Âşıksanız; Dağları delebilirsiniz, “Ferhat” derler, Çölleri aşabilirsiniz, “Mecnun” derler, Canınıza kıyabilirsiniz, “Romeo” derler, Ya iki küçük sevimli canavarın tüm sorumluluğunu alıp, kalplerini çalar ve oradan sevdiğiniz kadına ulaşmayı başarırsanız? İşte o zaman, “Süper Dadı” derler. Efran’ın verdiği zorlu, eğlenceli, acılı ve sevimli mücadeleyi okurken aşk uğruna girilebilecek en güzel sınavlardan birine şahit olacaksınız. Beril, Baler, Sare ve Efran’ın “aile”si sizi de aralarına alacak kadar sevgi dolu; gerçek bir aile olmak için kan bağından daha fazla ihtiyacımız olan tek şey de bu.
Efran Beril'den öyle çok etkilenir ki onun kalbini çalmak için dadı rolüne bürünür ve iş başvurusunda bulunur. Daha doğrusu direkt olarak Beril'in evine gider ve CV sini verip işe kabul edilmeyi bekler. Beril 30 yaşında iki çocuk annesi - ki çocuklar birbirinden tatlı - bir iş kadınıdır. Çocukları Sare ve Baler tam anlamıyla afacan olduğu için dadılar bu çocuklara dayanamayıp çareyi kaçmakta bulunca Beril Efran'ı işe kabul eder. İlk başta baya zorluk çeken Efran çocukları kendine alıştırınca artık işinin daha kolay olduğunu farkeder ve hedefe kitlenir. Beril'i kendine aşık etmek.
Olay örgüsü kısaca bu. Peki kitap nasıldı? Açıkcası konu olarak eğlenceli bir konuya sahip. Efran'ın çocuklarla ilişkisi özellikle iflah olmaz yaramaz Baler'e bile kendisini sevdirmesi kitapta en çok hoşlandığım ve severek okuduğum yerlerdi. Daha önce çocuk nedir bilmeyen bir adamın aşkı uğruna böyle bir olaya girme cesareti göstermesi ise tek kelimeyle aşık olunası.Çocukların sevdiği adamı babaları olarak kabul etmesi. Bir anne daha başka ne ister ki? Tabiki istediği şeyler vardır da :D Ama bu konu durum da çook önemli. Yazarımız
"Bu kitabı yazarken amacım; Karşılıksız sevmek için kan bağına ihtiyacımız olmadığını anlatmaktı ." diyerek beni kendine hayran bıraktı. Tatlı bir komediyle bu hassas durumu öyle güzel özetlemiş ki etkilenmemek imkansız. Gerçekten kendi adıma Betül Hanıma çok teşekkür ediyorum.
Amaaa yazarın ilk kitabı olduğu için sanırım bazı yerlerinde dili çok yavan geldi. Baya yavandı. Sıkılmama sebep olsa da yine de okunabilir.
Süper Dadı bitti. Detaylı yorumu blogda yayınlayacağım ama kısaca; Gerçekten çok güzel ve keyifli bir hikayeydi. Eğlenerek ve bazen duygulanarak okudum. Zaten çok kalın değil 255 sayfa bir kitap 1 2 günde bitirebilirsiniz. Yazarın kalemini beğendim akıcıydı. Karakterleri, o garip isimlerini de benimsedim :D yan karakterler bile çok eğlenceliydi. 1 puanı nerden kırdın derseniz, hem redaksiyondan hem de kitabın son 50 sayfasının çok çabuk bittiğinden. Oldu bittiye gelmiş gibi bence. Ben biraz daha o hallerini okumak isterdim. Seri mi, ikinci kitap var mı bilmiyorum ama en azından bir 50 -70 sayfa daha uzun olsa çok daha güzel olurmuş bence. Yine de çok keyifliydi. İyi vakit geçirmek için okuyabilirsiniz.
Eveeet. Süper Dadı uzun zaman önce bitti tabii ama yorumu yayınlamak bugüne nasipmiş. Kitap kısacık olduğu için 2 saat kadar kısa bir sürede bitiyor. Ve ben nadir bir şey yaparak Türk yazar okudum. (Aslında benim Türk yazarlara karşı olan ön yargımı kıran bir yazar var. Onun sayesinde okudum biraz da. Yoksa kitaba başlamamak için direnirdim. Bu yazarın da kitabının çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım bir kaç ay içinde kitabı okuma şansımız olur.) İnanın yorum yazarken çok zorlandım. İki kelimeyi bir araya getiremedim. :D Çünkü yazar, yazdığım her şeyi kelimesi kelimesine okuyabilecek. Yazdıklarımı anlayabilecek. :D Offf off. Neyse. Ben Kristal'im. Şu güne kadar bir kitap hakkında ne hissettiysem aynısını her zaman aktarmaya çalıştım için yine farklısını yapmamaya özen gösterdim. Kitabın konusundan azıcık bahsederek başlıyorum yoruma.
Erfan, âşık bir adam. Buz gibi soğuk, dışarıya kapalı ve duvarları olan bir kadına. Beril, ikiz çocuk annesi. İlk eşi onu çocuklarıyla birlikte bırakarak kaçmış. Haliyle erkeklere karşı güvenini yitirdiği için kimseyi yanına yaklaştırmıyor. Erfan kadını gölge gibi takip ediyor, fırsat kolluyor ama açık bulamıyor. En sonunda kadının çocuklarına dadılık yaparak kaleyi içten fethetmeye karar veriyor. İlk önce çocuklarının kalbini kazanırsam, Beril'in de kalbini kazanırım diye düşünüyor. Şimdi konusu aslına bakarsanız çok romantik ve tatlı. Güzel işlendiği zaman harika bir romantik-komedi olurmuş. Konusuyla beni kendisine çekti kitap. Ve bu benim için bir artı.
Ama kitabın sevdiğim ve sevmediğim, fazla ve eksik bulduğum yönleri var. Yani konusu sadece yeterli değil. Sevdiğim kısımları çok rahat okunuyor olması. Ve konusunun orijinalliği. Sevmediğim ya da sevmediğim değil de okurken beni rahatsız eden bir durum diyelim, yazarın üslubuydu. Cümle sonları genelde, 'genç adam, genç kadın, adam, Beril, Erfan vs...' diye bitiyordu. Buda haliyle yazarın kendini sürekli tekrar etmesine sebep olmuş.
Yazarın kendini tekrar ettiği bir kaç yer daha var. Karakterlerin karakterleri, ufak bir kalıba sığdırılmış gibi olduğu için belirli bi tepki dışına çıkamadılar. Konuşmaları, düşünceleri, hal ve hareketleri hep aynı. Dönüp dolaşıp aynı şeyi okuyorsunuz bi yerden sonra. Gerçi kitap Allahtan akıcıydı da en azından sıkılmıyordunuz.
Kitabı tümüyle ele aldığınız zaman, evet güzel bir konusu var. Evet, rahat okunuyor. Ama kendini tekrar ettiği gibi, çok büyük bir eksikliği de sahip. Betimlemeler. Karakterleri tanımıyorsunuz. Kadının soğuk, adamın âşık olması haricinde elle tutulur hiç bir hikâyeleri yok. Aynı şey diğer karakterler içinde geçerli. Ne tiplerini biliyorsunuz, ne de huylarını. Kafada tam oturtulmadan, karakterlerin geçmişleri yaratılmadan yazıldığı fazlasıyla belli. Tek kelime var onlar için. Erfan, âşık bir adam. Beril, soğuk bir kadın. Sema (Beril'in arkadaşı), flörtöz bir kadın. Çocuklar, yaramaz... Tüm söyleyebileceğiniz bu.
Aslında bu konu da ben biraz da editöre kızıyorum. Yazarın ilk kitabı olduğu ve amatör olduğu çok belli. İş burada biraz da editöre düşüyor. Yazarı yönlendirmeli, eklemeler yapmasını istemeli, birlikte çalışmaları ve okuyucuya bir kitap sunduklarını unutmaması gerekiyordu. Sadece imla hatalarını gidermekle olmuyor bu işler maalesef.
Ben kitabı okuduğum için pişman mıyım? Hayır değilim. Pek bir beklentim yoktu zaten. Sadece bana hoşça vakit geçirtmesini bekledim o kadar. Kitaba, 'roman' vasfıyla yaklaşamadım hiç. Her hangi birinin yazdığı bir 'hikâyeyi' okuduğumu düşündüm.
Son olarak tavsiye kısmına gelelim. Açık konuşmak gerek. Benim tavsiye ettiğim kitaplar genel de çıtaları epey yüksek olan kitaplar. Süper Dadı için aynı şey geçerli olmadığından, okuyucunun kendi insafına bırakıyorum. İlla okumak istiyorsan okursun. Ama okumasan da büyük bir eksiklik hissedeceğinizi sanmıyorum.
Not: Kitaba 2 veresim gelmiyor, ama 3'te veresim gelmiyor. Aralarda bir yerlerde. Belki 2,5, belki 2,75.
Ya sen ne şeker şeysin böyle? Öyle samimi öyle sıcak bir kitap ki.. Romantik komedi tadında sıkmadan bunaltmadan kahkahalar ile güldüren, ara ara 'gerçekten var mıdır böyle saf bir aşk?' dedirten ve Efran'ın güzel yüreği ile yer yer yoğun duygular hissettiren bir kitap.. Öyle komik yerleri oldu ki kitabın ve ben sürekli dışarıda okuduğum için kendimi tutmaya çalışsamda kıkır kıkır güldüğüm yerlerde tuhaf bakışlara maruz kaldım sürekli :) İyiki okumuşum diyeceğimden emindim birkaç bölüm okuduktan sonra.. Öyle de oldu gerçekten..
(Not: kitabın cildini çok beğensem de şömizindeki fotoğrafı hiç sevmedim. Kitapların kapaklarını neden bu kadar alakasız yapıyorlar anlam veremiyorum. Bir adam ve iki çocuktan bahsediyor diye yapıştırmışlar sanki fotoğrafı oraya. O çocuklar Baler ve Sare değil alakaları bile yok. Çok konuştum biliyorum fakat bunu söylemem gerek kapak ve ayraç alakasızlığı nı da hiç sevemedim! Neyse ki kitabın güzelliğini etkilemiyor bunlar (:
Wattpad'de de beğenerek takip ediyordum.Kitabını da çok severek okudum.Çok tatlı bir hikayeydi. Ama keşke Akın ve Selin'i daha fazla okusaydık.Bayıldım onlara.Özellikle Akın kalbimi çok fena çaldı :)
Merhaba. Bugün sizlere kalemini severek okuduğum yazarın sevimli kitabının yorumuyla geldim. Hangi adam sevdiği kadını kazanabilmek için dadı olurdu ki? Okuyanların Efran dediğini duyar gibiyim O kadar güzeldi ki su gibi akıp gitti kitap. Selin ile Akın'ı daha fazla okumak isterdim. Eğlenceli,saf sevgi ve kan bağı olmadan da birini canınızdan bile çok sevebileceğinizi sımsıcak bir hikayeyle daha çok anlıyorsunuz? Birde boşanmış ve çocuklu bir kadının asla hor görülmemesini çok güzel anlatmış. Boşanmış çocuklu bir kadında saf sevgiyi,güveni sonuna kadar hakediyor. Şimdi biraz konusundan bahsedelim. Beril ailesinin onaylamadığı ama onun çok sevdiği Murat'la evlenmelerine izin vermelerinin ardından bu adam müsvettesi çocuklarının olacağını öğrendiğinde Beril'i terkeder. Beril çocuklarını ve kendini koruyabilmek adına evinin dışında dişi terminatöre bağlamış bir kadındır. Efran Beril'i bir düğünde farkeder ama yanına gittiği erkeklere nasıl davrandığını görünce bir kaç gün içinde dadılığa soyunur. Efran hiç beklemediği bir şekilde minik canavar Barel ve Sare bağlanır ardından da foyası hiç beklemediği ve hayatının en güzel anında ortaya çıkıverir. Efran kendini affettirmenin yollarını ararken Beril yeniden içine düştüğü bu defa yanlız olmadığı güvensizlik çukurundan çıkabilecek mıdır? Okuyun,okutturun diyorum
Çok tatlıydı 😭😭😭 Erkek karakterin kadın karakterden küçük olması ve kadın karakterimizin çocuğunun olmasına bayıldım. Normalde kitaplarda tam tersi olur🙄🙄🙄 Kitapla ilgili tek sorunum kısa olması ve konuların çok üstünkörü geçilmesi. Keşke bir 100 sayfa daha yazılsaymış ve daha detaylı anlatılsaymış. Bir de kitapta yeterli betimleme yoktu bence 😔😔😔 Kitap okumaya başlayanlar için eğlenceli bir başlangıç olabilir.
Yazarın okuduğum kitapları arasında en az sevdiğim kitap oldu kesinlikle.Anlatılmak istenen konu çok güzeldi ama gerek yazım dili gerekse erkek karakterin yaptığı şeyler çok bana hitap etmedi.
kurgusu tatlı falan ama kitabın sonlarına doğru adam bir anda sinirleniyor, kıskanıyor. bunlar normal şeyler değil ve sürekli bir cinsiyet algısı var okurken çok rahatsız oldum. erkek adam çığlık atar mı erkek dadı mı olur gibi
This entire review has been hidden because of spoilers.
Yazar her şeyi son 50 sayfaya sığdırdığı için atlaya atlaya yazmış gibi geldi ve bu beni kitaptan itti biraz ama akıcı da bir kitap. Reading slump durumlarında falansanız hemen okuyup bitirirsiniz.
Ben Betül Güçlü’nün kalemiyle Wattpad’de tanıştım. Betül Güçlü’nün kalemi bana hep samimi, sevecen gelmiştir. Ki yazdığı karakterler de bir o kadar samimi. Süper Dadı; Efran’ın âşık olduğu kadının hayatına dâhil olabilmek için dadı olarak işe girmesiyle yaşadığı olayları konu alıyor. Tabii dadılık yaptığı iki küçük canavarı da unutmamak lazım: Baler ve Sare! Ben bu kitabı okuyalı uzun zaman oluyor ama ne zaman aklıma kitapla ilgili bir şey gelse sırıtırken buluyorum kendimi. O kadar sevimli, komik, sevecen… Daha ne diyebilirim bilmiyorum. Efran… Kesinlikle en sevdiğim erkek karakterlerden birisi. Gerçi en sevdiğim erkek karakterler listesinde Betül Güçlü’nün yazdıkları başı çeker muhtemelen. Zorba, kaba, kendini üstün gören erkek karakterler benim hoşuma gitmiyor. O yüzden Efran gibi kibar karakterler benim hep favorim olmuştur. Okuyun, sizde anlayacaksınız. Süper Dadı’nın böyle ağır, insanı yoran bir yazım dili yok. Aksine kolayca okuyabileceğiniz bir kitap. Zaten başlayınca kitap akıp gidiyor adeta. İçindeki çizimler de çok sevimli. Bence böyle tatlı, sevimli bir hikâye okumak istiyorsanız kesinlikle bir göz atmalısınız derim.
:)) Çok tatlı kısa güzel ve karşılıksız sevgiyi tam anlamıyla anlatmayı başaran çok güzel bir kitaptı :) Kafama takılan bazı ufak tefek noktalar ve ufak tefek diğer şeyler yüzünden 3 vermeyi uygun gördüm, ama o ciltli kapağı beni benden aldı ve bir puanı daha kaptı ^.^ Ayrıntılı yorumum yakında "Kalbi Kitapla Atan Çocuk" ta...
Çooookk tatlı bir hikayeydi, sürekli güldüm bazen gözlerim doldu ama bayıldımm. Süper bir kurgu değildi belki ama yine de kendimi bir romantik komedi filmi izler gibi hissettim. Kalbim sevgiden kocaamaann oldu ve karakterlerin olgunluğu bence gayet iyi verilmişti herkes yaşı gibiydi. Bir de Baler'le Sare'yi yerriimmmmm, ısırırım yutarıımmm :D
elimde olup da sınavlardan bi türlü düzgünce okuyamadığım güzel kitap. Betül ablanın kitaplarını wattpadde çok takılırken de severdim gerçi. İşte gerçek aşk böyle olmalı dediğim türden karakterler yaratan ponçik yazar gene durmamış. İki çocuklu, erkeklere pek de güvenmeyen bir kadına çocuklarına her şekilde "babalık" yapabileceğini göstermek için çabalayan bir adam...
Hayatımda okuduğum en keyifli kitap kesinlikle! Wattpad'ten çıkan kitaplara ön yargılı yaklaşıyordum ve kütüphanede görmesem kesinlikle okuyamazdım fakat helal olsun Betül Güçlü'ye gerçekten çok güzel bir kalemi var. Hikaye zaten ayrı tatlı ama anlatım çok etkiliyor malum. Bu kitap tam bir romantik komedi filmi. Kesinlikle herkese tavsiye ederim. Yer yer gözünüzü doldurup yer yer sizi kahkahalara boğacak bu harika kitaba bir şans verin mutlaka