Gayrı safi yurtiçi hasılayı temel gösterge alan büyüme ekonomisini ve büyüme ideolojisini eleştirince ortama bir şaşkınlık hâkim olur. Birçok iktisatçı ve siyasetçi için büyüme ekonomisinin eleştirisi cahiliye döneminin bir kalıntısıdır. Sürekli büyüme amacı etrafında örgütlenmiş toplumu eleştirmenin, tarihin karanlıklarına, genel yoksullaşmaya ve herkesin herkesle savaştığı bir ortama geri dönmek olduğuna inanırlar.
İktisadi büyüme hedefine odaklanmayınca, dünyada yokluk ve sefalet ortadan nasıl kaldırılacaktır? Büyümeme fikri Güney toplumlarında ne anlama gelir? Büyümeme projesini kim destekleyecektir? İşçiler mi, karnı tok sırtı pek bir orta sınıf mı yoksa giderek sayıları azalan köylüler mi? Büyüme ekonomisini eleştirince, buna tepkiler sağdan olduğu kadar soldan da gelir.
Serge Latouche, bu kitapta ekonomik büyüme toplumundan çıkma projesiyle ilgili gerçek kaygıların ve yanlış bilgi ve kanaatlerin dökümünü yaptıktan sonra, bu konuda ortalıkta dolaşan hayal mahsulü endişelere son verecek, belgelere dayanan güçlü yanıtlar getiriyor. Hayır, “küçülme” sıfır büyüme demek değildir? Ne taş devrine dönüşü hedefler ne de bizi cemaatçi ve ataerkil bir düzene götürür. Hayır, “küçülme” ne teknoloji düşmanıdır ne de herkesi işsizler ordusuna katmanın aracıdır.
Serge Latouche “küçülme stratejisi”ni kanaatkâr bolluk toplumu olarak tanımlıyor. Önümüzde bir gereklilik olarak duran iktisadi ve siyasal dönüşümü, enerji kullanımıyla ilgili değişimi gerçekleştirecek bir toplum projesi üzerine düşünmeye davet ediyor.
Serge Latouche (born January 12, 1940) is a French emeritus professor of economics at the University of Paris-Sud. He holds a degree in political sciences, in philosophy and in economy.
Latouche is a specialist in North-South economic and cultural relations, and in the epistemology of the social sciences. He has developed a critical theory towards economic orthodoxy. He denounces economism, utilitarianism in social sciences, consumer society and the notion of sustainable development. He particularly criticizes the notions of economic efficiency and economic rationalism. He is one of the thinkers and most renowned partisans of the degrowth theory. Latouche has also published in the Revue du Mauss, a French anti-utilitarian journal.
Okuduğum en güzel kitaplardan biri. İçerik olarak çok yoğun, o sebeple her bir cümlenin üzerinde durarak okunması gerekiyor. Dahası üslubu da çok başarılı. Yazar bu kadar yoğun bir kitabı hiç sıkmadan okutuyor size. Ben bilginin bu kadar güzel sunulmasını çok takdir ediyorum. Herkesin yapamayacağı bir iş ortaya çıkmış.
Aşağıda kitaptan yaptığım çıkarımlar bulunuyor. Özetle; içinde yaşadığımız ekonomik sistem sürdürülemez. Sürdürülmesine de gerek yoktur. Özgün, yerel olan her şeyi yok etmekte, yazarın tabiri ile tüketim virüsünü yaymaktadır. Klasik iktisadın öngördüğü üzere daha fazla tüketmek daha mutlu/huzurlu/tatmin edici bir hayat mı demektir? Bu sorunun cevabının evet olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.
This is a rich book in which the author develops his arguments through extensive references to economists, sociologists, philosophers, and others. Perhaps for that reason, I found it challenging to follow the development of arguments. My lack of prior reading on degrowth theory certainly contributed to this. I wish to reread and internalize it.
Those are some parts from the book: "Degrowth represents an exit from the consumer society." We’re approaching the point where adding more ovens and chefs can no longer compensate for the lack of flour. Live simply so that others may simply live (Mahatma Gandhi)"
Ce livre est un manuel pour défendre la décroissance en société quand l'oncle Robert vous dira " nan mais c'est nawak on peut pas vivre sans croissance", puisqu'il examine un par un les critiques les plus courantes faites à la décroissance pour es réfuter. En revanche, ce n'est pas le meilleur livre pour se familiariser avec le sujet, l'auteur s'adressant surtout à des lecteurs déjà convaincus par le concept.