Kitâbın birinci kısmında; ingilizlerin dünyâ hâkimiyeti zemânında kurdukları (Müstemlekeler Nezâreti)nin bir elemânı olarak önce İstanbula gelen ve orada çeşidli islâmi ilimleri ve lîsanları öğrenen Hempherin, bağlı olduğu (Nezâret)in tâlimatı ile islâm âlemini dolaşması, Mehmed bin Abdülvehhab ile dostluk kurması, ona vehhâbîlik temel inançlaını telkin etmesi açıklanmakdadır. İslâm dünyâsını ve müslimânları nasıl parçalayabileceğinin âdetâ tatbikâtını yapmışdır. Sistemini kurmuşdur.
Kitâbın ikinci kısmında, ingilizlerin islâm memleketlerinde ve bilhassâ Hindistanda yapdıkları insanlık dışı mezâlim anlatılmakdadır.
İngiliz entrikaları ve düzenbazlığının gözler önüne serildiği bu kitapta; okudukça İngiliz'e olan öfkeniz artacaktır. Ama şunu da unutmamak gerekir ki, kitapta biraz da olsa tutarsızlıklar söz konusudur.
Ayrıca eklemek istiyorum; zamanında İngilizlerin yaptıkları gibi bizim de aynı düzenbazlığı planlamamız değil, buna bir son verip, nefret döngüsünü kırmamız gerekmektedir. Şüphesiz ki bu dünya'da sevginin kazanmasının mutlak yolu nefret döngüsünün kırılmasından geçer, bunun için de geçmişi geçmişte bırakmalıdır. Unutmamak gerekir ki; nefret, nefreti doğurur ve doğuracaktır.
Биринчи Қисм БИРИНЧИ ФАСЛ Хемфер айтадики: Бизнинг Буюк Британия жуда кенг. Қуёш Британия денгизлари узра осмонга кўтарилганидек, яна ўша денгизлар қаърига ботади. Давлатимиз Ҳиндистон, ХитойваЎртаШарқдагимустамлакалариданисбатанзаифроқ бўлиб турибди. Шунинг учун бу мамлакатлар бутунлай идорамизнинг бошқарувида эмас. Лекин, бу ўлкаларда жуда ҳам фаол ва муваффақиятли сиёсат юритмоқдамиз ва ҳаммаси қўлимизга кириш арафасидадир. Бу ишда икки нарса жуда муҳим: 1 - Забт қилинган бутун давлатларни қўл остида ушлаб туришга ҳаракат қилиш. 2 - Забт қилинмаган мамлакатларни ҳам, қўл остига киритишга ҳаракат қилиш. Мустамлакалар нозирлиги, бу икки вазифанинг ижроси учун бу давлатларнинг ҳар бирига атаб, алоҳида комиссиялар ташкил этганди. Мустамлакалар нозирлигида вазифа олганимдан кейин нозир менга ишонч хосил қилди ва Шарқий Хиндистон ширкатида бир вазифа берди. Бу - кўринишда бир тижорат ширкати эди, лекин асл вазифаси - Хиндистоннинг буюк ва кенг худутларига ҳоким бўлишнинг йўлларини ахтариш эди.
1700’lü yıllarda İstanbul’a gelen ve orada çeşidli islâmi ilimleri ve lîsanları öğrenen İngiliz casusu Hempher’in, İslâm dünyâsını ve müslimânları parçalamak için yaptığı casusluk faaliyetlerini ve vehhâbîği nasıl kurduğunu anlattığı hatıratının tercümesini içeren olan bu kitâb 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci kısım; İngiltere Müstemlekeler Nezâreti (sömürgeler bakanlığı) nin bir elemânı olarak İstanbul’a gelip çeşidli islâmi ilimleri ve lîsanları öğrenen Hempher’in, bağlı olduğu (Nezâret)in tâlimatı ile islâm âlemini dolaşması, Mehmed bin Abdülvehhab ile dostluk kurması, ona vehhâbîlik temel inançlaını telkin etmesi açıklanmakdadır.
İkinci kısım; İngilizlerin islâm düşmanlığını, bilhassâ Hindistan’da yapdıkları insanlık dışı mezâlimleri, Mısır ve Ortadoğu’da islâm âlemini ve Osmanlı devletini parçalama için yaptıkları faaliyetler anlatılmakdadır.
Üçüncü kısım; Yûsüf Nebhâni rahmetullahi aleyhin Hulâsat-ül Kelâm Risâlesi ile islâmiyyet ve diğer dinler hakkında bilgiler içermektedir.
Sanki 'gerçekleşmek' belirgin, etkin ve devamlı olmak için tüm zamanların insanlarıyla anlaşmış gibi, casusların itirafları kulağa pek de yaban geliyor. 'Satın alınamayacak bir insan hiç doğmamış olan insandır,' sözüne dil ve gönül ile karşı çıkmalı. Satın alınmak ağır bir küfür, boş bir yaşam değil de nedir? Bu dünya alım-satım üzerinden sürecekse bir ömür neden yaşanılmaya çalışılır ki, genç akıl her şeye kuşkuyla uyanır. Ah, bu uyanıklık ne feci bir ağrı.
Kitap güzele benzediği için okumaya başlamıştım ama maşallah hangi dilde yazıldıysa okuyamadım.Okuyabilen varsa tebrikler.İnsan kelimelerin anlamını da yazar bir yere.