What do you think?
Rate this book


392 pages, Paperback
First published November 1, 2016
İlk sömestrde tabii ki Bergman vardı. Malum, benim değil bu laf ama “Eğer sinema bir dinse, Bergman peygamberdir” derler. Bergmancıların söylediği bir laftır bu. Ben de severim bu sözü. (170)
Üniversitede ders verirken her sömestrin ilk dersinde öğrencilere şöyle diyordum: “Şu köşede hayali bir portmanto olduğunu tasavvur edin. Soyunmaya başlamanızı istiyorum. Soyunacaksınız ve çıkardığınız kıyafetleri oraya asacaksınız.” Bir sessizlik olurdu. Böyle konuşarak öğrencilerin dikkatini çekmeyi başarmış olurdum. Sonra asıl söylemek istediğimi söylerdim: “Hepimiz birtakım değer yargıları, önyargıları, etik anlayışı, iyi kötü nedir diye bir fikri, ahlaki değerleri, birtakım inanışları var. Bugüne kadarki hayatımızın biçimlendirdiği ve bizde biriktirdiği birtakım değerler bunlar. Farkına varmadan biz filmleri bunların süzgecinden geçirerek seyrediyoruz ve değerlendiriyoruz. Böyle yaptığımız müddetçe de auteur yönetmeni anlayamayız. Auteur’un kendi değer yargıları, kendi etik anlayışı, kendi önyargıları olabilir. Her halükarda bizim kendimizi o auteur’un dediğine açmamız lazım. Kendi değer yargılarımızın süzgecinden baktığımız müddetçe biz auteur’un ne dediğini anlayamayız. Onunla kurmamız gereken ilişkiyi kuramayız.” (148)
Gördüğüm kadarıyla, Merkez zamanla sinema dünyası içinde güçlü bir ilişkiler ağı kurmuş ve bu dünyada ciddi bir ağırlık kazanmış. Buna paralel olarak' sadece sinemacıları değil kültür ve fikir alemimizin önemli figürlerini de çatısı altında öğrencilerle buluşturarak, Boğaziçi Üniversitesi’ne çok önemli bir kültürel hizmet veriyor. (218)
259’da ne kadar mütevazı bir insan olduğuna dair güzel bir anı, o nefis üslupla (şimdi alamadım, sığarsa bir ara belki eklerim)
İlk beşinizi söyler misiniz?
Birinci sırada “The Godfather” 1 ve 2 (1972 ve 1974) var. O ikisini ayıramazdım, birlikte birinci sırayâ koydum. Sinema âşığı birinin Coppola’nın “The Godfather” serisini sevmemesi mümkün değil. Insana sinemayı sevdiren filmlerin en şaşalı ve muhteşem örneğidir. Macera, dram, polisiye, gangster, aksiyon, hepsi tekmili birden. Ikinci sıramdaki “In the Mood For Love” (2000) aşk ve romantizmin; üçüncü sırada yer verdiğim “Singin’ in the Rain” (1952) keyif, kahkaha ve neşenin; dördüncü sıraya koyduğum Kieslowski’nin “3 Renk” (1993-1994) üçlemesi ise ruhani ve mitik olanın benzersiz örnekleridir.Beşinci sırada hangi film geliyor?
Beşinci sırada bir film yok. Burada şike yaptım. Bir yönetmen adı verdim. İnsan ilişkilerindeki vazgeçilmez uyumsuzluğun, yabancılaşmanın, yalnızlığın yönetmeni Ingmar Bergman. Bergman filmlerinin her biri bir bütünün parçası olduğu için de Bergman’ın bütün filmlerini birden koydum beşinci sıraya. Bergman filmografisi tümüyle izlenip hazmedildiginde filmleri tek tek ele alındığından çok daha fazla yücelen bir yönetmendir. Aslında Altyazı’dan daha önce ögrenciler benden ilk 100 filmimi istemişlerdir. O zaman pazarlıkla 200’de anlaştık, ama ben şike yapıp 250 filmlik bir liste yaptım. Altyazı listesinde pek şike yoktur, bir tek demin de konuştuğumuz gibi beşinci sırada bir film adı değil yönetmen adı vardır. İkilemeleri, üçlemeleri bir sıraya koymam şike sayılmaz.
Nasıl sayılmaz? İlk beşe otuz film koymuşsunuz! (kahkahalar) (277)
(alper: kahkahalar kitap boyunca devam ediyor)
YETMİYOR DOSTLAR, YETMİYOR! Mithat Hoca gerçekten muhabbetine doyulmayacak bir insan. Aralara serpiştirdiğim alıntılar birazcık kendisine dair izlenim oluşturmuştur. Bir de kitabın sonunda kendisinin hazırladığı yönetmen, film listeleri mevcut. Okuyucuları uzun süre oyalayacaktır.En iyi 10 yönetmen:
Ingmar Bergman
Diğer yönetmenler (2-10 arası) alfabetik olarak sıralanmıştır
Woody Allen, Robert Altman, Joel-Ethan Coen, Fassbinder, Fellini, Haneke, Hitchock, Kieslowski, Visconti
Sonsözlük bir durum kaldı mı? Neden 4 puan mesela? Kitap kesmedi beni Merkez güzel, hayatından kesitler, anılar güzel ama (yine domuzluğumdan). Keşke sinema dersleri de ayrıca kitapta toplansa. (baktım iki cilt bir kitap çıkarılmış ama o değil). Çok sevdim, çok hayran oldum, kitaba da, iki dostun, iki sinefilin şahane sohbetine de. Listeme çok film ekledim, sinema tarihinin şöyle bir üstünden geçmiş oldum. Sinema seven herkese tavsiye ederim. Kitabın ilham verici finalini okurken tüylerim diken diken olmuştu. O kısmı da aldım. Tüm anlatmaya çalıştıklarımı mükemmel bir şekilde ifade ediyor kendisi, göz atmanızı önemle rica ediyorum:-Bu sefer ben sana bir soru sorayım: Hirokazu’nun “After Life” (1998) filmini izledin mi?
-Hayır.
-Son senelerin en önemli japon yönetmeni olarak kabul edilen Koreeda Hirokazu’nun “After Life" diye bir filmi var. Bu film bence en iyi filmlerinden bir tanesi değil ama teması çok enteresan. Bence daha iyi yapılabilir ve bir başyapıt olabilirdi. Ölümden sonra kişiler araf olarak kabul edebileceğimiz bir yere geliyorlar. Ve orada herkese yanlarında götürebilecekleri tek bir hatırayı seçme hakkı veriliyor. Seçtikleri anılar artık sonsuza kadar onlarla olacak; onu hep hatırlayacaklar, bilecekler, yaşayacaklar. Filmde birkaç tane karakter var. Film onların yanlarında götürecekleri tek bir hatıralarını seçme süreciyle ilgili. Bu beni düşündüren bir tema oldu. Hakikaten böyle bir şey olsaydı, ben ne seçerdim? Bunun üzerine uzun süre düşündüm. Ve en sonunda ben böyle bir durumda neyi seçeceğimi buldum.
-Çok şanslısınız. Nedir seçiminiz?
-Hocalık hayatımın daha ilk yıllarında, dersimi alan bir öğrencim beni tanıdıktan sadece üç ay sonra bana yedi sayfalık bir mektup yazdı. Bu mektubunda benimle ilgili düşüncelerini ifade etti. O mektubu okuduğum zaman hayatımda ilk defa olarak bir işe yaradığımı hissettim. Birilerinin hayatına dokunabildiğimi ve birilerinin hayatını olumlu anlamda etkilediğimi fark ettim. İşte ben o mektubu okurken hissettiğim ve o andan bugüne kadar da devam edegelen o kalıcı mutluluk duygusunu yanımda götürmek isterdim. (286)
Merkez Tanıtım Videosu (yazıda bahsettiğim): https://youtu.be/fmsfStjmmvg
Mithat Alam ve dev sinema arşivi ('nin bir kısmı 6000 film vardı yanlış hatırlamıyorsam, hee kitap kapağında da var)
Merkez, son derece estetik bir yapı