Jump to ratings and reviews
Rate this book

Lükresin Günahları

Rate this book
Kemal Tahir'in F. M. İkinci adıyla "çevirdiği", 1 Mayıs 1955 tarihli Lükres'in Günahları'nın giriş sayfasında yazar adı bulunmuyor. Hemen her satırıyla "Mayk Hammer çevirmeni"nin kendine özgü üslubunu yansıtan bu küçük kitap, okurların fark edeceği gibi daha ziyade bir telif eser havasına sahip. Bir çeviri olarak kabul edildiği takdirde bile, Kemal Tahir'in serbestçe kalem oynattığı "özel bir çeviri" sayılabilir ancak. Dönem okurlarının zevkli saatler geçirmesi için Borjiya'ların, özellikle de "Lükres Borjiya"nın tarihinden daha elverişli bir konu bulmak kolay değildi. Halk Plajı'ndan sonra, hemen her satırı skandallarla dolu Lükres'in Günahları da bizi bir kez daha 1950'lerin renkli yayıncılık dünyasına davet ediyor…

224 pages, Paperback

Published March 11, 2016

13 people want to read

About the author

Kemal Tahir

72 books250 followers
15 Nisan 1910’da İstanbul’da doğdu. 21 Nisan 1973’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Kemal Tahir Demir. Deniz yüzbaşı olan babası, Sultan II. Abdulhamid’in yaverlerinden. Babasının görevleri nedeniyle ilk eğitimini Türkiye’nin çeşitli yerlerinde tamamladı. 1923’te İstanbul Kasımpaşa’daki Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi’nde mezun oldu. Galatasaray Lisesi’nde 10’uncu sınıftayken öğrenimini yarıda bıraktı. Avukat katipliği, Zonguldak Kömür İşletmeleri’nde ambar memurluğu yaptı. İstanbul’da Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde düzeltmenlik, röportaj yazarlığı, çevirmenlik yaptı. Yedigün, Karikatür dergilerinde sayfa sekreteri oldu. Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1938’de Nâzım Hikmet’le beraber Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde “askeri isyana teşvik” suçlamasıyla yargılandı. 15 yıl hapse mahkum oldu. Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya ve Nevşehir cezaevlerinde yattı. 12 yıl sonra 1950’de genel afla özgürlüğüne kavuştu.

İstanbul’a döndükten sonra bir süre İzmir Ticaret gazetesinin İstanbul temsilciliğini görevinde bulundu. “Körduman”, “Bedri Eser”, “Samim Aşkın”, “F. M. İkinci”, “Nurettin Demir”, “Ali Gıcırlı” gibi takma isimlerle gazetelere tefrika aşk ve macera romanları, senaryolar yazdı. Fransızca çeviriler yaptı. 6-7 Eylül olayları sırasında tekrar gözaltına alındı. Harbiye Cezaevi’nde 6 ay yattı. Çıktıktan sonra 14 ay kadar Aziz Nesin‘le birlikte kurdukları Düşün Yayınevi’ni yönetti. Edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri 1931’de “İçtihad” dergisinde yayınlandı. Yeni Kültür, arkadaşlarıya birlikte kurdukları “Geçit”, Var, Ses dergilerinde şiirleri çıktı. İlk önemli eseri olan 4 bölümlük “Göl İnsanları” uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, 1955’te basıldı. Yine 1955’te basılan “Sağırdere” romanıyla adını duyurdu. İstanbul’u bir çerçeve gibi alıp Türklerin Osmanlılıktan Cumhuriyet’e geçişini incelediği “şehir romanları” dizisinin ilk kitabı “Esir Şehrin İnsanları” 1956’da yayınlandı. Bu kitapta Mütareke dönemi İstanbul’unu anlattı. Dizinin diğer kitabı olan “Esir Şehrin Mahpusu” 1961’de, “Hür Şehrin İnsanları” 1976’da basıldı.

Kemal Tahirİlk kitaplarında daha çok köy ve köylü sorunlarına eğildi. Daha sonra Türk tarihinin ve özellikle yakın tarihin olaylarını ele aldı. “Devlet Ana“da, kuruluş sürecindeki Osmanlı toplumu ve yönetim sistemini, “Kurt Kanunu”da Atatürk’e karşı düzenlenmek istenen İzmir suikastini, “Rahmet Yolları Kesti” ve “Yedi Çınar Yaylası”nda ağalık kurumu ve eşkıyalık olgusunu inceledi. “Yorgun Savaşçı”da Anadolu’daki başsız, öndersiz ulusal güçlerin birleşip Ulusal Kurtuluş Savaşı’na başlamasına kadar geçen dönemi anlattı. “Bozkırdaki Çekirdek”te de köy enstitüleri üzerinde durdu. Kemal Tahir’in düşüncelerindeki çıkış noktası Marksist görüş ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye’de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksist görüşün sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı Batılılaşmaya ilişkin yargısı da bu Marksist çözümü yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizim, “Türkiye’de 2’nci Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu” olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksist görüşün, hem de Batılılaşmanın ürünü olan Cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerini belirleyen temel nokta oldu.

“Devlet Ana”da Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Diğer romanlarında da “Türk insanı ve Türkiye özeli” olgusunu ortaya çıkarmaya çalıştı. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Diyaloglarla zengileştirdi, karizmatik karakterler yarattı. En üretken romancılarımızdan biri oldu.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
0 (0%)
4 stars
2 (13%)
3 stars
8 (53%)
2 stars
5 (33%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Ramazan Atlen.
115 reviews10 followers
May 16, 2024
Kemal Tahir hapisten çıktıktan sonra (Erol Üyepazarcı'dan öğrendiğimize göre) Amerikalı ünlü polisiye yazarı Micky Spillane'in Mayk Hammer romanlarını çevirmeye başlıyor. Bu çevirilerde F. M. Ekinci takma adını kullandığına göre polisiye işine el atmayı pek de itibarlı görmemiş anlaşılan. Mayk Hammer romanları yok satınca yayınevi seriyi basmaya devam etmek istiyor. Ama Mickey Spillane bir tarikata intisap edip yazarlığı bıraktığından yayınevi çözümü Kemal Tahir'den yeni Mayk Hammer romanları istemekte bulur. Kemal Tahir de yine takma adla 4 polisiye yazar. Bu romanlarda asıl yazarın adı kullanılmaz, yalnızca çevirmen adı geçer. Üyepazarcı'ya göre orijinallerinden daha iyidir bu romanlar.

İşte Lükres'in Günahları Kemal Tahir'in F. M. Ekinci takma adını kullandığı ama tarihi roman türünde bir eseri. İthaki Yayınları'nın önsözünde her ne kadar ilk baskıda yabancı bir yazar adı kullanılsa da bu romanın da aslında çakma bir çeviri olduğuna dair bir ima yapılıyor. Yani Kemal Tahir bu romanı da aslında büyük ihtimalle kendisi kaleme almış.

Roman 1490'lı yılların Roma'sında Papalık Devleti'nde geçiyor. Dizi ve filmlere konu olan Borgia ailesinin öyküsünü Papa Alexander'in kızı Lukres üzerinden anlatıyor. Borgia ailesi, yolsuzluk, cinayet, hırsızlık, tecavüz, ensest gibi yönleriyle öne çıkan ama halkı sahte dindarlıklarıyla kandıran bir aile.

Kemal Tahir öyküyü daha çok Lükres'in çapkınlıkları açısından ele almış. ama o dönemdeki siyasi olayları da arka planda aktarmayı becermiş. Kemal Tahir'in renkli Türkçesi'yle keyifle okudum.
Profile Image for Sercan.
17 reviews
December 18, 2017
İtalyan Borgia ailesinin baştan sona rezillikleri üzerine Kemal Tahir'in kaleminden küçük bir ucuz roman.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.