-"valla yaşar sormadan edemiycem artık." - etme canım, sor. -"hani ben camdan düştüm ya küçükken." - evet. -"sonra kayboldum ya sokakta." - eee... -"onu diyorum işte, n'oldu, bulundum mu?"
Bir kedi sebepsiz yere yüzümüze bakarken içinden geçirdiği bir şey var mı? Yahut onlara gayriihtiyari bir şeyler söylememiz, aslında ruhsal bir ihtiyacımızı mı karşılıyor? Buna benzer soruların elbette bilimsel bir cevabı olmalı. Ancak sanırım ben bu cevapları bir kenara bırakıp kedilerin de bizler gibi düşündüğüne ve konuştuğuna inanmayı tercih edenlerdenim. (Tanıtım Bülteninden)
İnternette çok severek takip ettiğim Üzüm ve Ryuk'un ilk kitabı. Fuarda sahafta 5 liraya görünce hemen aldım. İnsanın sıkıldıkça azıcık karıştırıp gülümseyeceği bir kitap. Aynı facebook sayfasındaki gibi fotoğraflar ve replikler var. Yarım saatte bitti zaten, öyle elime alıp oturup okuyayım tarzı değil de, arada bir karıştırmalık bir kitap :))
Sonunda benim de bir başucu kitabım var! Üzüm ve Diğer Şeyler tam bir başucu kitabı. Önce facebook sonra da instagramdan takip etmeye başladım Ryuk ve Üzüm'ü. İki kedim olduğu için biraz daha ilgimi çekti aslında. Bu güzel resimlerin, diyalogların basılacağını ve kütüphanemde onlara da yer ayırabileceğimi öğrendiğimde çok mutlu olmuştum. İki muhteşem kedi ve bir muhteşem genç adamın hikayesi :) Aslında kitabın kapağında iki muhteşem kedi ve bir idare eder genç adam diyor ama bana göre Yaşar ya da Üzüm'ün deyişiyle Yeşar, o da muhteşem birisi. Kitabın sonunda Üzüm Ryuk ve kitapta geçen bir kedi daha vardı Otto, Yaşar ile nasıl tanıştıkları ne halde oldukları yazılmıştı. Otto rahatsızmış ve bir süre sonra kaybetmişler, çok üzüldüm, ona da yer verilmiş kitapta. Üzüm'ün ilk bulunduğu halini görünce çok şaşırdım internette görmemiştim. Ryuk biraz daha iyi bir haldeymiş tabii. Neyse, demem o ki iki muhteşem kedi ve bir muhteşem genç adamın hikayesi, benim başucu kitabım oldu. Mutsuz olduğumda, canım sıkıldıkça onları açıp okuyacağım :) Ellerinize sağlık!
Üzüm ve Ryuk'ü çok seviyorum. Babaları tipsiz Yeşar'la muhabbetlerini Facebook'tan takip etmekteydim. Hepsini defalarca okuduğum, ezbere bildiğim halde maceralarını bütünlükşü halde kitap olarak okuyabilmek nefis. Bir kere daha okurken yine çok eğlendim:)
Böyle güldürtmeli üzdürtmeli kitap yabcağına şu çocuklara koşmalı at alsana Yeşar. Sonuçta senin de beynin var sayılır yani, illa avzını mı ısırsınlar Yeşaaaar?
- "yaşar..." - buyur... - " şu arkadaş yarım saattir bana bakıyo ama konuşmayı düşünmüyorum kendisinle, söyler misin ona?" - ryuk, üzüm senle konuşmayı düşünmüyomuş. - "..." - ""yeşar..."" - evet? - "" ben sacedene bir kişiyi biliyorum annem de, ablam da, arkadaşım da olan... o uyurken kafamı gizlice göysüne yasladığımı, yanlız onun kokusunla uyuyabildigimi ona söyleme olur mu?.. biliyodur zaten. "" - ... - "yaşar" - efendim? - " bu arkadaş var ya..." - evet?.. - " onu üzecek kişinin ben canını alırım, duydun mu? " .
--------------------
Bu aşırı derecede komik ve bir o kadar da anlam ve duygu yüklü kitabı okudugum icin cok mutluyum. Hergün rastgele bir sayfasını açıp okuyorum.Bazen yukarıdaki alıntı gibi içimi cızz ediyor bazen de gulduruyor bazenn de fazlasıyla düşündürüyor.
@uzumvedigerseyler hesabi sahibi Yaşar beye bu güzel eser icin teşekkürlerimi sunuyorum. Kedi sahibi olsun olmasın herkesin okumasını diliyorum... ❤
Canım @neseliyorumlar sayende farkettim bu kitabi. Opuyorum seni cok. Sayende omur boyu okuyup saklayacağım bir kitabım oldu :*
Üzüm ve Ryuk'un maceraları kedim Simba ve bana bu senenin en keyifli dakikalarını yaşattı. Bitmesin diye gıdım gıdım okuduk ama yine de bitti :( Olsun, şuracıkta kalsın basucumuzda. Sıkıldıkça açıp okuruz Yine.
Yazık çocuk Riyuk'a, onun güzel ablası Üzim'e, bir de kızlara at almayı sürekli reddeden Yeşar'a beni sürekli böyle güldürdükleri için, yetmez ama, 5 koca yıldız...
Üzüm ve Diğer Şeyler'i zaten facebook grubundan takip ediyorsunuzdur muhtemelen. Facebook'taki gonderilerin bir toplamasi seklinde kitap. 300 kusur sayfa olduguna bakmayin, genelde Facebook post'u ve yaninda o post'un fotografi seklinde gidiyor. Bol bol Uzum ve Ryuk fotosu gormek istiyorsaniz, bu hikayeleri icin Yasar'a destek olmak istiyorsaniz alin derim (benim kitabi alis motivasyonum bu olmustu.) Ama yeni bir sey yok, yine de kitap kendini okutuyor, yuzunuzde bir gulumseme birakiyor :)
Kafali oglan Otto'ya biraz daha fazla yer verilebilirdi belki, nacizane fikrim. Ama tabi ki unutulmamis olmasi da onemli, o yuzden bir eksik degil.
Velhasil, Yasar'a da iki kizimiza da nice omurler, ki daha fazla paylasimlarini gorebilelim, severek takip ettigimiz bir seri, emegin icin tesekkurler Yaşar M. Taşkale!
Bir rahatsizlik nedeniyle hastanede bir sure yatarak tedavi gormem gerekiyordu. Tam da boyle bir zamanda daha onceden Uzum ve Ryuk'u sevdigimi bilen bir arkadasim hastaneye bu kitabi getirip isimsiz olarak birakip kacmis. Instagram'dan takip ettigim yazilari ve fotograflari bir arada gormek gercekten motive ediciydi. Tesekkurler Yeşar :)