İki günlük Türkiye ziyaretimde , 4 kitapçı gezdim bulabilmek için. O kadar kıymetli benim için Nihat'ın kitabı. 4 kopya aldım, sevdiklerime de vermek için. Beni de yanıltmadı okuyunca. Hep dinlerim, imla hatalarından, özellikle bağlaçların birleşik yazılmasından hiç hoşlanmaz. Onun bu ihtimamını duydukça hep, ah bir kitap yazsa derdim. Yazmış. Onun gibi otobüslere sevdalı birinin kitabının isminin bir otobüse atfedilmiş olması da ne güzel olmuş.
Sıcacık bir kitap. Okurken 80lerden şarkılar çalındı kulağıma, Koca Mustafa Paşa daki ahşap evin kokusu geldi, yemek kokusuyla karışık ahşap , anlatılmaz bir koku. Nihat her zamanki gibi içten, candan. Saklamadan, korkmadan yazmış.
Yine yazsın yine okurum bir solukta, çok güzel olmuş.
Kitabın belki de tek kusuru özellikle ilk 3-4 hikayede aynı ayrıntıları tekrarlıyor olması. KAFA dergisindeki köşe yazılarından derlendiği içindir belki , ama sanki biraz tekrarlardan arınsa daha bir güzel akardı.