Jump to ratings and reviews
Rate this book

Τα αγρίμια παλεύουν στο λυκόφως

Rate this book
"Πώς αυτός που ήταν τόσο προσεχτικός, τόσο πονηρός, τόσο ικανός να προλαβαίνει τα καταχθόνια σχέδια των άλλων και να τα εκμηδενίζει, αυτός που ήταν πασίγνωστος στους διαφημιστικούς κύκλους του Παρισιού για την εξυπνάδα του και τη δημιουργική του φαντασία, αυτός που είχε το χάρισμα να οσμίζεται πρώτος τα λαβράκια και να ενεργεί πριν από τους ανταγωνιστές του, πώς μπόρεσε να πέσει τόσο βλακωδώς μέσα στην παγίδα;"


Ψάχνοντας για διαμέρισμα, ο Σαρλ Κιβελιέ, επιτυχημένος νεαρός διαφημιστής, βρίσκεται εγκλωβισμένος μέσα σ' έναν ανελκυστήρα, στο έλεος των ενοίκων της πολυκατοικίας. Αυτή τη φορά ο χαρισματικός αϊτονύχης της διαφήμισης θα βρεθεί στην ανάγκη να παλαίψει για την ίδια του τη ζωή.
Πορτρέτο ενός "επιτυχημένου", σάτιρα της "επικοινωνίας" και στοχασμός πάνω στην ανθρώπινη απομόνωση, το βιβλίο αυτό είναι το δεύτερο μυθιστόρημα του Ανρί-Φρεντερίκ Μπλαν.

140 pages, Paperback

First published October 12, 1993

19 people want to read

About the author

Henri-Frédéric Blanc

40 books5 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
17 (38%)
4 stars
14 (31%)
3 stars
11 (25%)
2 stars
2 (4%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Gülüzar - Ertl.
104 reviews30 followers
December 22, 2018
Tanınmış bir reklamcı olan Charles, Paris’te eski bir binanın eski asansöründe kapalı kalır. Bu binaya gidiş nedeni kiralık daire içindir ve binayı gördüğünde bu kadar eski bir binadaki daire için, ev sahibi ile sıkı bir pazarlık yapabileceğini düşünmektedir. Kitapla ilgili çok az yorum bulmakla beraber, bütün bu yorumlarda Charles’ın ruhunu satmış bir pazarlamacı olmasına vurgu yapılıyor. Ben kendi okumamda, Charles’ın mesleği ve kişiliğinin hiçbir etkisini görmedim. Ben asıl, Charles bir asansöre alenen, gözler önünde sıkışmışken, çıkamıyorken, çıkmak için kendi çapında çırpınıyorken, herkesin bu durumu görmemezlikten gelmesini, onun içinde bulunduğu durumu olumlar tavrını ve onu "geçecek bunlar" diye pışpışlamasını çok daha dikkat çekici ve konuşmaya değer buldum. Charles kim olursa olsaydı, yaşayacakları bunlardı.

Binanın sahibi hanımefendi, ki kendisi güzel ve duldur, bu beklenmedik misafiri asansörde bulduğunda aslında ona oldukça iyi davranır. Fakat Charles’ın bulunduğu durumu çok hayati bir durum olarak görmez ve beklemesi gerektiğini söyler. Cuma akşamı itfaiye nasıl gelip onu kurtarsındır; mesai bitmiştir ve onların daha önemli işleri illaki vardır. Böylece asansörde günler başlar. Efendim, Charles karşılaştığı herkesten kendisini asansörden çıkarması için ricada bulunur, yalvarır, rüşvet teklif eder, yaltaklanır, vs. Ama aldığı cevaplar, yerinin çok güzel ve rahat olduğuna ilişkindir. Tıpkı evin hizmetçisinin de dediği gibi; “Aaa neden çıkmak isteyesiniz ki ordan? Dışarısı soğuk ve yağmurlu!”

Karşılaşılan en enteresan karakterlerden olan postacı ise hepten absürttür. Kendisine yardım edemeyeceğini, çünkü onun sadece bir postacı olduğunu, eğer yardım etmeye kalkarsa üstlerinin onun işinin dışında işler yaptığını düşüneceğini söyler. Bir notu postalamasını rica ettiğinde Charles, postacı hayır benim görevim dağıtmak, toplamak değil der.

Bu şekilde farklı farklı insanlarla karşılaşır ve dışarı çıkmak için uğraşır Charles. Kitabı okurken yaşadığımız dünyada bireylerin bazen arkadaşlık ya da başka bir sebepten bir arada oldukları kişilerin “sevgi ve ilgilerini” ya da maddi birkaç kuruşluk “desteğini” kaybetmemek uğruna nasıl da onların yanlışlarına sessiz kalabildiklerini hayretle izliyorsunuz. Sevgi pıtırcıkları, ellerini hiç kirletmiyor.

Günlük hayatta çokça karşılaştığımız ama bu absürtlüklerinin farkına varmadığımız sosyal bir durum aslında. Adına ne dersek diyelim, kendimizle ilgili değilse hiçbir otoriteye karşı çıkamıyor, onu yanlışlayamıyoruz. Önce ben, benden sonrası ise tufan!

Charles’ın yiyeceği- içeceği veriliyor, bir lazımlıkla da tuvalet ihtiyacını gidermesi sağlanıyor ve o yalnız bırakılmıyorken; yani temel ihtiyaçların karşılanıyor olması nasıl da bir vicdan rahatlaması yaratıyor insanda. Şimdi kim suçlayabilir ki evin hizmetçisini, o Charles’ın yemeğini verip lazımlığını değiştiriyorken! Bu yardımları küçük görmek kimin haddine!
Profile Image for Peter.
38 reviews7 followers
August 24, 2021
En mand sidder fast i en elevator mellem 3. og 4. sal i en gammel bygning. Han råber på hjælp. Kvinden der bor på 4. (og øverste) sal kommer ud og taler med ham. Hun kommer med mad til ham, tæpper, et fjernsyn - men hun vil ikke lukke ham ud eller ringe efter hjælp. Det psykologiske spil er i gang...

'Rovdyrkamp i tusmørke' er absolut den bedste af de tre af Henri-Frédéric Blancs romaner, der er oversat til dansk.
Profile Image for Berna.
171 reviews5 followers
December 5, 2018
Kiralamaya gittigi evin asansorunde 15 gun kapali tutulan bir adam baskalarinin eglencesi haline gelir.80'lerde yayginlasan ; burjuva yasam bicimine ve fantazilerine bolca elestri getiren sanat eserlerinden biri.
Profile Image for Rêve.
359 reviews47 followers
May 7, 2021
Κρυμμένος Θησαυρός
Profile Image for Michelle Marre.
79 reviews
September 28, 2025
Reading that review reminded me how personal the experience of a book can be — sometimes it’s less about the plot itself and more about the mood it puts you in. I’ve had stories that stuck with me not because they were perfect, but because they gave me a break from routine and pulled me into a different headspace. I try to find that same kind of escape in other areas of life too. For example, I’ve spent time on https://winnita-casinoit.it/
and it gave me a similar feeling of disconnecting for a while. From my own experience, having those little outlets makes a huge difference.
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.