What do you think?


Bir Yudum Sevgi
Hayatımızda yaptığımız bazı tercihler bizi hiç beklemediğimiz bir yola sürükleyebilir...
Sevgi’nin de yolu, yapmak zorunda olduğu bir tercih sonucu hiç bilmediği bir yere, hiç tanımadığı insanların yanına düşmüştü.
Her genç kız gibi günün birinde âşık olduğu bir adamla evlenmeyi dilerken, kendisini ansızın Afyonlu genç bir iş adamı olan Fırat Yaman’ın eşi olarak buldu Sevgi.
Fırat’ın ise tek bir isteği vardı bu hayattan: Yıllar süren yalnızlıktan sonra kendisine tekrar bir can yoldaşı bulabilmek... Genç adam aynı zamanda çok küçük bir yaşta annesiz büyümek zorunda kalan, yüreği yaralı oğluna gerçek bir yuva verme arzusuyla doluydu. Ortak bir tanıdıklarının araya girmesiyle ise Sevgi’yi tanımıştı.
Yaptıkları bu evlilikten her ikisinin de fazla bir beklentisi yoktu. Sevgi, hem kendisinin hem de hasta annesinin geleceğini güvence altına almak isterken, Fırat’ın da başlıca amacı oğlunun anne sevgisini biraz da olsa tadabilmesiydi.
Peki ya ‘Aşk’ bu evliliğin neresindeydi?
‘Bir Yudum Sevgi,’ bir ömrü beraber geçirmeleri için yeterli olacak mıydı?
Sevgi’nin de yolu, yapmak zorunda olduğu bir tercih sonucu hiç bilmediği bir yere, hiç tanımadığı insanların yanına düşmüştü.
Her genç kız gibi günün birinde âşık olduğu bir adamla evlenmeyi dilerken, kendisini ansızın Afyonlu genç bir iş adamı olan Fırat Yaman’ın eşi olarak buldu Sevgi.
Fırat’ın ise tek bir isteği vardı bu hayattan: Yıllar süren yalnızlıktan sonra kendisine tekrar bir can yoldaşı bulabilmek... Genç adam aynı zamanda çok küçük bir yaşta annesiz büyümek zorunda kalan, yüreği yaralı oğluna gerçek bir yuva verme arzusuyla doluydu. Ortak bir tanıdıklarının araya girmesiyle ise Sevgi’yi tanımıştı.
Yaptıkları bu evlilikten her ikisinin de fazla bir beklentisi yoktu. Sevgi, hem kendisinin hem de hasta annesinin geleceğini güvence altına almak isterken, Fırat’ın da başlıca amacı oğlunun anne sevgisini biraz da olsa tadabilmesiydi.
Peki ya ‘Aşk’ bu evliliğin neresindeydi?
‘Bir Yudum Sevgi,’ bir ömrü beraber geçirmeleri için yeterli olacak mıydı?
456 pages, Paperback
Published April 19, 2016
About the author
Aslıhan Akagöz
7 books17 followersAslıhan Akagöz, 1988 yılında İstanbul’da doğdu. 4 yaşında ailesiyle birlikte Almanya’ya göç eden genç yazar, 2012 yılında üniversite işletme bölümünden mezun oldu.
Yazma aşkını lise döneminde keşfettikten sonra ilk özgün hikayesini 2006 yılında kaleme aldı. Ve hâlâ sosyal platformlarda hikayelerini okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor.
Yazma aşkını lise döneminde keşfettikten sonra ilk özgün hikayesini 2006 yılında kaleme aldı. Ve hâlâ sosyal platformlarda hikayelerini okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
May 19, 2016
Kitap hakkında çok karmaşık fikirlerim var. Bir yanım sıcacık bir aile hikayesi olduğu için, akıcı bir üslubu olduğu için sevdi. Diğer yanım ise kitabın bu kadar olaysız ilerlemesine bozuldu. Yani kitap boyu ortada bir olay yok, iniş çıkış yok. Hani 300 sayfa olsa tamam derim de 450 sayfayı hareketsiz, durağan şekilde ilerleyen bir hikaye şeklinde okumak? Bilemiyorum. Sürekli hareketlenecek diye bekledim, olmadı falan. Bir de Fırat ve Sevgi'nin "birbirlerine doyamama" halleri... Çok toz pembe bir hikayeydi. Gerçeklikten uzak geliyor böyle şeyler bana. Ama işte yüreğinize dokunan bir yanı da var. Berke'nin Sevgi'ye "O yüzden mi anne gibi kokuyorsun?" dediği yerde eridim bittim resmen ya :) Yani işte dediğim gibi çok karmaşık düşüncelere sahibim :/
.
Söylemeden geçmek istemiyorum: kitabın redaksiyonu gerçekten iyiydi. Uzun zamandır Türk yazar kitaplarını böyle keyifle okumamıştım, yazım ve noktalama hataları beni mahvediyordu. Bu kitap o anlamda gerçekten iyiydi, emeği geçenlerin emeklerine sağlık :)
July 24, 2016
Aşkın Yolu Bir serisinin ilk kitabı olan Bir Yudum Sevgi, annesinin ameliyatı için kendini mecbur hisseden Sevgi ile tekerlekli sandalyeye bağlı küçük oğluna anne, kendine can yoldaşı isteyen Fırat’ın zorunlu olarak bir araya gelme hikayesine konuk ediyor bizi. Görücü usulü olarak başlayan evlilikleri her geçen gün kendine bağlanan çiftimizin tutku dolu aşkını anlatıyor.
Aslıhan Akagöz’ün kalemiyle Çirkin Güzel serisi ile Facebook sayfasında yayınlarken tanımış ve her yazdığı kurguyu büyük keyifle okumuştum. Bir Yudum Sevgi basılı olarak ellerimde tutmak ise bir nebze heyecan verici. Hikayenin ilk halini bilenlerden olup da kitaptaki ufak tefek farkları seçebiliyor insan. Aslıhan Akagöz tarzını bütün kitaplarında konuşturan bir yazar. Kelimeler yormadan akıyor, hikayelerin sonlarında mutluluk olduğunu vaad ediyor kitaplarında. Sıcak, bizden olan karakterlerin samimi hikayelerini genel olarak ele alıyor ve bu okuyan kişiye geçiyor. Büyük sürprizler barındırmıyor kitapları. Sayfanın devamında ne olup bittiğini kolaylıkla tahmin edebiliyorsunuz. Bu birazda, bildiği suda yüzmek kadar rahat hissettiriyor insana.
Kitapta tam oturtamadığım bir takım hisseler vardı. Beni içine tam çekemeyen şey... Serinin (çıkmasını dört gözle beklediğim) diğer kitap karakterlerine kıyasla Fırat’ı çok sevmediğim bir gerçek. Berke için kitabı okudum diyebilirim. Sevgi’nin her olay karşısında ‘tamam’ diyerek kabullenmesini sorun etmedim fakat Fırat’ın boş yere kalp kıran tavırları, -bana göre- kaprisleri, oldukça fazla olan kıskançlıkları çekilir değildi. Adamı sevemediğim için belki bu kadar sorun ediyorumdur, emin değilim.
Dicle’nin ufaklık hallerini, Burak ile itişmelerini, Berke’nin olgunlaşıp genç adam olmasını tebessüm ederek okudum. Onları özlediğimi fark ettim. Her ne kadar Fırat’a karşı tepkili olsam da iki günde bitirdim kitabı. Seviyor muyum? Evet, ama serinin devamını daha çok seviyorum.
Orta karar sevmiş oltduğum Fırat ile Sevgi’nin hikayesini okumanızı öneririm. Bu tarz kitaplardan hoşlanıyorsanız, seveceksiniz.
http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/...
Aslıhan Akagöz’ün kalemiyle Çirkin Güzel serisi ile Facebook sayfasında yayınlarken tanımış ve her yazdığı kurguyu büyük keyifle okumuştum. Bir Yudum Sevgi basılı olarak ellerimde tutmak ise bir nebze heyecan verici. Hikayenin ilk halini bilenlerden olup da kitaptaki ufak tefek farkları seçebiliyor insan. Aslıhan Akagöz tarzını bütün kitaplarında konuşturan bir yazar. Kelimeler yormadan akıyor, hikayelerin sonlarında mutluluk olduğunu vaad ediyor kitaplarında. Sıcak, bizden olan karakterlerin samimi hikayelerini genel olarak ele alıyor ve bu okuyan kişiye geçiyor. Büyük sürprizler barındırmıyor kitapları. Sayfanın devamında ne olup bittiğini kolaylıkla tahmin edebiliyorsunuz. Bu birazda, bildiği suda yüzmek kadar rahat hissettiriyor insana.
Kitapta tam oturtamadığım bir takım hisseler vardı. Beni içine tam çekemeyen şey... Serinin (çıkmasını dört gözle beklediğim) diğer kitap karakterlerine kıyasla Fırat’ı çok sevmediğim bir gerçek. Berke için kitabı okudum diyebilirim. Sevgi’nin her olay karşısında ‘tamam’ diyerek kabullenmesini sorun etmedim fakat Fırat’ın boş yere kalp kıran tavırları, -bana göre- kaprisleri, oldukça fazla olan kıskançlıkları çekilir değildi. Adamı sevemediğim için belki bu kadar sorun ediyorumdur, emin değilim.
Dicle’nin ufaklık hallerini, Burak ile itişmelerini, Berke’nin olgunlaşıp genç adam olmasını tebessüm ederek okudum. Onları özlediğimi fark ettim. Her ne kadar Fırat’a karşı tepkili olsam da iki günde bitirdim kitabı. Seviyor muyum? Evet, ama serinin devamını daha çok seviyorum.
Orta karar sevmiş oltduğum Fırat ile Sevgi’nin hikayesini okumanızı öneririm. Bu tarz kitaplardan hoşlanıyorsanız, seveceksiniz.
http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/...
January 2, 2019
Yazarın daha önce, Senden Bebek İstiyorum kitabını okumuştum ve açıkçası onu daha çok beğenmiştim.
Sevgi'nin hasta olan anesinin ameliyatı için bir an önce para bulması gerekiyor, Fırat ise yıllar önce yaşanan bir kazada kaybettiği eşinden yadigar kalan, fakat tekerlekli sandalyeye mahkum olan oğluna, onu sevecek ve kendisine eş olacak bir kadına sahip olma arzusunda.
Açıkçası kitabın ilerleyişini biraz zayıf buldum, kötüydü diyemem, yani hiç bir hareket hiç bir heyecan yoktu, karakterler çok naif, sayfalar çok ağır bir şekilde ilerliyordu, birbirine mecbur kalan iki insanın yaptığı zorunlu bir evlilik ve aşka doğru yol alışlarını konu alıyordu malum klasik bir hikaye.
May 29, 2016
Sessiz sakin ilerleyen hem etkileyen hemde biraz sıkan bir hikaye idi. İçinde yaşanan çok bir olay olmadığı için sayfa sayısı uzun geldi ama aynı zamanda yumuşacık bir hikaye olarak bırakmak istemedim
Displaying 1 - 5 of 5 reviews





