Sen yoksun. Ve ben, bir şeye yaramayı boşu boşuna bekleyen boş posta kutusu gibi tozlanıp duruyorum burada. Şimdi: Üzünç. Şimdi, geçmiş gitmiş bir trenin hiç de uzaklaşmak istemeyen o doyulmaz kokusu güzel güzel girmiş olsun aramıza. Evet ama, niçin bir tren?.. Akasya ile tren kokusuna benziyor çünkü yoksunluk. Kalmış akasya. Gitmiş tren kokusu...
"İki Gün" adlı öyküsüyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Başarı Ödülünü, Sancı... Sancı... adlı romanıyla 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü, "Armağan" adlı öyküsüyle 1997 Haldun Taner Öykü Ödülünü, Güneş Giderken adlı öykü kitabıyla 1999 Sait Faik Hikâye Armağanını, Kasırganın Gözü adlı öykü kitabıyla 2008 Attilâ İlhan Roman Ödülünü, Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı! adlı romanıyla 2014 Ebubekir Hazım Tepeyran Roman Ödülünü, Salgında Öyküler kitabıyla 2023 yılında Yunus Nadi Öykü Ödülü kazanmıştır.
"Okunmakta olan bir kitap gibi sona yaklasildigi hepten belli olan bu yasam senin. Okunmakta olan bir kitap gibi sona yaklasiliyor olsa yine iyi, uc bes yaprak kaldigi belli olan bir kitap gibi tukenmesi tukendi tukenecek bir yasam. Pisman degil ama. Bir demir yigini gibi hurdaya cikan(*). Ama bir demir yigini gibi pisman pisman pas tutan, -degil. Bundan bilerek kacinan. Asla pisman olmayan."