Viyolonsel sanatçısı ve öğretim üyesi Doç.Dr. Ozan Tunca konserlerine slaytlı sunumlar ve çaldığı parçalarla ilgili sunumlar katıyordu. Tarzı beğenilince klasik müziği tanımayanlara özel sunumlar yapması için talep gelmeye başladı. Araştırmaya girişti ve klasik müzikte insanları korkutan, anlaşılmayan, soğuk gelen noktaları bulup çıkardı. Cevapları bir konferansa sonra bir kitaba dönüştürdü. Bugüne kadar 2500 öğrenciye ve bir çok yetişkine klasik müziğin nasıl dinleneceğini anlattı. -Hürriyet, Ayten Serin, 08.02.2009-
60 Dakikada Klasik Müzik kitabı tam da ön yargıları ve tedirginlikleri önlemek için yazılmış. Kitap klasik müzik kültürü içinde okuru hızlı bir tura davet ediyor ve sanatçıları, dönemleri tanıtmanın dışında konserde dinleyicinin nasıl giyinmesi gerektiğinden tutun da, nerede alkış patlatması gerektiğine kadar birçok önemli detayla ilgili bilgi veriyor. -Sabah, Olkan Özyurt, 29.01.2009-
Dilerim ki bu güzel çalışmanıza tanık olan bir köy çocuğu da yıllar sonra sizin kadar başarılı bir sanatçı olarak sizi onurlandırır. - Berna İleri, İzmir-
Kitabınız ve dolayısıyla cd ile büyük bir destek aldım sizden... İlköğretim okullarında müzik dersi haftada 1 ders, yani 40 dakika...Müzik gibi bir okyanustan sadece damlalar verebiliyorum onlara. Her dersimde 15 dakikayı kitabınıza ayırıyoruz… -Özlem Oğuz, Sarıyer Mehmet Akif İÖO, Uzm. Müzik Öğr.-
Canlı, coşkulu, öğretici olmanın yanı sıra kuru olmaktan, gereksiz bilgilerle genç dinleyiciyi sıkmaktan uzak kalmış, sevimli, 60 dakikanın sonunda dinleyiciyi o eserleri tekrar, yepyeni bir kulakla dinlemeye yönlendiren bir çalışma. -Üner Birkan, Sanat Yazarı - (Tanıtım Bülteninden)
Kıymetli hocamız belli ki bilinçsiz dinleyiciden usanmış. Klasik müzik adına en temel bilgilerin azar azar verilmeye çalışıldığı kitapta “ azar azar “ konusu biraz mikro düzeyde kalmış. Okuyucu kitlesinin nasıl olacağı düşünüldü bilmiyorum ama konsere bilet nasıl alınır, ne giymeli, nerede alkışlamalıyız diye bir başlıklar var bunu anlayabiliyorum hatta bu konuda yazdığım makaleler bile var, fakat bu seviyede anlatım yapılan kitapta Beethoven 5’ Mozart 40. Üzerinden melodik duyum atıfları yapmak çok farklı açılar oluşturuyor sanırım.
kendimi büyük herhangi bir şeye hazır hissetmiyorum (hehe) ve bu yüzden kısacık kitaplar okuyorum ve özür dilerim isterseniz tutuklatın beni ama bilin ki nezarethanede insanlara beethovenın 5. senfonisini nınınını ağzımla nınını çalacak bilgiye sahibim artık
bu arada ozan hocayı kucağıma alıp bir elimle işaret parmağımı sallarken birilerini azarlamak istiyorum çünkü adamcağızı 60 dakikaya hapsedip ÇOK genel bilgiler vermeye mahkum eden sisteme yazıklar olsun müzisyen adam "lütfen 10-15 dakika erken gelin. ağır parfüm sıkmayın, lütfen yemek yemeyin" diyor bi de mahvoldum bu adam NİYE SADECE 60 DAKİKA KONUŞABİLİYOR😡🫵😠
Bu iki sorudan sonra, baktığınız şeyi görmek, dinlediğiniz şeyi duymak üzere tanımlanmış bir kitap olarak önümüze çıkıyor. Klasik; zamanın tüm devinimini kırmış, eskitilemeyen bir parça, evrensel bir yapı halinde olmasıyla önümüze çıkıyor. Bunun bir parçası olan klasik müzikte evrensel ve çağ ötesindedir. Ritmin, tınının veya insan sesinin kattığı değerleri içerir.
Müziğin niteliğini tanımak ve evrensel yapısını anlamanın bir parçası olarak "Klasik Müziği" tanımak ve öğrenmek gerekli. Besin bir besleyici olarak karşımıza çıkarken, ruhun beslenmesini sağlayacak o ana öğe ise duygulardır. Müzik ise duyguların tınılara, ritme ve notalara dökülmesiyle ruhu besleyen elementtir. Melodi; müziğin içindeki ruhun bir parçasıdır. Barok dönemindeki içiçe geçen, klasik dönemdeki ruha işleyen ve romantik dönemde ise uzunluğu ile hissedilen tarzdadır. Ritm; seslerin uzunluğu ile melodinin şeklini veren bir yapıdır. Modern müzikte sözlerin etkisiyle tam hissedilmemesinin yapısını davullar ile hissettirken, klasik müzikte bu melodinin içinde işlenmektedir. Bir melodi çok sesli veya tek sesli olarak ortaya çıkan bir yapıdır. Armoni; çok sesli müzikteki değişik melodilerin çok boyutlu yapısının müziğe kattığı perspektiftir. Müziğin içindeki sesin farklı nüanslarda işlenmesi ruha etkisini ortaya çıkartabilir. Monoton yapının içine renk katan bu yapı müzikal içeriğin niteliğini değiştirir. İtalyanca terimler ile piyano (hafif), pianissimo (çok hafif), forte (güçlü) ve fortessimo (çok güçlü) nitelikleri belirtilen melodi ruh üzerindeki etkilerini değiştirir. Volümün artışı yani kraşento yapısı veya azalışı yani dekraşento yapısı ile tadında farklı yapılar ortaya çıkartmaktadır. Tempo; müziğin içindeki hızın yapısıdır. Duyulan her eserde, ruhun içinden gelen bir anda ayakla bir anda elle tutulmaya başlayan ritm gibidir. Klasik ve barok dönemde tempo değişimleri çok sık karşımıza çıkmaz iken romantik dönemde bu etki çokça kullanılmaktadır. Müziğin bir başka elementi ise duygusudur. Her eserin doğduğu döneme ait olarak meydana gelen o duyguyu tekrardan icra ederken yakalamak o müziği hissetmek için en önemli yapısıdır. Allegro: Canlı ve hayat dolu Dolce: Tatlı Espressivo: Duygulu ve ifadeli Meastoso: Görkemli
Dans ritm ile işlenirken, şarkı ise melodinin işlendiği kısım olarak karşımıza çıksa da, farklı duygular içinde farklı şekilde de işlenebilmektedir.
Tını; çalgıların farklı yapıların meydana getirdiği sestir. Müzik yaparken seçilen renk gibi müzik yaparken meydana gelecek olan renklerin seçiminde hangi çalgıdan hangi tınının geleceğini fark etmek gerekli, bu sayede ortaya konacak eserin yapısı tanımlanabilir.
Biçimsel yapı içinde anlaşılmayı sağlamak için değişen ritm ve melodiler aynı zamanda tekrarlara düşerek anlaşılır yapılsının korunması da sağlanmaktadır. Bütünlüğün bir parçası olarak tekrarlar ile kalıcılık meydana gebilir. Tarihsel Dönemler: Barok Dönem: Bölümler arasındaki kontrast, sesin şekli, ritm ile değişim ile kendini gösterir. Önemli sanatçılarından birisi ise Vivaldidir. Klasik Dönem: Müziğin daha üst kesime hitap ettiği, Yunan kültürünün canlandırılmaya çalışıldığı sade bir anlatımın hedeflendiği, simetrik ve dengeli yapının arandığı dönemdir. Önemli sanatçılardan birisi Mozarttır. Romantik Dönem: Duyguların değişimi ile kişinin kendisi için yaptığı müziğin vurgulandığı bir yapıdır. Mantığın ötesinde duygusal çalkantıların hissettiği bir yapıdır. Kendi iç dünyasına dönmüş bir dönemdir. Önemli sanatçılarından birisi Beethoven'dır. 20. Yy. müziğinde ise Dünya savaşlarının etkisini ve meydana gelmiş huzursuzluğun yapısını geleneksillikten uzak şekilde müziğe yansıtıldığı bir dönem meydana gelmiştir.
*Klasik müzik nedir? -Zaman testinden geçmiş, evrensel olan müziktir. Çalgısal ya da insan sesine dayalı olarak ikiye ayrılır. *Neden klasik müzik dinleyelim? -Ulusal kültürü tanımak ne kadar önemliyse evrensel kültürü tanımak da o kadar önemlidir.
Klasik Müzik dünyasına kısa ama çok kısa bir giriş yapmak isteyenler için güzel bir kaynak. Fakat bana çok kısa geldi. Biraz daha zaman ayrılıp daha düzgün bir giriş kitabı hazırlanabilir.