ANCAKTAR AİLESİNİN AŞK VE MACERA DOLU HİKÂYESİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR!
Aşkın affedilmeye, gerçeklerin ortaya çıkmaya ve küçük bir kızın kurtarılmaya ihtiyacı vardı!
Çocuklarıyla beraber kendine yepyeni bir dünya kuran Asya, iki yıl sonra Doruk’un Amerika’dan geri dönmesiyle en başa döndüğünü hissediyordu. Ancak bu defa kararlıydı; aşka bir kere teslim olmuştu, aynı şeyleri kendine yeniden yaşatmayacaktı!
Asya’ya hâlâ delicesine âşık olan Doruk, kaybettiklerini geri almak istiyordu fakat hiçbir şey istediği gibi ilerlemiyordu. Asya’nın inatçılığına rağmen vazgeçmiyor, Asya ve çocuklarıyla mutlu bir aile olmak istiyordu. Tam bir kez daha denemeyi düşündüğü anda başlayan olaylar zincirinin hızına yetişmeye çalışırken, kızları Yaren’in kaçırılmasıyla her şey alt üst olur!
Geçmişte yaptıkları hatalardan ders alan Asya Sancaktar ve Doruk Akman’ın tek solukta okuyacağınız hikâyesinde, hem çok gülecek hem de çok üzüleceksiniz. Aşkı ise her satırında hissedeceksiniz
15 Mayıs 1979 senesinde, - annesinin tabiriyle- kirazlar henüz çiçek açmamışken Trabzon’da doğan Meral Kır, beş çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlarda ailesi ile birlikte İstanbul’a taşınan yazar, eğitim hayatına İstanbul’da devam etmiş, evli ve bir erkek çocuk annesidir. Rakamlarla arası iyi olan Meral Kır, on beş senedir aynı şirket bünyesinde muhasebe işleri ile ilgilenmektedir.
Rakamlarla arasının iyi olmasının yanında, kelimelerle aşk yaşadığını dile getiren yazar, bu aşkını ilk kitabı olan Aylardan Aşk’ta okuyucularla paylaşmak üzere yolculuğuna başlamış ve 2014 Haziran’ında ilk kitabını çıkarmıştır. Aylardan Aşk isimli eseri tüm okurlar tarafından çok beğenilince, hemen ardından ikinci kitabı Aşkı Seçtim’i de piyasa sürmüştür. Şimdi ise bu yolculuğuna, çok beklenen YOLUM AŞKA DÜŞTÜ isimli kitabı ile devam etmektedir.
Sancaktar kızlarının ikincisi Asya ve Doruk'un hikayesini sevdim. Güzel bir anlatımla polisiye, aşk, romantik komedi hepsi harmanlanarak sunulmuş bir kitap.
Birinci kitabın sonunda Doruk'un Sabrina'yla çıkıp gelmesinin ardından bu kitabın sonun da da yine Meral Ablamız bize bir süpriz yapıp 3.kitaba hemen başlatma istediği uyandırdı.
Yer yer biraz fazla uzatılmış olsa da genel anlamda sevdiğim bir seri. Devamını merakla bekliyorum..
Kitabın sevmediğim tek yanı "Asya bununla ne yapacağını bilmiyordu, Doruk şöyle düşünmekteydi" tarzındaki anlatımı. Ya Asya'nın yada Doruk'un anlatımıyla yazılsaydı daha güzel olurdu. 3.kişilerden değilde bizzat ana karakterlerin anlatımını yaptığı kitaplar bana daha "Kitap okuyormuşum" gibi hissettiriyor.
Öncelikle bir 'Aşkı Seçtim' değildi. Ağırlıklı olarak aksiyon ön plandaydı. Ben o koşuşturmacayı sevdim açıkçası. Ama ilk kitaptaki gibi bir duygusal bağ hissedemedim karakterlerin arasında. Belki ilk kitap ile arasındaki okuma süresi çok fazla olduğu için olabilir. Belki iki karakterin konuşmamaktaki salak saçma inadı da olabilir. Ben asıl Sena ve Ahmet'i yazar nasıl bağlayacak onu çok merak ediyorum açıkçası :))
Öncelikle şunu belirtmem gerek, seride kitaplar birbirinden bağımsız da okunabilir/miş ama bu biraz güç, en azından bu kitap için. Çünkü Asya ve Doruk'un hikayesi ilk kitapta başlıyor ve dönüm noktasına orada ulaşıyor. Asya ve Doruk sevmişler birleşmişled ve ayrılmışlar... E daha bu kitaba ne hacet, diye sormayın olay çok başka ama yine de insan tüm onları da okumak istiyor -bu kitapta-.
Şimdi, kitaba bir flasback'le başlıyorsunuz, bu flashbackteki kişi size kız olduğunu düşündürtüyor, sonra siz otomatik olarak bunun Asya'nın çocukluğu olduğunu düşünüyorsunuz. Hâl böyle olunca Asya evlatlık bir Sancaktar olmak zorunda kalıyor, Asya'nın mütevazı bir hayat yaşıyor ve inatla da yaşamak istiyor oluşu bu tezi destekliyor. Sonra bir flashback daha okuyorsunuz, onun da erkek olduğunu düşünüyorsunuz, haliyle o da direkt Doruk'un çocukluğu olabilir ihtimali akla geliyor ama Doruk'un down sendromlu abisi yok, ana babasına dair bir bilgi de asla kitapta yer etmemiş -çok büyük bir kısmında-. Ama bu sanıların hiçbiri doğru değil, alllllaaaaakaaası bile yok.
Peki ne anlatmak istiyorum? 1- Allah rızası için, seri kitapları birbirine bağlayan olaylar yoksa, karakterleri ve hikayeleri en başından anlatmaya başlayın ki okuyucu kitaba odaklanabilsin. 2- Gizemli bölümleri severim, kitapta çok da doğru yerlerdeydiler ama ricam şu: Anlatılanın ya da anlatıcının cinsiyetini biz okurlar da bilebilelim. (Tabi ki düşüneceğiz bu kim acaba diye, ama kız mı erkek mi diye düşünürken insan fıtık oluyor)
Kitaptaki 4 flashbacke ait cinsiyetler aynen şu şekilde: erkek, erkek, kadın, kadın. (Hepsi birbirinden farklı kişiler)
Ve sonuç olarak, ben kitabı baya sevdim, gerçekten yanıltmalar çok iyiydi. Konu güzel bağlanmıştı. Kitabın adı Aşkı Seçtim olabilir ama genel anlamda Aksiyonu Seçtim ya da Polisiyeyi Seçtim çok daha uygun olabilirmiş bana kalırsa :P Kapağın ve ismin vadettiklerine aldanmayın 😂 RTÜK'e takılmayacak bir kitap arayanlara tavsiye edebilirim.
Puanım: 3,5 Meral Kır ve her türü içinde barındıran kitapları :D Bütün kitaplarını okudum ve gerçekten çok iyi bir yazar ki yazdıkça daha iyi olan bir yazar. Aşkın Kokusunu Aldım ve Yolum Aşka Düştü kitapları daha iyi bana göre ama Aylardan Aşk ve Aşka Seçtim de fena değildi :)
Kitap güzeldi ama bana kurgusu fazla sağlam gelmedi. Yolum aşka düştü ve aşkın kokusunu aldım kitapları kadar iyi değildi en azından. Doruk ve Asya'nın ayrılma sebepleri bana biraz kitap için ayrılmaları gerekiyormuş gibi hissettirdi, gerçekçi gelmedi. Sonra bazı olaylar falan da öyle. Ben aylardan aşk ve aşkı seçtim için çok beğendim diyemem ama kesinlikle yolum aşka düştü ve aşkın kokusunu aldım kitaplarını öneririm. Belki gittikçe daha iyi olan kalemi sayesindedir bilmiyorum ama Meral Kır'ın yazdığı son iki kitap bana daha başarılı geldi.
Karakterlerin geçmişleri de şaşırtıcıydı baya. Ama Asya'nın geçmişi ve o geçmiş yüzünden yaşadıkları ve yaşattıkları bana saçma geldi. Ayrıca Doruk ve Asya'nın yaptıkları bazı davranışlar ise tam sövmelik :D Mesela Doruk ve Asya'nın yaptıkları bazı davranışlar hoşuma gitmedi. Özellikle Tanem'in kızının doğum günü için gittikleri yerde Doruk'un yaptığı çok saçmaydı ki Asya'yı kazanmak istediği halde onu yapması yersizdi. Onun dışında bazı ufak tefek şeyler içinde böyle düşünüyorum ama genel olarak iyi bir kitap diyebilirim.
Sancaktar ailesinin birbirine olan bağlılıkları çok güzel :) Merakla beklediğim Mehmet Sancaktar'ın kitabı çıktıktan ve okunduktan sonra görüşürüz o zaman :D
Öncelikle kitaba bayıldığımı Doruk’a hayran kaldığımı ve Asya’yı verseler bir kaşık suda boğabileceğimi!! Söyleyebilirim çok ciddiyim.) Tabi genel olarak bakıldığında Asya’yı Doruk’u bir kenara bırakıp Aşkı Seçtim’i bir bütün olarak değerlendirirsem kitap bir harikaydı. Doruk gibi adamlar var mı gerçekten.) Kitap çıkmadan önce ön yargım oldukça açıktı çünkü ortada terk edip giden bir adam var ve ardında hamile bir kadın bırakıyor! Bir noktaya çok seviniyorum ön yargılarımın kurbanı olmadım çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil. Doruk ne kadar suçlu ya da Asya çok mu masum? Bana göre Asya başına gelen her şeyi büyüyüp olgunlaşabilmesi için hak etti. Doruk ise ahh, anlatmaya kelimelerim yetmiyor yaptığı fedakârlıklarla gözlerimi kamaştırdı kalbimi fethetti. Olay kurgusu harikaydı. Kimin ne olduğunu, ne yaptığını kitabın sonlarına kadar anlayamadım kısaca polisiye olaylar çok iyi kurgulanmıştı, sağ gösterip sol vurmak tabiri bu kitap için geçerli diyebilirim. Sevdiğim bir diğer olayda duyguları okurken hissetmemdi bazı bölüm başlarında geçen öyküler o kadar içtendi ki kitabı bitirdiğimde Asya’dan başka kimseye kızamadığımı fark ettim..))Uzun lafın kısası arkadaşlarım Meral Aşkı Seçtim kitabında harikalar yaratmış ,))
Gel de şimdi Doruk'u affetme,affetmemek mümkün değil zaten bu kitaptan sonra :) Aslında haklı sebepleri varmış çocukcağızın boşuna o kadar kızmışım ona :) İnsan ön yargılı olmamalı işte buradan bu sonucu çıkarabiliriz :D
Her ne kadar ilk göz ağrım Aylardan Aşk olsa da bu kitap bir tık daha ileride sanki.Daha yoğun duygular barındırıyor,kelimelerin gücü daha kuvvetli ve kurgusu daha yoğun.Elimden bir türlü bırakamadım.Hadi bir sayfa daha okuyayım hadi bir bölüm daha bitireyim bırakacağım diye diye bitirdim kitabı resmen.
Asya canım benim yine neler yaşadı ya kıyamam.Ama ona da kızmadım değil en başında Doruk'u biraz dinleseydi hiç bunları yaşamayacaktı.Tabii sonunda hatalarının farkına varıp daha güçlü bir kadın oldu orası ayrı.
Birde Meral ablaya saygımdan bir şeyde diyemiyorum ama o son neydi ya çıldırdım resmen. Ahmet'e şimdi ne olacak,Sena ile nasıl bir araya gelecekler ve en önemlisi bir sonraki kitabın çıkmasını nasıl bekleyeceğim ben şimdi :(((
Doruk ve Asya'nın hayatına konuk olduğumuz bu kitap gereksiz aksiyonlarla doluydu. Kaçırılmayan kalmadı sanırım. :') Bir yerden sonra artık tahmin ettiğiniz ve sonu açık bir şekilde ortadayken okumak açıkçası beni zorladı. Onun dışında akıcı bir kitaptı. Zaten Doruk karakterini Aylardan Aşkta sevmiştim. Yolum Aşka Düştü'yü ne zaman okurum hiç bir fikrim yok.
Vay canına! Resmen soluksuz okudum kitabı. O kadar heyecanla ilerledi ki nasıl bitti, anlamadım bile! Yazarın okuduğum ikinci kitabı Aşkı Seçtim. İlk kitabın yorumunu yaparken ortalama bulduğumu ve karakterleri çok hissedemediğimi söylemiştim. Yazar ikinci kitapla beni duymuş gibi kurguyu öyle güzel işlemiş ki okumaya doyamadım. Sancaktar kardeşlerin hikayesi bu kez Asya ile devam ediyordu. Eğer ilk kitabı okuduysanız Asya ve Doruk çiftinin orada başlayan daha sonrasında ayrılık ile yarım kalan hikayesini biliyorsunuz. Asya'nın "kal" demediği, Doruk'un da gittiği kısımdan sonra başlıyor kitap. Asya'nın kendine bir hayat kurması, Doruk'un kesin dönüşü ve akabinde gerçekleşen gizemli olaylar... Başından kalkmadan okutuyor. Yalan yok Doruk'a çok kızdım. Evet; en çok Doruk'a üzüldüm, bunu inkâr edemem. Ancak en çok kızdığım da yine Doruk oldu. Kendi iyiliği için çok iyi niyetliydi. Asya; gerçekten büyümüş, tam anlamıyla olgunlaşmıştı. Doruk'un konuşma çabalarına karşı hep kaçması biraz sinirlerimi bozsa da aslında anlayışla da karşıladım. Kitabın polisiye kısmında tahminlerim tuttu ancak son dakikalarda yine de şaşırdım. Yazarla tanışmanızı, kitapları okumanızı çok isterim ben. Şu anda okuduğum iki kitabı içinde Aşkı Seçtim benim favorim oldu bile çoktan.
Kitap güzeldi. Fakat... Ben bu kitabın aşk kitabı olduğunu sanıyordum. Hani aşkı seçmişler ya... Ama kitapta ki olaylar sanki kitabın türü polisiye ya da gizemmiş gibi ilerledi. İlk kitapta da aynısı olmuştu ama orada en azından aşk daha yoğundu. Doruk ve Asya arasında geçen kaçma-kovalama ilişkisi dışında çok da aşk okuyamadım ben bu kitapta. Ya da ben hissedemedim bilemiyorum. Ama yine de hikaye oldukça merak uyandırıcıydı ve ben elimden bırakamadım. Sonunda olaylar çözüldüğünde gerçekten de şok geçirdim. Güzel bağlamıştı yazar. Yine de dediğim gibi, bence kitabın ya ad farklı olmalıydı ya da olaylar. Çünkü ikisi birbiriyle tezat oluşturuyor.
en sonunda bitirdim. nasıl desem tanem ve yağızı okurken hissettiğim aşkı ve tutkuyu bu kitapta doruk ve masal da hissedemedim. bu kitapta kendimi daha com sherlock holmes gibi hissettim ama yine de kurgu ve anlatım on numaraydı bi sefer suçluyu en azından ikisini daha erken buldum