İzmirli Mesih: Sebatay Sevi, The Messiah of Ismir: Sabbatai Zevi.
Joseph Kastein New York, 1931. *** süper kurgulanmış hikaye edilmiş tarihi biyografik roman, ve küçük dokundurma-iğnelemelerle de olsa mükemmel.
fakat bu fenomende akılda kalan en önemli şey şüphe. -ya doğru idiyse, -ya gerçekten önce kendini sonra tüm grubu kandıran bir megolamansa, -ya bizim literatürümüze göre bir ermiş ise, -ya sadece bir mezhep kurucu bir düşünürse, - ya da, gerçekten 1000 yılın sonuna 3 asır kala, tabuları yıkmaya, gerçekten insanın kendi kurtuluşu için, birey birey özgürlüğü için, ışığı demirlemek ve yaymak için geldiyse.
kim bilir.
Yapay Zeka - Artificial Intelligence: AI (2001) adlı filmde Gigolo Joe rol adıyla bir robotu canlandıran Jude Law, filmin sonlarına doğru, şu repliği söyler,
...biz vardık, biz yaşadık...geriye sadece biz kalacağız.
ve O vardı, yaşadı, bir şeylere inandı, bu yolda tüm her şeye katlandı.
Yahudilerin inançları ve Kabala gelenekleri dünyanın ve halklarının kurtuluşunu Mesih inancında koruyordu ve kutsal metinlere göre Mesih 1648’de bekleniyordu.
İşte bu dönemde, Sabetay Sevi 1626’da doğmuş ve ailesi ile birlikte İzmir’de yaşıyordu. Tevrat ve Talmud kitaplarında hakimiyet sahibi ve hayatını ilahi ilme adamıştı. 18 yaşında hahamlar tarafından kendisine bilge insan anlamına gelen “Chacham” ünvanı verilmişti ve kendisini Mesih olarak görmeye başladığı bir hayat sürüyordu.
Yahudi halkının yaşamları ve Tanrı’yla yeni bir ilişki kurma çağrısı ile Sabetay’ın bu çağrıya verdiği cevap bu kitapta inceleme altına alınmıştır.
Yaşananlar Siyonizmin kurtuluş düşüncesidir, oysa bu Yahudilikle sınırlı değildir ve insanlık tarihi, insan yaşamı için kurtuluşa her daim özlem duymuştur.
Kastein, akıcı roman dili ve sebep-sonuç ilişkisi kapsamındaki kronolojik anlatımı ile Mesihçilik olgusunun gelişimini detaylandırıyor. Çağın ruhunu değerlendirmeye yönelik analizleri, okuyucunun konuyu rasyonel değerlendirmesine ve dönemsel sosyal bir sorun olarak algılamasına hizmet ediyor.