Bu kitap satmaz. Çünkü benim hafızam kötüleri silip unutuyor. İnsanoğlu da zaten iyi şeyleri pek merak etmez...
Yaşamım boyunca insan biriktirdim. Bu beni mutlu etti. Tavsiye ederim. İnsan biriktirin. Lazım olur diye değil, iyi geldiği için, iyi geliyor… İyi bir şey yani. "İnsan biriktirdim" sözünü ilk kullanan kişi olarak, bu sözün sonradan kabul görmesi beni mutlu etmişti. Ama içi boş olursa pek kıymeti harbiyesi olmaz… Biriktirdiğin insanlar gerçek olacak. Onları için rahat bir şekilde bir kitapta anabileceksin. İnsanın yüzüne, gün gelir şak diye vururlar: "Bu mu senin biriktirdiğin insan?" diye. Dikkatli olacaksın… Benim bu konuda bir avantajım var. Ne yaptıysam arkasında durdum. O iş günahıyla sevabıyla benim oldu. Hatalıysam dahi sahip çıktım. Çünkü benden kaynaklanıyordu.
Eskiden "Neye benzer" ve "Yirmibir soruda bil" oyunları oyn-ardık. Sembollerle birini bilirsin ya da yirmibir soruda sadece "Evet", "Hayır" yanıtlarıyla tutulan ünlü kişiyi bulursun. Ben de bu oyunlardan yola çıkarak size minik sembollerle tanıdığım kişileri anlatmaya çalıştım. Eğlenceli bir kitap olduğunu umuyorum. -Müjdat Gezen-
Sahneye ilk kez 1953 yılında Hırka-i Şerif İlköğretim Okulu'nda ilk piyesinde çıktı. Aynı yıl Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 1956-57 yıllarında çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldı ve 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları' nda profesyonel oldu. Aynı yıl Vefa Lisesi'ni bitirdi. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümü'ne girdi. 1962 yılında ilk filmini çevirdi. Gezen, 1963 yılında ilk özel tiyatro çalışmasını yaptı. Münir Özkul ve Muammer Karaca Tiyatroları'na girdi. 1963-64 yıllarında sanat dergilerinde şiirleri çıktı. 1964-1966 yılları arasında askerlik yaptı ve oyun yazma denemelerinde bulundu. 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'na girdi. 1967 yılında arkadaşlarıyla birlikte Halk Oyuncuları'nı kurdu. 1968 yılında ilk kez kendi özel tiyatrosunu açtı ve aynı sezon İstanbul Tiyatrosu'nda çalıştı. 1970 yılında sahne çalışmaları ve film çalışmalarında ve aynı zamanda TV çalışmalarında bulundu. Aynı yıl Elif adlı kızı dünyaya geldi. Gazete ve dergilerde yazdı. 1975 yılında ilk kitabı yayımlandı. 1999 yılı itibariyle 28 yayımlanmış kitabı vardır[kaynak belirtilmeli]. Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcuttur[kaynak belirtilmeli]. 1982 yılında bir yayınevi kurdu[kaynak belirtilmeli]. Yine aynı yıl İstanbul Belediye Konservatuvarı ve sonradan İ.Ü. Devlet Konservatuvarı'nda Türk Tiyatrosu öğretmenliği yaptı. Aynı yıl, yazar arkadaşı Kandemir Konduk'la birlikte "Güldürü Üretim Merkezi"'ni kurdu ve büyük gazetelerde mizah sayfası yönetti[kaynak belirtilmeli]. 1991 yılında MSM'yi kurdu. 1992 yılında "MSM Ormanı"'nı kurdu. 1995 yılında Hamlet Efendi adlı oyunu ödül aldı ve Devlet Tiyatroları'nda oynandı. 1996-1998 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 1997 Devlet Tiyatroları'nda oyun yönetti. Aynı yıl Babam adlı oyunu ödül aldı. 1998 yılında ilk kez adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Yüz civarında filmde, elli civarında oyunda, binden fazla radyo ve TV Skecinde rol aldı, bunların bir bölümünü yazdı ve yönetti. Müjdat Gezen aynı zamanda şair. 74 adet şiirden oluşan "Şiirim geldi bırakın beni" isimli bir albümü var. Albümde kendisiyle birlikte Savaş Dinçel, Mustafa Alabora, Perran Kutman, Ali Poyrazoğlu, Rutkay Aziz ve Sunay Akın gibi isimler yer alıyor.
"Yahu bir insan tüm yaşamı boyunca hiç mi sertlikten yana olmaz? Ama kendisine sorsanız "Zaman zaman çok sert olurum" der. Öyle ki, karşılıklı şakalaşıyoruz, sözde o bir mafya babası, ben bizimkine dedim ki: "Bir emrin var mı baba?" Babanın yanıtı:"Yok abi." Ulan mafya babası elemanına "Abi" der mi? En sert olduğu anlardan biri buydu. Bir de, TV programlarının birinde konuk bizimki. Hiç konuşturmuyorlar. Oysa konuyu en iyi bilen kişi o..."Sonunda patladım abi, eğer ben konuşmayacaksam, hiç konuşmayayım daha iyi" dedim diyor..."