Yunus Emre (Aşkın Yolculuğu) dizisini izledikten sonra aynı lezzeti almak beklentisiyle bu kitabı okudum. Ancak dizinin senaryosu Mustafa Tatçı'nın kitabını referans aldığından olsa gerek karakterler ve olaylar açısından bazı farklılıklar var. Örneğin, diziye göre Yunus Emre'nin kadılıktan istifa edip Tapduk Emre'ye tabi olduğunu görüyoruz. Abdülbaki Gölpınarlı'nın Yunus Emre isimli kitabında veya Sinan Yağmur'un bu kitabında böyle bir husus yok. Dizide Molla Kasım, Yunus Emre'ye yakın yaşta hatta rakip konumdayken, Aşkın Gözyaşları-5 (Yunus Emre)'de Molla Kasım'ın Yunus Emre'nin Moğol istilasından sonra kaybolan ve sonradan ortaya çıkan oğlu olduğunu görüyoruz.
Dizide Tapduk Emre'ye önemli bir yer verilmiş ancak Aşkın Gözyaşları-5'te aynı kişiyi biraz daha az yoğunlukta görüyoruz.
Sinan Yağmur'un şimdiye kadar okuyup da beğenmediğim bir kitabı olmadı. Bu kitabını da beğendim. Ancak Mevlânâ, Şems, Ebu Hanife isimli kitapları biraz daha etkileyiciydi ve ilham vericiydi sanki. Özelikle Ebu Hanife.
Belki de dizinin insanın içine işleyen müzikleri ve ufuk açan Yunus-Tapduk sohbetlerinden sonra aynı lezzeti alma beklentisiyle kitabı okumuş olmak böyle bir düşünceye sebep olmuştur.
Ama her şeye rağmen, kesinlikle okumaya değer bir kitap. Sinan Yağmur hem birikimi hem de araştırmacı kişiliğiyle yazdığı eserleri okunur, anlaşılır ve güvenilir kılan değerli bir yazar. Yazarın diğer kitaplarını da okumanın önemli bir kazanç olacağı düşüncesindeyim.