Düşmanlarının ortaya çıkardığı bir efsanedir Şahmeran.
Yarısı yılan, yarısı insan… Yarısı mazlum, yarısı bilge… Yarısı yaralı, yarısı pişman…
Dostunun ölümüne neden olduğu, katilinin ölümsüz kıldığı bir gerçek efsanedir! Siz deyin "hayal gücü", ben diyeyim "insanoğlunun en gerçek yanı". Dostluk ve husumetin, ihanet ve pişmanlığın çarpıştığı bir dünyada, şimdiye kadar anlatılmamış kimliğiyle karşınıza çıkıyor Şahmeran...
Aslında ilk günden biliyor ölümünün kimin elinden olacağını. Ama yine de anlatıyor bildiği her şeyi... Âdem ile Azazil'den, Hâbil ile Kâbil'e; Nuh Tufanı'ndan tövbenin gücüne kadar… Yalın bir dille, bilgece ve cesaretle... Manevi bir boyuttan hem tanıdık geliyor anlatılanlar, hem de yeniden öğretiyor; sevmeyi ve sevilmeyi! Ve okuduğunuz her şey size yepyeni bir efsanenin kapılarını açıyor. Hatice Üzgül'ün kalemiyle bir efsane-roman üçlemesinin ilki; Efsanenin Adı Şahmeran. (Tanıtım Bülteninden)
Birçok efsanevi anlatım bu kitapta birleştirilmiş. Adem-Havva, Habil-Kabil, Cennetten kovulma, Azazil-Şeytan dönüşümü ve diğer şeyler Şahmerân ile ilişkilendirilerek anlatılmış.
Yazarla tanışma kitabımdı, tarzını sevdim. Sürükleyici ve yormayan hatta masalsı bir anlatımı vardı. Okurken gerçek olmadığını biliyorsunuz ama okumaktan da kendinizi alamıyorsunuz. :)
Sonunu başka bir kitabına bağlamış, Lokman Hekim'e ama onu okuyacağımı pek sanmıyorum.
"Damla buluttan ayrıldıktan sonra toprağa düşse toprak olamaz, ateşe atılsa ateş olamaz, rüzgârla da kendini unutmaz. Damla nereye düşerse düşsün, dönüp dolaşıp gideceği yer yine buluttur."
Kahramanın kuyuya atılmasıyla girdiği şahmeranın ülkesinde adem ile havva nın nezdinde insan ve şeytan atılmasını ve şahmeranın bundaki yerinin anlatıldığı bir kitap. Sonunda kaderin tecelli etmesinin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor ve kahraman kendi elleriyle şahmeranı öldürüyor ve ölümsüzlüğe kavuşuyor şahmeran ı korumaya çalışırken.
This entire review has been hidden because of spoilers.
"Aslında ilk günden biliyor ölümünün kimin elinden olacağını. Ama yine de anlatıyor bildiği her şeyi… Âdem ile Azazil’den, Hâbil ile Kâbil’e; Nuh Tufanı’ndan tövbenin gücüne kadar… Yalın bir dille, bilgece ve cesaretle… Manevi bir boyuttan hem tanıdık geliyor anlatılanlar, hem de yeniden öğretiyor; sevmeyi ve sevilmeyi!"