Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 528 p. "Aklinizin ortasuba sikilan bir kursun gibi ölümcül! sürükleyici ve hizli." Bazi sirlar insanlari birbirine baglar, bazilariysa öldürür. Herkesin gözünde olagan bir hayat süren küçük bir kasabadaki siradan insanlarin ölümcül sirlari olabilir mi? Otuz alti yasindaki Karen Harding, gözlerini açtiginda bileginden bir boruya kelepçelendigini fark etmisti. Etrafinda ne bir isik vardi, ne de bir ses. Buraya nasil gelmisti. Neler olmustu. Son yasadigi olaylari gözünün önüne getirirken korkunç bir katilin hedefinde oldugunu anladi. Yüzünü göstermeyen katil, onu ne zaman öldürecekti? Onu kaçiran kimdi? Melek yüzünün arkasinda bir yilanin kalbini tasiyan, gerçek yüzünü hiç göstermemis kocasi olabilir miydi? Yoksa basina gelen bu kaçirilma olayinin ardindaki gerçek, otuz yildiz saklanan korkunç bir sir miydi? Küçük kasabada islenen bir cinayet sonrasinda gelisen kanli olaylar, orada yasananlarin gözünde dünyanin en güzel ve en huzurlu yeri olarak bilinen Madisonville'de kabus ve heyecan dolu günlere neden olacaktir. Bir solukta okuyacaginiz gerilim dozu yüksek, biçak sirti kadar keskin bir polisiye. Sürprizlerle örülü sarsici bir gerilim…
Eh be yazar be eh be yazar. Senin Türk olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam. Bu nasıl bir kafa allah aşkına? Arkadaşlar bakın. Bu yazar hakkında hiçbir şey bulamazsınız. Çünkü böyle bir yazar yok. Çevirmen yazıyor kitabın orijinal ismi yok, orijinal yayınevi yok. Kitabın ingilizce basımlarının tek kare resmi yok. Yani böyle biri yok. Herkesin düşündüğü gibi ben de yazarın Türk olduğunu düşünüyorum. Sadece bu mahlası kullanıyor. Ha bu kitabın puanını etkiler mi? Bence Türk bir yazarın yabancı mahlasla kitap bastırması yanlış. Neden derseniz bazı insanlar sadece yabancı polisiye okuyor olabilir. Bu, önyargı değil. Tercih meselesi. Ve kitabı gördüğünde yabancı isimden dolayı satın alabilir. Bence bu aldatmadır. Kitabın içeriğine gelecek olursak yazarın ilk defa kitabını okuyorsanız şok olacaksınız. Çünkü yazarın tarzı bu. Kitabın sonunda cehennemin dibinden bir son bulup çıkarıyor. Bu neydi be diye kalıyorsunuz. Ana karakter ve kurgu beni şaşırtacak kadar iyiydi. Diyaloglar bazı bazı komikleşti. “Aman tanrım! Ben şimdi ne yapacağım? İmdat!” Yani bu diyaloğu ciddi ciddi yazdığına inanamıyorum. Hiçbir polisiyede görmemiştim, şok oldum. Diğer kitaplarının aksine bu kitabı gömmeyeceğim ve eh işte diyeceğim. Diğerlerine göre daha iyiydi. Şans verebilirsiniz. Kim bilir yazarın bu tuhaf tarzı hoşunuza gider.
yazmış yazmış yazmış ama sonunu getirememiş o zaman dur ben bir pislik yapayım güvenilmez anlatıcı ekleyim yapmış yazar. ayrıca türk olan ve yabancı bir isim kullanan yazarın gerçekten amerikalı olmadığı Holywood klişelerini fazlasıyla kullanmasından çok belli oluyor. lanet olası polisler tavrını sevmedim.
This entire review has been hidden because of spoilers.