Paperback. 13,00 / 19,00 cm. In Turkish. 192 p. Zaman, sirti dikenli bir balik, kayip gidiyor, çaresi yok. Biz böyle kalalim, o gitsin… Belki o da hayata, ölümü üzerinde tasiyarak tutunuyordur.Siirleriyle tanidigimiz Kaan Koç, bu defa bize hikâyeleriyle sesleniyor.Yasam ile ölüm arasinda salinan, karanligin içinde parildayan mücevherlere benzeyen degerli öykülerinde Kaan Koç, kederi ve mutlulugu, umudu ve umutsuzlugu ayni anda yasatiyor.Sair eli degmis keyifli ve hüzünlü cümleler.Ümitvâr olun, hayattasiniz...
Önceden şiirlerini okumadığım Kaan Koç bana "Pireler Terk Etmeden" kitabı ile hem öykücülüğünü hem de şiirini tattırdı. Çoğu insanın "okurken zorlandım" diyebileceği bir kitap olmasına rağmen ben sevgili Kaan'ı daha yakından tanımanın, çıkmazları, açılamayan düğümleri tasvir ederken vardığı yerlerin, verdiği savaşların ya da kasten vermediği mücadelelere tanık olmanın keyfine vardım. Kitaplar hakkındaki naçizane, kendimi bağlayan düşüncelerimden biri de "okuduğum şeyin bana meydan okuması, zorlaması" olduğunu söylemeliyim. Kaan ödün vermiyor ama sizi yanına almamazlıkta etmiyor. Okur bir kitabı eline aldığında yazarla duygusal bir mutabakat yapar: başka bir evrene açılacağını, buna hazır olduğunu, yazarın rehberliğini kabul edeceğini yazısız imzalar. Bu anlaşmayı kabul etmeyenlerin zorlanacağı ama kendinizi Kaan'a bırakırsanız pişman olmayacağınız kişisel bir kitap.
Dili akıcı bir kitap değil. Bazı yerlerde okumak için kendimi oldukça zorlamam gerekti. Ancak bazi hikayeleri sevdim. Genel olarak kötü bir kitap diyenem ancak bir an önce bitsin diye kendimi çokça zorladigim sayfalar çoğunlukta. Okuduğum ilk ve son Kaan Koç kitabı olur diye düşünüyorum.