Merhaba! Söğütlüçeşme metrobüs durağından Elif Akay ben. Çiçeği burnunda bir gazete çalışanıyım. Ofiste sandalye yerine tabure, bilgisayar yerine hesap makinesi verdiler elime, o derece seviliyorum. Kurumsal bir beyaz yakalı gibi giyinmeyi asla beceremiyorum, belden sıkmalı balon eteğim ve gülleci vücudumda azap çeken karpuz kollu gömleğimle tam bir patatese benziyorum. Ama olsun, gazeteciyim ben. Hem de göğü delen plazaların birinde! Çalışma arkadaşlarımın en sevdiği atasözü: Kahve içmeden ayılamıyorum! Neden? Çünkü kendileri Brezilya göçmeni! Kütüğünü sorsan Kars’tır, Çorum’dur; iki göbek ötede nenesi sabah namazından sonra ekmek pişiriyordur ama o kahvesiz ayılamaz!
Gidip canımı dişime takıp Gazetecilik okudum, hem de okulu ikincilikle bitirdim. Prestijli bir gazetede Ortadoğu muhabiri olup haki çantamla Maliki, Talabani, Gulyabani’yle röportaj yapacağımı sanırken kendimi Astroloji köşesi yazarken buldum. Üstelik yıllarca gazetenin burç köşesini yere serip salça ekmek yemişim, ne aslanı bilirim ne kaplanı. Zalim genel yayın yönetmenim ve onun yalaka sağ kolu ise kara bahtıma kör talihime tüy dikti.
Ama ben de Elif Akay’sam bu iş burada bitmez. Kimse sanmasın kendini Hint kumaşı, bir gün gelir biri vurur makası!
Son zamanlarda okudugum en eglenceli kitapti. Akici ve hizla icine ceken bir oyku, yer yer kaliteli ironilerle ve esprilerle bezenmis bir olay orgusu. Bir solukta okumalik guzel bir kitap.
Seslenen Kitaptan satın aldığım, Her Şeyin Başı Merkür'ü sesli kitap halinde dinlemek mükemmeldi. İlk defa komedi tarzı kitap seçtim ve kahkahalarımı tutamadığım yerler oldu. Evet, bu kadarını beklemiyordum Ceyderha :) Seslendirme de olağanüstüydü. Yazarın ilk kitabıymış. Alarmımı kuruyorum ve diğer kitaplarını bekliyorum.
Ummadığım kadar komik buldum. Tam bir yaz kitabı... İster deniz kenarında, isterseniz parkta bahçede... ama ille de yazın okuyun derim. Filmi de varmış. Ben şimdi onu izlemeye gidiyorum. =)
Çok çok eğlenceli, çok komik bir dili varmış yazarın. Ben hem dinledim hem okudum, seslendiren de o kadar güzel seslendirmiş ki sanki en yakın arkadaşım bana işteki dedikoduları anlatıyor gibi hissettim. Elif, gazeteciliği ikincilikle bitirir ancak bir türlü istediği bir işte çalışamaz. Bir gün bir iş görüşmesine gider bir gazeteye ve hemen işe alınır. Ancak ondan hiç beklemediği ve ciddiye bile almadığı bir konuda bir şey isterler, astroloji köşesini yazmak. Sonrası çok güzel. Plaza hayatının çıngıraklı yılanlarını, samimiyetsiz yüzlerini, beyaz yakalının elli tonunun ve fakat günün sonunda doğrunun nasıl sallanıp yıkılmayacağını o kadar güzel anlatıyor ki kitap, bayıldım.
3 buçuk yıldız aslında:) 'Bak kızım, iş hayatında kimseden takdir bekleme, çğnkübaşarı osuruk gibidir, kendininki hariç herkesinki rahatsız eder' tadında enteresan betimlemelerin, benzetmeleri yer aldığı size hoş vakit geçiryebilecek, gündelik hayatta deyişler dağırcısınızı geliştirebilecek bir kitap:) özlü içli anlamlı derin cğmlelerin değil de en matrak laf oturtuşlrın altını çizdim:) yazarın da biz bütün kovalar gibi kendini üstün ırk olarak görmesi takdirini kazandı hihihi tamam hikaye biraz bahaneydi ama okuması kpakta vadedildipi gibi kendimi iyi hissetmeme mahal verdi:)
Çok eğlenerek okudum, bazen sesli güldüğüm bile oldu. Yeni birsey yok klasik beyaz yaka komedisi ama benim gibi nerdeyse 20 yıllık beyaz yakalıyı bu kadar klasik ve klişe konularda güldürebilmesi bile kitabın başarılı olduğunun kanıtı bence.
Haftanın çerezlik kategorisi oldu çok komikti acıların elifi Gene bir beyaz yakalı hikayesiydi Elifin oldukça hazırcevap oluşuda çok eğlendirdi hele bir burçlar kısmı vardı evet kesinlikle beni yazmış
Haksızlık olmasın okurken eğlendim yine de biraz fazla hafif geldi. Vakit geçirmek için okunur ve vakit gayet de güzel geçer ama daha fazlasını beklemeyin.