Yolcudur Abbas bağlasan durmaz. Pedagojik sinema, sinemanın epistemolojik açıdan hesap verebilir bir sanat olmasının gerekliliğinin bilincine varmış bir yönetmen. "Arkadaşımın Evi Nerede?" sorusunun basit bir soru olmaktan çıkıp, kadrajın bilgiyle alakasını, yönetmenin bir gerçeği çerçeveleyip-paketleyip sunup sunamayacığını, yönetmenin projeksiyonunun mu yoksa dünyanın rastgeleliğinin mi esas olduğunu sorgulamaya varması. "Hayat Devam Ediyor"da bu sorulara "hayat her zaman kazanır, yönetmen ancak varlığın çobanı olabilir," diyen, bakışın yıkımla ilişkisini açığa çıkaran, etik olmadan estetik est'ten ibaret kalır diyen, delikanlı ötesi bir yönetmen.
Arabanın kameraya dönüşmesi, ekranından hayatı kaydeden, "Arkadaşımın Evi Nerede?"deki gibi A noktasından B noktasına gitmenin anlatı açısından sorgulamasını yapan bir alet olarak arabanın keşfi. Ve "kaza" ve "felaket"in arabaya içkin özellikler olması. Deprem ve intihar. Bakışın felakete tanık olmayı göze almasının gerekliliği.
İyi sanat, dünyaya güzellik arayışıyla bakmanın utancını hep yanında taşımalıdır. Abbas abimde bu var. JLN de bunu almış gayet güzel anlatmış bize. Çeviri de fena değil Allah'ı var.