Jump to ratings and reviews
Rate this book

مورچه عاشق

Rate this book
"کتاب حاضر مشتمل بر داستان‌های کوتاهی چون این عنوان‌هاست: «مورچه عاشق»، «سپیدار بلند»، «داروش»، «اگر حیوان هم باشیم»، «خرس‌ها»، «سالخوردگان»، «جگر» و «برایش مقرری تعیین شد». در داستان «مورچه عاشق» آمده است: مورچه، عاشق محبوب سرخ جامه خود است. سال‌هاست که دامنه‌های کوه و فراز و نشیب‌های بسیاری را پیموده و بارها در معرض خطر مرگ قرار گرفته است. دیگران کوچکی و ناتوانی او را به مسخره گرفته‌اند،‌ امّا او در مقابل، عشق بزرگ خود برای رسیدن به محبوب را به رخ آنها کشیده و به راه خود ادامه داده است. در این مسیر به پیرزنی رنجور می‌رسد و پیرزن فاصله او و محبوبش را فقط کوهی می‌داند که مقابل آنها قرار دارد. مورچه بیل و کلنگی از پیرزن می‌گیرد و با عشق خستگی ناپذیرش برای کندن کوه و کوتاه کردن فاصله خود با محبوب اقدام می‌کند."

ک‍ت‍اب‌ ح‍اض‍ر ت‍رج‍م‍ه‌ ب‍رگ‍زی‍ده‌ ک‍ت‍اب‍ی‌ ت‍ح‍ت‌ ع‍ن‍وان‌ "ده‍ه‍ا ه‍زار اراب‍ه‌ گ‍اوی‌" ت‍ال‍ی‍ف‌ ف‍ق‍ی‍ر ب‍ای‍ک‍ورت‌ است.

112 pages, Paperback

First published February 24, 2000

2 people want to read

About the author

Fakir Baykurt

76 books94 followers
Asıl adı Tahir olan Fakir Baykurt 1929 yılında Burdur’da doğdu. 1948’de Gönen Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra köy öğretmeni olarak çalışan yazar, 1955’te Gazi Eğitim Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra Sivas, Hafik ve Şavşat’ta Türkçe öğretmenliği yaptı. Demokrat Parti yönetimi tarafından öğretmenlikten alınarak pasif bir göreve getirildi.

1958’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ilk romanı Yılanların Öcü nedeniyle hakkında kovuşturma açıldı. 1960 yılındaki askeri müdahalenin ardından ilköğretim müfettişliğine getirildi.

1962-63 yıllarında ABD Bloomington Indiana Üniversitesi’nde ders araçları konusunda uzmanlık eğitimi gören Baykurt, Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın (TÖS) ve Türkiye Öğretmenler Dernekleri Milli Federasyonu’nun (TÖDMF) genel başkanlığına seçildi.

1969 yılında Türkiye çapındaki ilk öğretmenler boykotuna katıldığı için bir kez daha açığa alındı ve 12 Mart 1971’deki askeri darbeden sonra uzun süre tutuklu kaldı.

Edebiyata şiirle adım atan Fakir Baykurt, yazın hayatını toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla yazdığı kısa öyküler ve köy notlarıyla sürdürdü. Yeditepe, Varlık, Cumhuriyet, Evrensel ve Yön gibi dergi ve gazetelerde çeşitli yazıları çıkan Baykurt, 1955’te öykülerini derlediği ilk kitabı Çilli’yi yayımladı. Bunu, köy yaşamını, köylünün arzularını, sıkıntılarını ve çelişkilerini dile getirdiği hikâye kitapları ve romanları izledi.
Yalın, şiirsel bir dil kullanan yazar, eserlerinde halka mal olmuş deyişlere ve deyimlere de sıklıkla yer vermiştir. Tırpan ile 1970 TRT ve 1971 TDK ödüllerini, Can Parası (1973) ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, Kara Ahmet Destanı’yla Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanan yazarın Yılanların Öcü adlı yapıtı 1961’de Metin Erksan, 1985’te Şerif Gören tarafından filme çekildi.

11 Ekim 1999’da Almanya’nın Essen kentinde vefat eden Fakir Baykurt’un cenazesi, 1977’den beri yaşadığı Duisburg’da düzenlenen bir törenden sonra İstanbul’a getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü (1958), Irazca’nın Dirliği (1961), Onuncu Köy (1961), Kamlumbağalar (1967), Amerikan Sargısı (1967), Tırpan (1970), Köygöçüren (1973), Keklik (1975), Kara Ahmet Destanı (1977), Yayla (1977), Yüksek Fırınlar (1983), Koca Ren (1986), Yarım Ekmek (1998), Eşekli Kütüphaneci (2000) adlı romanları yanında, onlarca hikâye, şiir ve çocuk kitapları yayımlanmıştır. Kitapları çeşitli dillere çevrilmiş, Türkiye’de ve çevrildiği ülkelerde birçok ödül almıştır.

---------------------------------------

Fakir Baykurt, who wrote under various pen names such as Osman Akpürçek, Tarik Kirat, Yasar Yalçin, and Mehmet Gazi, was born on June 15, 1929 in the Burdur province of Turkey. In his works, Baykurt deals with the problems and the conflicts that rural folk experience. Yet he is not a mere onlooker, but also an activist who strived to change both society and individuals.

Baykurt claimed that the importance of literature came not from its subject matter, but from the language that it used. His works featured the same natural, plain Turkish that the people used. In his own words, “I have always written with the beautiful words I heard from my mother, from my aunt, and from my villagers. And then they became my own words. I have never been an extreme nationalist, yet when it comes to language I am more king than the king — if such a thing can be measured. In other words, I would sacrifice my life for language. Language is a confidant, and it is the source of my courage. That is where the light is.” Hence, his works featured plain and familiar language that could easily appeal to various groups within society. In his works, he frequently used proverbs, idioms and regional words that he had collected from Turkish folk literature.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1 (33%)
4 stars
0 (0%)
3 stars
2 (66%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
68 reviews2 followers
February 5, 2017
خیلی بچه تر بودم که کتابو خوندم. فک کنم هنوز ابتدایی بودم ولی اینقدر بهم چسبیده بود که هنوز تک و توک داستان هاش تو ذهنم بود.
الان که نگاه میکنم داستان هاش خیلی جالبن.سوژه ها تو ترکیه هستن ولی برای ما ایرانی ها یا حداقل من هم خیلی ملموسن.
یه سریشونو هم جاهای دیگه هم باهاشون روبرو شدم مثل داستان اون زنی که غرق میشه بخاطر لجبازیش شوهرش بالای رودخونه دنبال جسدش میگشته.
بعدا اگر عمری باقی بود تایپشون میکنم چون خیلی از انتشارش گذشته فکر نکنم گیر بیاد.
Displaying 1 of 1 review

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.