işlenmiş, yorumlar eklenmiş ve tahrif edilmiştir" dedi. 6 Mart 2009'da beri Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Balbay, Ergenekon davasında hükümeti ve meclisi ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla yargılanmakta ve 28 Şubat 2011’den bu yana bir hücrede tutulmaktaydı. Balbay, 9 Aralık 2013 tarihinde tahliye edildi. Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilciliği görevi, 12 Nisan 2010 tarihinde, tutukluluk hali ileri sürülerek Utku Çakırözer'e devredilen. Balbay, kitap yazmayı ve köşe yazılarını ve kitap yazmayı cezaevi koşullarının elverdiği ölçüde sürdürür.
Milletvekili seçilmesi Balbay, 12 Haziran 2011'de yapılan genel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi'nden aday oldu ve İzmir 2. Bölge milletvekili seçilmiştir.
Tahliye girişimleri Milletvekili seçilmesinin ardından tahliye talebinde bulunan Balbay'ın talebi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. "3. Yargı Paketi" olarak bilen “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İlişkin Dava Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı”nın TBMM'den geçip yasalaşmasından hemen sonra 5 Temmuz 2012 günü tahliyesini tekrar talep etti, bu talep de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. 9 Aralık 2013 tarihinde tahliye edildi.
Tahliyesi Anayasa Mahkemesi, Mustafa Balbay'ın adil yargılanma ve uzun tutuklulukla ilgili başvurusunu değerlendirerek, haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Bu kararın ardından Mustafa Balbay'ın avukatı, hemen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne tahliyesi için başvurdu. Talebi değerlendiren mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uyarak tahliyesine karar verdi ve 9 Aralık 2013 tarihinde Mustafa Balbay tahliye edildi.
Yazarın anıları çerçevesinde gelişen bir Nazım kitabı. Okuması kolay, akıcı ve yeni pencereler açan... Kitaptaki bölümlerle ilgili daha detaylı okumalar yapma isteği uyandırıyor ve sonunda yazar, okumayı tamamladıktan hemen sonra bir Nazım şiiri okumamızı rica ediyor. Rastgele seçtiğim bir kitabından rastgele bir sayfa açtım. Benim payıma düşen : 5 Kasım 1945 Çiçekli badem ağaçlarını unut. Değmez, bu bahiste geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı. Islak saçlarını güneşte kurut : olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın nemli, ağır kızıltılar... Sevgilim, sevgilim, mevsim sonbahar...
Sohbet eder, sohbette dinler gibi hissettim ve keyifle okudum. Önümüzdeki günlerde yeniden okuyacağım. Nazım'ın 1963'de bir uluslararası film festivalinde, Moskova'da, "Şehirdeki Yabancı" filmini izlerken, herkes filme odaklanmışken, "Ahh canım İstanbul", "Aaa güzelim Boğaziçi" vb. sözlerle kendi kendine konuştuğunun anlatıldığı kısımlardan (s. 74-75) özellikle etkilendim. O duyguyu yakalamak için bahsedilen filmi izleyeceğim. "Nazım'ın kaldıracının sözcükler olduğu"nda Mustafa Balbay ile hemfikirim (s. 196). Yalnız "Bana bir kaldıraç verin, dünyayı kaldırayım" diyen kişiyi yazarın karıştırdığını düşünüyorum.