Ziya Gökalp... Ömer Naci... Tunalı Hilmi... Doktor Abdullah Cevdet... Profesör Yusuf Akçura... Kara Kemal... Mehmed Emin Yurdakul... Profesör Fuad Köprülü... Bu liste uzayıp gidiyor. Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerinden Samet Ağaoğlu’nun, babası Ahmet Ağaoğlu’nun arkadaşlarına ait anıları, döneme damgasını vuran önemli şahsiyetlerin portrelerinden oluşan ilginç bir panorama oluşturuyor. Samet Ağaoğlu, TBMM’nin ilk dönem milletvekillerinden biri olan babasının arkadaşlarını anlatırken yaptığı işin önemini şu satırlarla ifade ediyor: “...her biri Türk tarihine muhtelif bakımlardan girmiş, yakından tanıdığımız bazı insanların resimlerini çizdim. Hem de yalnız kafamın içinde bıraktıkları izlerden ibaret olarak...”
Samet Ağaoğlu 1909’da Bakü’de doğdu 6 Ağustos 1982’de İstanbul’da öldü. İlk ve orta öğrenimini Beyazıt Feyziye Mektebi’nde tamamladı. 1926 yılında Ankara Lisesi’ni, 1931 yılında ise Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Üniversite eğitiminden sonra doktora çalışması amacıyla gittiği Strasbourg’da on altı ay kaldı. Ancak, doktorasını tamamlamadan Türkiye’ye döndü. İktisat ve ticaret bakanlıklarında çalıştı.
Fikir ve siyaset adamı Ahmet Ağaoğlu’nun oğlu olan Samet Ağaoğlu, avukatlığa başladığı 1946 yılında Demokrat Parti ’ye katılarak siyasete atıldı. 1950 ile 1960 arasında Manisa Milletvekili olarak Meclis’te yer aldı. Aynı dönem, Adnan Menderes hükümetlerinde çalışma, sanayi ve devlet bakanlığı görevlerinde bulundu. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından yargılanarak ömür boyu hapse mahkûm edildi. İmralı ve Kayseri cezaevlerinde tutuklu kaldı. 1964 yılında Yassıada hükümlüleri için çıkarılan af sonucu serbest kaldı. Siyasi içerikli pek çok yazıya imza atmış olan Samet Ağaoğlu, öykü ve denemelerini ise dönemin, Varlık, Yücel, Çığır gibi önemli edebiyat dergilerinde yayımladı.
Çok değerli bir kitap. Cumhuriyetin kuruluşu öncesi ve sonrasına ait değerli bilgiler içeriyor. İnsanların karakter özellikleri üzerine pek çok bilgi var. Yakın tarihi tanımak açısından mutlaka okunması gereken bir kitap. Edebi değeri yüksek bir metin. Dönem Türkçesinin zenginliği açısından da kıymetli ifadelere sahip. Aslında bir şahsiyetler geçidi. Cihad Baban, Politika Galerisi adlı kitabında buna benzer bir ifade kullanıyor ama Cihad Baban onu başaramamış, Samet Ağaoğlu ise hakkıyla başarmış.
Müthiş bir kitap dönem hakkında geniş bir panaroma veriyor, dönemin liderlerinin yükseliş, çıkışları mizacını anlamak için çok önemli bir eser. Dili çok lezzetli. Şiddetle tavsiye edilir.